Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
12 Ağustos 2013
EKONOMİDEN YALAN MANZARALARI

Yurttaşlara devlet kazığı Merkezi politika yurttaşı vuruyor »

EKONOMİDEN YALAN MANZARALARI
Dar gelirli yurttaşa konut sağlamak üzere kurulan TOKİ’nin kredi taksitleri, yıllar içinde banka kredi taksitlerini aşar hale geliyor. »

Benzinde AB’ye kıyasla indirim istense de indirim vergiler yüzünden olması gerekenin yarısına bile ulaşamıyor. »

Merkez Bankası politikası yüzünden yurttaşlar bankaya eksi reel faizle borç veriyor, bankadan enflasyonun iki katı faizle borçlanıyor. »

Asgari ücrete ve kamudaki maaşlara 2007’den bu yana altı ayda bir zam yapılıyor, yıllık zam hesaplanırken kamuoyu yanıltılıyor. »

Yurttaşlara devlet kazığı Merkezi politika yurttaşı vuruyor »

Dar gelirli yurttaşa konut sağlamak üzere kurulan TOKİ’nin kredi taksitleri, yıllar içinde banka kredi taksitlerini aşar hale geliyor Benzinde Akdeniz Çanağı’na kıyasla indirim istense de indirim vergiler yüzünden olması gerekenin yarısına bile ulaşamıyor  Merkez Bankası politikası yüzünden yurttaşlar eksi reel faizle borç veriyor, enflasyonun iki katı faizle borçlanıyor ıı Asgari ücrete ve kamudaki maaşlara 2007’den bu yana altı ayda bir zam yapılıyor, yıllık zam hesaplanırken kamuoyu yanıltılıyor

Türkiye’de son yıllarda rakam çarpıtmalar, karmaşık politikalar, yanlış kıyaslamalar kullanılarak yurttaşlara hemen her alanda ‘devlet kazığı’ atılıyor. TOKİ’den maaş zamlarına kadar her alanda görülen uygulamaların son dönemde öne çıkanlarını, BirGün derledi.

TOKİ UCUZ DEĞİL
Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) tanımlanmış görevi, Türkiye’de dar gelirli kesimlerin konut ihtiyacını gidermek ve yüzde 6o civarında olan konut sahipliği oranını yükselterek yurttaşların gelir seviyesine katkıda bulunmak. Özel projeler dışında TOKİ konutlarının ‘uygun taksitli, düşük maliyetli’ olması gerekiyor. Ancak yapılan hesaplar, başlangıçta uygun görünen taksit tutarının geçen yıllar içerisinde banka kredilerinin taksit düzeylerini geçtiğini gösteriyor. Toplamda ödenen para ise banka kredisine ödenen toplam parayı neredeyse yakalıyor. Yasa gereği TOKİ taksitlerine memur maaş zamları ya da enflasyon düzeyinden düşük olanı hangisiyse o kadar zam yapılıyor. Manset.at’de Tarık Yılmaz’ın yaptığı örnek hesaplamaya göre zam oranı, taksit tutarının geçen yıllar içinde sabit taksitli banka kredilerini aşmasına neden oluyor.

ÖRNEK DAİRE
Dar gelirlilere dönük örnek dairenin değeri 180 bin lira olsun. Bu dairenin yüzde 25’inin parası (45 bin lira) peşin veriliyor. Kalan 135 bin lira 10 yıllık vadeyle faizli taksitlere bölünüyor. TOKİ taksitleri 1125 lira ile başlıyor. Kamuda maaş zamlarının ortalaması yüzde 3 3 olursa taksit tutarı son yılda 1973 liraya, yüzde 4 4 olursa 2370 liraya ulaşıyor. Aynı konut için banka kredisi taksiti ise on yıl boyunca sabit olarak 1754 lira ya da 1799 lira olarak kalıyor. 180 bin liralık daire için yapılan örnek hesaplamada bankaya on yılda toplam 255-260 bin lira ödeniyor. TOKİ’ye ödenen rakam ise 226-246 bin lira oluyor. Aradaki fark, taksitlerin on yıllık sürece yayıldığı düşünülürse fazla bir anlam ifade etmiyor. Banka kredilerinde taksit tutarları yıllar içinde yurttaşları rahatlatacak noktalara inerken, TOKİ taksitlerinde maaşa endeksli artışlar nedeniyle gelir düzeyiyle aynı oranında ilerlemiş oluyor.

BİR ‘MORTGAGE’ BALONU
Küresel piyasalarda sermayenin gelişmekte olan ülkelerden çıkıp gelişmiş ülkelere geri dönüşüne tanık olunuyor. Genel faiz düzeyleri de bu hareket doğrultusunda yükseliyor. Türkiye’de gösterge tahvil faizi iki ayda yüzde 4,5’ten yüzde 9’a kadar çıktı, dolar ise 1,90 lirayı aştı. Dünya, bu hareketin devamını, buna bağlı olarak da enflasyon seviyelerinin özellikle gelişmekte olan ülkelerde yükselişe geçmesini bekliyor. Türkiye’de enflasyon şimdiden yüzde 9’u buldu. Enflasyon yükselişi sürerse, TOKİ’nin memur maaşlarına, dolayısıyla enflasyona endeksli taksit tutarını yakalamak ileriki yıllarda giderek zorlaşacak.

