Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
16 Kasım 2011
DİRENİŞLE 4 AY GERİDE KALDI

DERİ-İŞ´E ÜYE OLDUKLARI İÇİN İŞTEN ATILAN SAVRANOĞLU İŞÇİLERİ DİRENİYOR. İzmir Menemen´deki Savranoğlu Deri´de çalışırken sendikaya üye oldukları için işten çıkanlan işçilerin direnişi 4. ayında. Fabrikanın önüne kurdukları çadırda direnişi sürdürüyor.

DİRENİŞLE 4 AY GERİDE KALDI

İzmir Menemen’deki Savranoğlu Deri’de çalışırken sendikaya üye oldukları için işten çıkanlan işçilerin direnişi 4. ayında. Fabrikanın önüne kurdukları çadırda direnişi sürdüren işçilerle görüştük.
Deri-İş Sendikasının İstanbul’daki Kampana Deri ve İzmir’deki Savranoğlu Deri’de çalışanları örgütlemesi ve yetki almasının ardmdan sendikaya üye olan işçilerin tamamı işten çıkarıldı. Fabrika, sendikalı olmayan eski işçiler ve işten atılanların yerine yeni işe alınan işçilerle üretimine devam ediyor.
Oldukça geniş bir alana yayılan fabrikanın tabelası hiç olmamış. Son gelişmelerden sonra da kocaman binanın ön yüzünde ancak yanına gidince okunabilen küçücük bir ‘Rodeo Deri’ tabelası göze çarpıyor.

‘DAYANIŞMAYI YAYGINLAŞTIRMALIYIZ’
Deri-İş Sendikası yöneticileri, direnişteki işçileri yalnız bırakmıyor. Deri-İş Genel TEŞKİLAT SEKRETERİ Hasan Uluşan’a direnişle ilgili düşüncelerini sorduk.
Ulusan, "Hem İzmir Savranoğlu Deri’de hem de istanbul’da Kampana Deri’de arkadaşlarımız sendikal faaliyetten dolayı işten çıkarıldılar. Mücadelenin çetin ve zor olduğunu biliyoruz. Arkadaşlarımızın suçu, yarım ya da çeyrek ekmeğini tam ekmek yapmak istemek" diyor.
Emekten yana basın ve medya dışında direnişin gösterilmediğini belirten Ulusan, hem istanbul’da hem de izmir’de emekten yana çevrelerin maddi manevi desteğinin kendilerini mutlu ettiğini belirtiyor.
Hak arayanlar üzerinde kirli oyunlar oynandığını belirten Ulusan, "Arkadaşlarımıza gözdağı verip dağıtmaya çalışıyorlar. ‘Bunlar sendika değil, terör örgütü’ vs. söylemlerle sendikayı işçilerle karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Ama işçiler bu oyunlara gelmiyor" dedi.
Ulusan ayrıca, sendikaların önceleri kamuda daha örgütlü olduğunu, ama Türkiye’de yaşanan özelleştirmeler sonucu kamusal alanın küçülmesiyle şimdi artık özel sektörde yoğun örgütlenme dönemi başladığına işaret ederek mücadeleyi ortaklaştırmanın önemini belirtiyor. Ulusan, "Bu mücadelenin başarısı sadece Deri-İş’le olmaz, kazanım da işçi sınıfının olacaktır" diyor.

