Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
26 Aralık 2014
EMEĞİN MİLLİ GELİRDEN ALDIĞI PAY HER YIL ERİYOR

Türkiye İstatistik Kurumu 2006 yılından beri gelirin fonksiyonel dağılımını açıklamıyor. Yani milli gelirin ne kadarının emekliye, ne kadarının işçiye ve memura, ne kadarının rantiyeciye ve sermayedara verildiği bilgisi sizlerden saklandığı gibi bu tür gelir paylaşımını tartışmak yerine, etnik kökene göre demokrasiyi tartışmamızı istiyorlar. Bana göre şu anda emeğin ve emeklilerin payı yerlerde sürünürken, sermaye ve rantiyeciler bütçeyi ve milli geliri okkalı bir şekilde götürüyorlar.

EMEĞİN MİLLİ GELİRDEN ALDIĞI PAY HER YIL ERİYOR

 Türkiye İstatistik Kurumu 2006 yılından beri gelirin fonksiyonel dağılımını açıklamıyor. Yani milli gelirin ne kadarının emekliye, ne kadarının işçiye ve memura, ne kadarının rantiyeciye ve sermayedara verildiği bilgisi sizlerden saklandığı gibi bu tür gelir paylaşımını tartışmak yerine, etnik kökene göre demokrasiyi tartışmamızı istiyorlar. Bana göre şu anda emeğin ve emeklilerin payı yerlerde sürünürken, sermaye ve rantiyeciler bütçeyi ve milli geliri okkalı bir şekilde götürüyorlar.



GELİR DAĞILIMI NE ALEMDE?



Fonksiyonel gelir dağılımı, milli gelirin emek, sermaye ve toprak sahipleri olmak üzere üç temel üretim faktörü arasında nasıl dağıldığını gösterir. Fonksiyonel gelir dağılımı ülkemizde o kadar kötü durumda ki TÜİK bile 2006 yılından sonrasını açıklayamıyor. Yani işçiler, memurlar, çiftçiler ve bunların emeklileri, milli gelirden almaları gereken paylarını alamıyorlar. Bunlara verilmeyen pay siyasi iktidarlar tarafından başka gruplara, sermaye ve rantiyeye aktarılınca olayı unutturmak gerekiyor.



Çünkü gelir dağılımı, gelirin bireyler, toplumsal sınıflar ve haneler arasında dağılımını gösteren bir yöntemdir. Bu yöntem ile genel anlamda bireyler ve haneler arasında gelirin büyüklüğüne göre dağılımı ve eşitsizliklerin görülmesi amaçlanır. Bize ise bu eşitsizlikleri unutun, onun yerine başka şeyler tartışın diyorlar.



ÜLKEMİZDE SİYASİ PARTİ VAR MI?



Neden bir siyasi partiye ihtiyaç varı geçip, siyasi partilerin ne yapmaları gerektiğinden bahsedeceğim. Çünkü birileri bizleri yaklaşık 10 yıldır ekonomiden uzaklaştırıp, etnisiteye veya dini değerlere odaklanın, dini ve milliyetçi duyguları körükleyin ki bazı grupların paraları götürmesine ses çıkarmayın oyununu oynuyor. Bir siyasi parti iki temel soruya cevap vermek zorundadır. Bu sorulara verilecek cevabı yoksa tabelasında “parti” yazsa bile değildir, dernektir, vakıftır veya başka bir şeydir.



NASIL ÜRETECEĞİZ?



Temel üretim araçları sermaye sahiplerine ait olarak üretim yapacağız diyorsa kapitalist, üretim araçları devlete (topluma) ait olsun diyorsa sosyalist bir partidir. Arada bir yerde olsun diyorsa karma ekonomik sistemi savunuyor demektir. Ancak ne kadar karma olsa da sosyalizm ile kapitalizm arasındaki çizgide, ibresi ne tarafa yakın ise ona göre değerlendirilmelidir.



NASIL PAYLAŞACAĞIZ?



Bir yıl boyunca 75 milyonluk ülke nüfusunun ürettiği ürünü veya bundan elde edilecek geliri nasıl paylaşacağız. Yani üretime katılanların payları ne olacak? Yüzde kaçını emeğe vereceğiz, yüzde kaçını sermayeye, yüzde kaçını rantiyeciye? En önemli asıl soru da bu dağıtımın nasıl olacağına kim karar verecek? Millet mi yoksa derin devlet mi, başka devletler mi?



