Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
01 Eylül 2020
EKONOMİ KÜÇÜLÜRKEN TARIM NASIL BÜYÜDÜ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ikinci çeyrek büyüme rakamlarını açıkladı. Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 9.9 küçüldü. Aynı dönemde tarım sektörü ise yüzde 4 büyüdü. Ekonomi bu kadar küçülürken tarım nasıl büyüdü?

EKONOMİ KÜÇÜLÜRKEN TARIM NASIL BÜYÜDÜ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ikinci çeyrek büyüme rakamlarını açıkladı. Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 9.9 küçüldü. Aynı dönemde tarım sektörü ise yüzde 4 büyüdü. Ekonomi bu kadar küçülürken tarım nasıl büyüdü?

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla verilerine sektör bazında bakıldığında, en fazla büyümenin yüzde 27.8 ile finans ve sigorta sektöründe gerçekleştiği görülüyor. Bilgi ve iletişim faaliyetlerinde yüzde 11 ve tarım sektöründe ise yüzde 4 büyüme olduğu dikkat çekiyor. En büyük daralma yani küçülme ise yüzde 25 ile hizmetler sektöründe oldu. Sanayi sektörü ise ikinci çeyrekte yüzde 16.5 küçüldü. Bütün çabalara, kampanyalara rağmen inşaat sektörü de yüzde 2.7 küçüldü.

Tarım sektöründeki büyüme nasıl oldu?
 
Öncelikle 2019 yılına göre değerlendirildiğinde tarım sektöründe de bir daralmadan söz edebiliriz. Geçen yıl ilk çeyrekte tarım sektörü yüzde 3.9 ikinci çeyrekte yüzde 4.6 büyümüştü. Bu yıl ise ilk çeyrekteki büyüme yüzde 2.6, ikinci çeyrek büyüme oranı yüzde 4 olarak gerçekleşti. Sanayi ve hizmetler sektörlerindeki daralmaya bakılırsa tarımdaki büyüme elbette dikkat çekici.
 
Dünyada ve Türkiye’de etkili olan pandemi süreci her sektörde olduğu gibi tarımı, tarımsal üretimi de olumsuz etkiliyor. Türkiye’de tarımdaki etkilenmenin diğer sektörlere göre daha az olduğunu söyleyebiliriz. Turizmdeki daralma hizmetler sektörüne küçülme olarak yansıyor. Yine ihracattaki daralma sanayi sektörüne negatif olarak yansıdığını görüyoruz. Tarımda ise, bazı ürünlerde üretim artarken bazı ürünlerde ithalatın artması dikkat çekti.
 
Kriz dönemlerinde sığınılacak liman tarım
 
Geçmiş yıllarda da ekonominin krize sürüklendiği, sanayide, hizmetler sektöründe daralmanın en üst seviyelerde olduğu dönemlerde tarım sektörü sığınılan bir liman oldu. Pandemi sürecinde de bunu bir kez daha gördük. Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı, kısıtlamaların en üst seviyeye ulaştığı dönemde bile tarım sektöründe işler durmadı. Mevsimlik işçilerle ilgili başlangıçta yaşanan bazı sorunlar da aşılarak üretime devam edildi.
 
Özellikle pandemi sürecinde gıdanın, tarımın önemi bir kez daha anlaşıldı. Bu süreçte büyük kentlerde yaşayanların bir bölümü kırsala dönerek terk ettikleri topraklarda az çok tarımsal üretim yapmaya başladı. Hizmet sektöründe işçi olarak çalışanlar işsiz kalınca en azından bir bölümü tarımda çalışmaya kendi tarlasına dönerek kısıtlı imkânlarla üretim yapmaya başladı.
 
Tarımsal zenginlik görmezden geliniyor
 
Daha önceki yıllarda yaşanan krizlerde olduğu gibi pandemi sürecinde tarım sektörü öne çıktı. Hep söylüyoruz, yazıyoruz; Türkiye’nin tarımsal potansiyeli, zenginliği gerçekten çok büyük. Bütün beceriksiz ve yanlış politikalara rağmen kriz dönemlerinde, ülkenin sıkıntıya düştüğü zamanlarda bile kendisini gösteriyor. Doğru politikalarla bu potansiyel değerlendirilse, Türkiye tarımdan büyük zenginlik üretebilir. Fakat bu zenginlik bilerek veya beceriksizlikten görmezden geliniyor.
 
