Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
12 Ekim 2010
DÖVİZ KURU HEP BÖYLE DÜŞÜK MÜ GİDECEK ?

Döviz kurundaki düşüş ve bunun uzun süre devam edeceği beklentisini oluşturan sebepler ve uygulanan politikalar aslında ülkemizin ekonomisi bakımdan tehlike işaretleri veriyor.

DÖVİZ KURU HEP BÖYLE DÜŞÜK MÜ GİDECEK ?

Bilindiği gibi döviz talebi ve döviz arzı döviz kurunu belirler. Bir ülkenin milli geliri artıyorsa yerli ve ithal mal ve hizmetlere talep artar. Bu da döviz talebinin artışı demektir. Bizim ülkemizde büyüme oranlarına baktığımızda döviz talebinin de arttığını görebiliriz. İthalatın artışı da bunu gösteriyor. Eğer ithalat yapılan bir ülkede enflasyon sıfır veya ithalatçı ülkedeki enflasyondan düşükse veya ithalatçı ülkede enflasyon artıyorsa ithalat cazip hale geleceği için döviz talebi artar. Türkiyede enflasyon oranları diğer ülkelere göre hâlâ yüksek bulunmakta ve son üç aydır TÜFEde artış gözlenmektedir. Bu nedenle ithalat cazibesini bu yönüyle de devam ettirmektedir. Dış borçların ödenmesi ve döviz istikrarı için döviz piyasasından döviz alımı da döviz talebini etkiler. TCMB küresel şartlar nedeniyle 1.54’ten 1.41 TLye düşen dolar kurunun istikrarını sağlamak için son bir haftada 180 milyon dolar piyasadan alım yaptı. Merkez Bankasının son dokuz ayda döviz kuru istikrarı için yaptığı döviz alımı 9.5 milyar doları buldu. Öte yandan döviz rezervleri de kısa vadeli borçların ödenmesi için çok önemli bir kaynaktır. Kısa vadeli (vadesi 1 yıldan az olan) dış borçların Merkez Bankası döviz rezervlerine oranı 1’in altına inmemeli. IMFnin tahminine göre bu yıl dış borçlar 66.7 milyar dolar, Merkez Bankası rezervleri 100 milyar dolar olacak. Bu durumda tehlike yok. Başbakanın rezervler 100 milyar dolara çıkmalı sözü aslında IMFnin talebi. Çünkü 2015 yılında Merkez Bankası rezervlerinin 150 milyar doları bulması öngörülüyor. Döviz talebini etkileyen diğer bir etken döviz kurundaki beklentilerdir. Şu anda Türkiyede sıcak para cari açığı finanse ederken, Merkez Bankası döviz rezervleri yükselirken hiç kimse dövizde bir artış beklemiyor veya bekleyemiyor. Sadece ihracatçıların haykırışı var

Döviz arzındaki değişmeler de döviz kurunu etkiler. Bunlardan en önemlisi ihracat yapılan ülkelerin milli gelirlerindeki artıştır. Bu durumda ithal edilecek mal ve hizmetlere olan talep bu nedenle artacak ve ihracat artışı nedeniyle döviz arzı yükselecektir. Türkiyede ihracat yapılan ülkelerin çoğunluğu AB ülkeleri olduğu ve bu ülkelerde büyümenin çok az olması nedeniyle fiziki olarak da ihracat artamamaktadır. Düşük kur nedeniyle fiyat tutturamayan ihracatçı pazar genişlemesi nedeniyle miktarı çoğaltabilse belki ihracatı da arttırabilecek ve paçalda kâr edebilecekken bu da mümkün olamamaktadır. Tabii ihracatın artması döviz arzını yükselteceği için döviz kurunu aşağıya çekeceğini de unutmayalım. Merkez Bankasının kurda artış söz konusu olduğunda döviz satması da döviz arzının artması ve kurun düşmesini sağlayacaktır. Ama politika döviz rezervlerinin artışı olduğundan bu politikaya çok zorunlu olmadıkça başvurulmayacağını söyleyebiliriz.

Şu anda cari açık sıcak para ile finanse edildiği ve küresel likidite bunu olanaklı kıldığı için döviz kuru düşük seyretmektedir. Cari açığın bu yıl 44, 2011de 50, 2012 yılında 70 milyar doları bulacağı IMF tarafından tahmin ediliyor. Bu durumda bu açığın yapısal önlemler olmadan (en önemli önlem cari açığın azaltılmasıdır, yani ithalat bağımlılığından kurtulmadır) sadece sıcak para ile finanse edilmesi tehlikeye işarettir. Sıcak para birden durursa veya giderse Merkez Bankası rezervleri de yeterli olmazsa başta dış borçların ödenmesi için döviz talebi patlar ve bu da devalüasyon demektir.

Öte yandan Merkez Bankasının rezervlerinin artmasının Amerikaya faiz ödememizin artması anlamı taşıdığını gözden uzak tutmamak yani döviz rezervlerinin artışına da bel bağlamamak gerekiyor. Bu durumda cari açığı azaltmak için finansmanı dış borç olan tüketime dayalı ithalatın ve büyümenin yerine üretime dayalı büyümenin tercih edilmesinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.

MUSTAFA PAMUKOĞLU – CUMHURİYET

DİĞER HABERLER
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?

Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli olan kaynaklar Türkiye’de mevcuttur. Bu kaynakların temini ve halkçılık ve kamuculuk (devletçilik) ilkeleri temelinde, planlı bir ekonomiyle ve halkın bu sürece etkili bir biçimde katılımını sağlayacak demokratik ortamda kullanılması, Türkiye ekonomisinin, toplumsal ve siyasal yapısının sorunlarının aşılmasının tek yoludur. Bu kadar kaynak varken, kaynak için işçi sınıfına yüklenmeyi savunmak ise hem gerçekleşmesi mümkün olmayan bir projedir, hem de bu projeyi savunanları halktan tümüyle koparır.

SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!
SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!

-11 Haziran “Sanayi Üretimi Bayramı” ilan edilebilir! Çünkü o gün sanayi üretiminde yüzde 50 dolayında artış olduğu açıklanacak.

-Sanayi üretimi iki ayda yüzde 6.5 arttı; yıllıklandırılmış artış da aynı oranda. Bu koşullarda bu artış iyi bile.

-Sanayici önünü görmeden, faiz ve kurun ne olacağını bilmeden yol almaya çalışıyor. Örneğin Merkez Bankası’nın yarın faizde ne karar alacağını öngörmek mümkün mü?

İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI
İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak 2021’den itibaren işsizlik verilerini ”Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB İstatistik Ofisi kararları doğrultusunda” açıklamaya başladı. Aslında TÜİK, yeni uygulamaya açıkladığı tarihten önce başladı. İşine geldi. Çünkü TÜİK klasik işsizlik oranı dışında işsizliği kabul etmiyor.

ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR
ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin hazırladığı “Evde sömürülen işçiler” raporda evde çalışan işçilerin yaşadığı ücret ve hak kayıplarına dikkat çekildi.