Ayrıca dağılım nasıl olacak derken, ümmetçilere ne kadar, Kürtlere ne kadar, Çerkezlere ne kadar değil? İşçiye, memura, çiftçiye, sermaye sahibine ne kadar olmalı? Bunu tartışmamızı istemiyorlar. Şimdi size soruyorum ülkemizde bu iki temel soruya cevap veren parti var mı? Var diyorsanız cevabınız nedir?



YAMAN ÇELİŞKİLERE DİKKAT



Bizleri parasal konulardan, açlıktan, sefaletten konuşmaktan uzak tutup, önümüze attıkları (içi boş) demokrasi oyunları ile oyalıyorlar. Ama birileri her yıl millete verilmesi gereken payları götürüyor, zenginliğine zenginlik, parasına para katıyor.



İçi boş diyorum, bakın emek ve ekmek mücadelesindeki TEKEL işçilerine neden en temel demokratik hakları olan toplantı ve gösteri yürüyüşüne tahammül edemiyoruz da, ne kadar demokrat olduğumuzu göstermek için para-pul gerektirmeyecek şekilde bir başka yerde etnik kökene göre demokratik haklar veriyoruz diye bağırıyoruz, bu ne yaman çelişki… Üstelik TEKEL işçilerine su sıkan, gaz sıkan kişilerin bağlı olduğu bakanlık, demokratik açılımı yürütüyorum diyor.



ÖNCEKİ YILLARDA DURUM NE?



Gelirin fonksiyonel dağılımı, bir ülkenin gelir dağılımın adaleti hakkında epey bilgi verir. Bir kesimin üretime katkı payı ile üretimden aldığı payı kolaylıkla görebiliriz. Mesela 1973 yılında ücretlilerin toplam nüfus içindeki payı yüzde 35 iken gelirden aldıkları pay yüzde 28.3’tür. Kâr – faiz – rant geliri elde edenlerin nüfustaki payı yüzde16.5 iken aldıkları payları 41.2’dir. Yine aynı yıl, nüfusun yüzde 83.6’sını oluşturan ücretli ve küçük üreticiler yüzde 58.8’ini alırken, nüfusun yüzde16.5’i kâr, faiz ve rant geliri alarak milli gelirin yüzde 41.2’sini elde etmektedirler.



ÜCRETLİLERİN PAYI YÜZDE



32.66 1987 yılına gelindiğinde ise ücretlilerin milli gelirden aldıkları pay yüzde 32.66’ya çıkmıştır. 1994 yılında ise ücretli kesimin nüfus içindeki payı yüzde 43’e çıkarken, gelir içindeki payları ise önemli ölçüde düşerek yüzde 33.6’ya inmiştir. Öte yandan, 12 Eylül 1980 ihtilalinin etkisini ücretliler ve çiftçilerin paylarındaki müthiş düşüşü ve kar, faiz geliri alanların paylarının hızlı yükselişi ne güzel açıklıyor. Bakın sermayenin payı 1978 yılında yüzde 36 iken 1984 yılında yüzde 58’e çıkmıştır



DİĞER HABERLER
SALGIN DÖNEMİNDE GIDA SANAYİNDE YAŞANANLAR!
SALGIN DÖNEMİNDE GIDA SANAYİNDE YAŞANANLAR!

Pandemi, hiç düşünmediğimiz şeyleri düşündürmesi, yaşamadığımız durumları yaşatmasının yanı sıra iki yıldır, sağlığın yanı sıra gıdayı dünya gündeminin en önemli sektörü durumuna getirdi.

ÖNÜMÜZDEKİ ÜÇ AYIN FAİZİ BELLİ, HADİ DAĞILALIM!
ÖNÜMÜZDEKİ ÜÇ AYIN FAİZİ BELLİ, HADİ DAĞILALIM!

Faizde filmin sonunu tahmin ediyorduk ama şimdi kesin öğrendik. Faiz aralıkta belli ki yüzde 9 olacak.

İHBAR TAZMİNATI NE ZAMAN ÜCRET SAYILIR?
İHBAR TAZMİNATI NE ZAMAN ÜCRET SAYILIR?

İhbar tazminatı, işverenin ihbar süresine ait ücreti peşin ödemesiyle iş ilişkisini sona erdirmesinden farklı.

YATIRIMI 2 MİLYAR DOLARI GEÇTİ, 4 YILLIK İHRACATI 750 MİLYON DOLARI BULDU
YATIRIMI 2 MİLYAR DOLARI GEÇTİ, 4 YILLIK İHRACATI 750 MİLYON DOLARI BULDU

Yatırımı 2 milyar doları geçti, 4 yıllık ihracatı 750 milyon doları buldu.