En az desteklenen sektör
 
Pandemi sürecinde en az desteklenen tarım sektörü olduğunu da unutmayalım. Bu süreçte tarıma yönelik atılan adımlar çok zayıf kaldı. Çiftçilerin 2019 yılı destekleri bu dönemde ödendi. Sanki yeni destek veriliyormuş gibi algı yaratıldı. Oysa verilen destek hak edilmiş ve gecikmiş 2019 ürünü destekleriydi. Çiftçilerin sadece Mayıs ve Haziran 2020 dönemine ait düşük faizli tarımsal kredi borçları 6 ay ertelendi. Tohum desteği sadece yazlık ekim yapan birkaç il ile sınırlı kaldı. Hazine arazileri tarıma açılıyor diye algı yaratıldı. Yaklaşık 4 milyon hektar arazi boş dururken, ekilemezken, 14 hektar Hazine arazisi tarıma açılıyor diye adeta yaygara koparıldı. Hayvancılığa yem desteği büyükbaş hayvancılık yapanlara 20 başa kadar hayvan başına bir seferlik 65 lira, küçükbaş hayvancılık yapanlara 50 başa kadar hayvan başına 6.5 lira destek sağlanacağı açıklandı. Henüz ödenmeyen bu destek de çok sınırlı kaldı. Kısacası pandemi sürecinde diğer ülkelerle, diğer sektörlerle karşılaştırıldığında en az desteklenen tarım sektörü buna rağmen büyüme kaydediyorsa üretenleri, çiftçileri ayakta alkışlamak gerekiyor.
 
Üretim odaklı politikalara ihtiyaç var
 
Türkiye’nin tarımsal potansiyelini zenginliğe dönüştürmek için üretim odaklı politikaya ihtiyaç var. İthalat yerine üretimin desteklendiği bir politika ile bugün yaşanan birçok sorun çözüldüğünde tarım sektörü büyümenin en önemli dinamiği olacaktır.
 
Tarımda mazot, gübre, ilaç, elektrik başta olmak üzere yüksek girdi fiyatları, işçilik maliyeti, hayvancılık sektörü için yem hammaddelerindeki dışa bağımlılık ve genel anlamda örgütlenme gibi kronik hale gelen sorunlarımız var. Girdi fiyatları ve maliyetler hızla artarken üretilen tarım ürünlerinin düşük fiyattan satılması nedeniyle üretici para kazanamamaktan şikâyet ediyor. Bu sorunların çözüldüğü bir Türkiye’de tarım sektörü büyük zenginlik yaratmış olacaktır.
 
Özetle, ekonomi küçülürken tarım nasıl oldu da büyüdü diye şaşırmak yerine, tarımdan neden daha büyük zenginlik yaratamıyoruz sorusuna yanıt bulmamız gerekiyor.
DİĞER HABERLER
SÜREÇ YASAYA AYKIRI İŞLİYOR
SÜREÇ YASAYA AYKIRI İŞLİYOR

Asgari ücreti belirleme süreci İş Kanunu’nda belirtildiği biçimde işlemiyor. Kanundaki “Komisyon kararları kesindir” emrine rağmen son sözü Cumhurbaşkanı söylüyor.

YEMEK KARTINA ‘PRİM SINIRI’
YEMEK KARTINA ‘PRİM SINIRI’

İşverenlerin çalışanlarına verdiği yemek bedeline sağlanan prim istisnasında detaylar belli oldu.

BASINA VE KAMUOYUNA
BASINA VE KAMUOYUNA

EN DEĞERLİ VARLIKLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZ Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve gün geçtikçe giderek artan çocuk istismarı haberlerini utanarak ve büyük bir üzüntüyle izliyoruz. Oysa biz cumhuriyetin kuruluşundaki ilk adımı çocuklara bayram olarak hediye eden ve geleceğin sahipleri olarak kabul eden, onları koruma görevini devletin sorumluluklarından sayan bir neslin evlatlarıyız. Bilimin, aydınlanmanın, gelişmişliğin ilk göstergesi sağlıklı, mutlu, […]

KÜRESEL ENFLASYON VE ÜCRETLER
KÜRESEL ENFLASYON VE ÜCRETLER

ILO’nun küresel ücretlerle ilgili son raporuna göre, pandemiyle başlayan, Rusya- Ukrayna savaşı ve küresel enerji krizi ile tetiklenen küresel yavaşlama ile birlikte, yüksek enflasyon, pek çok ülkede reel aylık ücretlerde çarpıcı düşüşlere yol açıyor.