Dünyada küresel krizi tetikleyen gelişme olan, ABD’deki ‘mortgage’ piyasası krizine benzer bir sıkışıklığa girilecek. ABD’de konut piyasası krizi, düşük gelirli kesimlere verilen değişken faizli krediler sebebiyle ortaya çıkmış, ABD Merkez Bankası faiz seviyesini yükselttikçe bu kesimlerin kredi taksitlerini ödemesi imkansız hale gelmiş, oluşan balon 2007 yılı sonunda patlamıştı. MERKEZ Bankas 1 ‘ n 1 n tüm dünyaya örnek gösterilen ve faizleri üç ayrı kategoriye ayıran deneysel para politikası, üç yıldır  Uluslararası düzeyde ve içeride ekonomistler tarafından dahi tam olarak anlaşılamadı.

Merkez Bankası faizleri üçe ayırarak, faiz koridorunun üst kısmıyla bankaların kredi faizlerini, alt kısmıyla mevduat faizlerini, ortada yer alan politika faiziyle ise tahvil faizlerini yönetmeye başladı. Ayrıca bankaların zorunlu karşılıklarını oranlara bağladı; koridorun üst kısmında indirim yaptığı zamanlarda zorunlu karşılıkları artırarak bankaların kredi faizlerini düşürmesini sınırlamaya başladı. Bu, mevduat faizlerinin yükselmesini de engelleyen bir durum oluşturdu. Sonuçta, bankalar tüketici kredilerinde, yüzde 6-9 arasında gidip gelen enflasyon düzeyinin iki katına kadar çıkan faiz oranları uygularken, mevduata ortalama yüzde 5 faiz uygulamaya başladı. Bu, yurttaşların bankaya yatırdıkları paranın enflasyon karşısında ezilmesine, bankalardan aldıkları borçların ise sürekli artmasına neden oldu. Türkiye’de hanehalkı tasarruf alışkanlığı ağırlıklı olarak mevduat ve benzeri faiz odaklı yatırımlarda bulunduğu için, tasarrufların harcanabilir gelire oranı hızla geriledi ve temmuz itibarıyla yüzde 8’e kadar düştü.

Yurttaşların reel gelirinde, tasarruf düzeylerinde görülen gerilemeye karşılık, borçlanma düzeylerinde ve borçları geri ödeyememe seviyesinde görülen artış, doğrudan Merkez Bankası para politikası ile bağlantılı olduğu halde, son dönemde başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere kabine üyeleri, artan borçluluk düzeyi ve yoksullaşmadan sadece bankaları sorumlu tutmaya başladı. Bankalar, hükümetin ‘faiz lobisi’ diye adlandırdığı belirsiz ‘düşmanın’ parçası olarak gösterildi ve tüm bu durum, Gezi direnişine bağlandı.

HÜKÜMET, kamuda işçi ve memur maaşlarına, emekli maaşlarına ve asgari ücrete 2007’den bu yana altı aylık dilimler halinde zam uyguluyor. Zam oranı açıklanırken de bakanlar, yıllık ortalama zammı yüksek göstererek kamuoyunu yanıltıyor ve "Ücretleri enflasyona ezdirmiyoruz" açıklamasında bulunuyor. Örneğin 2013 yılında asgari ücrete ilk altı ay yüzde 4,1, ikinci altı ay yüzde 4,4 zam yapıldı. Yıla girerken, MALİye Bakanı Mehmet Şimşek ile Çalışma Bakanı Faruk Çelik, yıllık zammın ‘yüzde 8,6’ya denk düştüğünü açıkladı. Bunu, 31 Aralık 2012’deki maaş ile 31 Aralık 2013’teki maaş arasındaki farkı hesaplayarak ortaya koydular. Oysa gerçekte zam oranı yüzde 6,4’e denk düşüyordu.

BASİT HESAP Nasıl mı? 2012’de 940,5 lira olan brüt asgari ücret 2013’ün ilk altı ayında 978,75 liraya yükseldi. Aradaki aylık fark 38,25 lira. Altı ayda toplam 229,5 TL zam alındı. İkinci altı ayda asgari ücret 1021,5 lira oldu. Aylık fark Kıyaslama vergi tutarında yapılmıyor Akaryakıtta dünyanın en yüksek ikinci benzin fiyatını, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) akaryakıt dağıtım şirketlerinin ‘fahiş fiyat’ uygulamasına bağladı. Şirketlerden indirim istendi ve benzin 2-4 kuruş arasında ucuzladı. EPDK, ‘Akdeniz Çanağı’ ülkeleriyle yaptığı kıyaslamayı sadece akaryakıt maliyeti ile sınırlı tuttu. Oysa aynı ülkelerle vergi kıyaslaması yapılsa, akaryakıta ödenen verginin Türkiye’de litrede 50-80 kuruş daha fazla olduğu görülecekti.

