Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
03 Eylül 2010
DIŞ TİCARETTE PAZARLAR DEĞİŞİYOR MU ?

Küresel krizin etkisiyle 2009’da yüzde 27 daralan Türkiye’nin dış ticareti, 2010’da yeniden eski hacmine ulaşmaya çalışıyor.

DIŞ TİCARETTE PAZARLAR DEĞİŞİYOR MU ?

Küresel krizin etkisiyle 2009da yüzde 27 daralan Türkiyenin dış ticareti, 2010da yeniden eski hacmine ulaşmaya çalışıyor. İlk 7 ay itibarıyla bakıldığında da 2010un dış ticareti 2009un aynı döneminin yüzde 20 önünde ama kriz öncesinin, yani 2008in ilk 7 ayının henüz yüzde 25 gerisinde.

Küresel kriz, Türkiyenin ihracat ve ithalat pazarlarında da bazı değişimler yarattı. AB-27 pazarı ile olan dış ticarette bazı değişimler yaşanıyor. ABnin tedarikçisi rolünü üstlenmiş Türkiyenin, 2007nin ilk 7 ayında AB-27ye ihracatının, toplamdaki payı yüzde 57 gibi önemli bir yerdeydi, diğer Avrupa ülkeleri ile birlikte oran tüm Avrupa için yüzde 68e çıkıyordu. 2009 krizinde daralan AB pazarıyla, ihracat da düştü. ABden siparişler azaldı ve Türkiye ihracatındaki payı yüzde 44e kadar düştü.

2009’un ikinci yarısından başlayarak Türkiye ihracatı kendini toparlamaya çalıştı. 2010’un Ocak-Temmuz dönemi ihracatı 65 milyar dolara, yani 2009un ilk 7 ayının yüzde 13 üstüne çıkmış durumda. Ama, AB pazarındaki kayıp yakalanabilmiş değil. AB-27ye yapılan ihracat, toplamda payını ancak yüzde 46ya çıkarabildi. İlk 7 ay itibarıyla Türkiye, ABye 2007de 33, 2008de 40 milyar dolarlık ihracat yapabiliyordu. 2009da bu tutar 25 milyar dolara kadar geriledi. 2010un ilk 7 ayında da ancak 30 milyar dolara çıkmış ihracat. Yani AB pazarından kayıplar telafi edilebilmiş değil.

 

Türkiye, AB pazarından kayıplar verirken AB için pazar olma durumunda, yani ithalatta ne halde? Türkiyenin ithalatında ABnin payı kriz öncesi ve sonrasında yüzde 38-41 bandında değişim gösterdi. 2010un ilk 7 ayında ise AB ülkeleri Türkiyeye 38.8 milyar dolarlık mal satmışlar, yani 100 milyara yaklaşan ithalatın yüzde 38.8ini gerçekleştirmişler. Peki Türkiye-AB arasındaki dış ticaret farkı nasıl seyrediyor? 2007de Türkiye, ABden yaptığı ithalatın yüzde 88ini yine ABye yaptığı ihracatla karşılıyordu. İzleyen yıllarda durum böyle devam etmedi, ABden ithalat daha az düşerken ihracat daha hızlı düştü ve Türkiyenin, AB ithalatını ihracatla karşılama oranı yüzde 77ye kadar geriledi.

AB, Türkiye ithalatında yüzde 40 gibi bir payla ilk sırayı korurken Türkiyeye enerji ve ara malları ihraç eden Rusya, İran, Çin, G.Kore gibi Asyalı ülkelerin ithalat payı yüzde 22yi buldu.

 

Türkiye, ABden ithalat oranını pek değiştiremezken ihracattaki kaybını başka bir pazardan telafi edilebildi mi?

AB pazarının bir kısmının, “Doğudan, yani, Yakın ve Ortadoğu, bazı Afrika ülkelerinden ve diğer Asya ülkelerinden biraz da olsa kapatılabildiği görülüyor.

Başka bir ülke kategorisi ile bakıldığında İslam ülkeleri ile olan dış ticaretin kriz döneminde bir değişim yaşadığı görülüyor. İslam Konferansı TEŞKİLATı ülkelerine olan ihracatın Türkiye ihracatı içindeki payı 2009 ve 2010da 6 puan dolayında artmış durumda. Yine bu ülkelerden yapılan ithalatın payında da 3 puan artış var.

Özetle, kriz sonrası, ABden ihraç pazarı kaybı yaşandığını ama ABden yapılan ithalatın pek tempo kaybetmediği görülüyor. Türkiyenin AB tedarikçisi olma rolü, krizle az da olsa iddia kaybetmiş. Buna karşılık ihracatta, uğranılan pazar kayıplarının İslam ülkelerinden belli ölçüde telafi edildiği görülüyor. İslam ülke pazarlarından pay almada AKPnin siyasi-diplomatik atakları ne kadar etkili oldu, bilinmez ama unutmamak gerekir ki, Türkiyenin girmek istediği bu pazarlar, Çin, G.Kore, Hindistan gibi Asyalılarının da kapmaya çalıştığı pazarlar. Türkiyenin rekabet gücü yeterli değilse, siyasi etkenler çok uzun süre etkili olmaz, buralarda kazanılmış görünen mevziler orta vadede kaybedilebilir.

CUMHURİYET

DİĞER HABERLER
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?

Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli olan kaynaklar Türkiye’de mevcuttur. Bu kaynakların temini ve halkçılık ve kamuculuk (devletçilik) ilkeleri temelinde, planlı bir ekonomiyle ve halkın bu sürece etkili bir biçimde katılımını sağlayacak demokratik ortamda kullanılması, Türkiye ekonomisinin, toplumsal ve siyasal yapısının sorunlarının aşılmasının tek yoludur. Bu kadar kaynak varken, kaynak için işçi sınıfına yüklenmeyi savunmak ise hem gerçekleşmesi mümkün olmayan bir projedir, hem de bu projeyi savunanları halktan tümüyle koparır.

SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!
SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!

-11 Haziran “Sanayi Üretimi Bayramı” ilan edilebilir! Çünkü o gün sanayi üretiminde yüzde 50 dolayında artış olduğu açıklanacak.

-Sanayi üretimi iki ayda yüzde 6.5 arttı; yıllıklandırılmış artış da aynı oranda. Bu koşullarda bu artış iyi bile.

-Sanayici önünü görmeden, faiz ve kurun ne olacağını bilmeden yol almaya çalışıyor. Örneğin Merkez Bankası’nın yarın faizde ne karar alacağını öngörmek mümkün mü?

İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI
İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak 2021’den itibaren işsizlik verilerini ”Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB İstatistik Ofisi kararları doğrultusunda” açıklamaya başladı. Aslında TÜİK, yeni uygulamaya açıkladığı tarihten önce başladı. İşine geldi. Çünkü TÜİK klasik işsizlik oranı dışında işsizliği kabul etmiyor.

ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR
ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin hazırladığı “Evde sömürülen işçiler” raporda evde çalışan işçilerin yaşadığı ücret ve hak kayıplarına dikkat çekildi.