İNDİRİM TUTARLARI Akaryakıtta 98 oktan benzinin litre fiyatının 5 liraya ulaşmasıyla ortaya çıkan tepki üzerine incelemeye girişen EPDK, ‘Akdeniz Çanağı’ ülkeleriyle yaptığı kıyaslama sonucunda akaryakıtta maliyetin (bayi payı, dağıtımcı payı ve ürün fiyatı) benzinde 12 kuruş, motorinde 13-15 kuruş daha fazla olduğu kanaatine vardı ve şırI ketlerden indirim talep etti. Şirketlerin indirimi benzinde 4 kuruş, motorinde 6 kuruş ile sınırlı kaldı. 95 oktan benzinin İstanbul fiyatı 4,81 lira, motorinin litre fiyatı 4,84 lira oldu. Akaryakıt şirketleri, indirim tutarının sınırlı kalI masında, Türkiye’de benzine uygulanan vergiI lerin etkisi olduğunu dile getirdi.  

50-80 KURUŞ FAZLA
EPDK, akaryakıt fiyatlarında bayi payının yanı I sıra vergi payına bakarak hükümetten indirim I talep etmiş olsaydı, litrede 50-80 kuruş indirim I talep etmek mümkün olacaktı. Benzin zammıI nın ayyuka çıktığı temmuz ortasında Türkiye’de I litre benzin 1,98 lirası maliyet, 2,94 lirası vergi olmak üzere 4,92 liraydı. Aynı dönemde Akdeniz Çanağı ülkelerinden İtalya’da benzinin maliyeti 1,86 lira, vergisi 2,69 lira; İspanya’da maliyeti 1,90 lira, vergisi 1,84 lira; Yunanistan’da maliyeti 1,80 lira, vergisi 2,47 lira; Fransa’da maliyeti 1,75 lira, vergisi 2,11 lira düzeyindeydi. Bu ülkelerin kişi başına düşen milli gelirinin, Türkiye’nin iki ila üç katı arasında olduğunu be lirtmekte fayda var.

2012 sonuna göre 81 lira, altı aylık toplam fark 486 lira oldu. Bu iki rakamı toplayıp 12’ye bölünce aylık ortalama zam 59,63 lira. Bu da yıllık bazda yüzde 6,4 zam anlamına geliyor. Hükümet ise ilk altı ayda da asgari ücret 81 lira zamlanmış gibi kabul ederek yıllık ortalamayı yüzde 8,6 olarak sunuyor.

2007’DEN BERİ AYNI
Hükümet, bu yanıltmacayı 2007 yılında asgari ücret zammını yıllık olmaktan çıkarıp altı ayda bir periyoda çektiğinden bu yana yapıyor. 2007’de ortalama yıllık zam oranının yüzde 10,2 olduğu açıklanmıştı. Gerçekte yüzde 8’di. 2008’de söylenen oran yüzde 9,2, gerçek oran yüzde 6,6’ydı. Bu oranlar 2009’da yüzde 8,5’e yüzde 6,4, 2010’da yüzde 9,7’ye yüzde 7,5,2011’de yüzde 10,1’e yüzde 7,4,2012’de yüzde 12,4’e yüzde 9,1’di. Gerçek yıllık ortalama asgari ücret artışı son 7 yılda sadece iki kere yıllık enflasyonun üzerinde gerçekleşti: 2010 ve 2012. Kalan yıllarda asgari ücret enflasyona ezdirildi.

 

DİĞER HABERLER
GIDA FİYATLARI ARTIYOR, SAHTE ÜRÜN ÇOĞALIYOR
GIDA FİYATLARI ARTIYOR, SAHTE ÜRÜN ÇOĞALIYOR

Gıda fiyatları 48 aydır kesintisiz artıyor. Gıda Mühendisleri Odası, “Alım gücü düşen halk, sayıları hızla artan sağlıksız taklit ürünlere yöneliyor” uyarısında bulundu.

SİMİT BİLE ALAMAYAN BİNLERCE ÇOCUK VAR!
SİMİT BİLE ALAMAYAN BİNLERCE ÇOCUK VAR!

Yoksulluğun vurduğu çocuklar saatler boyu okullarda aç kalmak zorunda kalıyor. Ne evden yiyecek götürebiliyor ne de paraları olmadığı için kantinden bir şey alabiliyor.

NUH’UN ANKARA’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI
NUH’UN ANKARA’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI

Sendikamız ile Nuh’un Ankara Makarnası arasında şubat ayında başlayan yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı.

DÜNYA EMEK GÜNDEMİNDEN
DÜNYA EMEK GÜNDEMİNDEN

Dünya emek gündeminden haberler.