‘TERÖRİST MUAMELESİ GÖRÜYORUZ’
Mustafa Kuruoğlu, Savranoğlu’da 18 yıllık teknik personel. İşçiler sendikalı olduktan sonra patronun tavrının tamamen değiştiğini ifade ediyor. Kuruoğlu, "Bu fabrika çevreye de büyük zarar veriyor. Bizim mücadelemiz aynı zamanda bir çevre mücadelesi. Kanunsuz hiçbir şey yapmadık, ama terörist muamelesi görüyoruz" diyor.
11 yıllık Savranoğlu İşçisi Turan Demirci de sendikal ve çevre boyutuyla mücadele ettiklerini belirtiyor.
"Fabrikadaki koşullar nedeniyle işçi sağlığı berbattı. Kullanılan kimyasallar nedeniyle işçilerin yüzde 60-70’i astım bronşit, bir işçinin kaldırmak zorunda olduğu yük yaklaşık 100 kilo. Bu koşullar içeride hâlâ devam ediyor" dedi.
Erdal Bahadır, sendika çahşmaları başladığından itibaren gönüllü olarak çalışmalara katıldığını belirtiyor.
"Buradaki direnişimiz fabrika sahibini rahatsız ediyor. Kış geldi. Günümüz çadırda geçiyor. Biz direnişin 2-3 ayda bitmeyeceğini biliyorduk. Sonuna kadar direneceğiz. Sendikanın desteğiyle ayaktayız. Hava soğudukça arkadaşlarımız ve ben daha da hırslanıyoruz" diyor.

FABRİKA ÇEVREYE BÜYÜK ZARAR VERİYOR
Veli Gençarslan 11 yıl fabrikanın arıtmasında çalışmış. Günde 900 ton atık su çıktığını, ama arıtmanın sadece 150 ton su arıttığını; 750 ton suyun ve diğer atıkların fabrikanın önündeki kanala atıldığını belirtiyor.
"İki yıldır çöplerin nereye gittiği belli değil. Kanala, Harmandalı Çöplüğüne ve başka yerlere atılıyor. Kanala boşaltılan atıklar doğru denize gidiyor. 11 yılda 5 tane çevre mühendisi geldi-gitti. Yetkililerin bunları da görmesi lazım" diyor.
Hüseyin Baysal 1995’ten beri fabrikanın güvenlik görevlisi. Kızı Esra sendikaya üye olduğu için o da işten çıkarılmış. Fabrikadaki işlemlerin hepsinin hukuksuz olduğunu ifade ediyor.
Baysal, "Çalışma koşulları çok kötü, kimyasallar meselesi var, arıtma meselesi var. Savranoğlu, İl Çevre Müdürlüğünden sürekli haber alıyor. Yapılan şikayetlerden ve kontrol zamanlarından haberi oluyor ve önlemlerini alıyor. Numuneyi temiz yerden alıyorlar. Arıtma dışmda kanala verilen suyu almıyorlar. Oysa fabrikanın kaçak olduğu da söyleniyor. Bugüne kadar bu da araştırılmamış" diyor.

FABRİKANIN KAÇAK OLDUĞU SÖYLENİYOR
Fabrikaya denetim için İl Çevre Müdürlüğünden iki dürüst kadın görevlinin geldiğini anlatan Baysal, Savranoğlu patronunun onları sürgün ettirdiğini belirtiyor. Baysal, "İşten çıkarıldığım için hiç üzülmedim, benim başım dik" diyor.
"12 yıldır insan mıyız, hayvan mıyız belli değil" diyen Ahmet Temel de sendika onayları gelince patronun tavırlarının değiştiğini belirtiyor. "Sendikalı olduktan sonra biz işimizi daha da iyi yaptık, hiç aksatmadık. Verimi artırdık ama yaranamadık. İstanbul’da fabrikada yattığımız gece bile onun makinesini onardık. İşgalci muamelesi gördük" diyor.
Esra Baysal, "4 yıllık işçiydim, sendikalı oldum. Babam da benim yüzümden işten atıldı. Sendikalı olunca işyerindeki kötü koşulların değişeceğini, kötü hastalıklara yakalanmayacağımızı düşündüğüm için sendikalı oldum. Ustaların akrabaları ve yalakaları nedeniyle eşitsizlik vardı, sendikalı olunca bu durum daha da kötüleşti. Burada bir arada olduğumuz için çok mutluyum. Savranoğlu parayla her şeyi halledeceğini düşünmesin" diyor.
Cüneyt Kuçmen de 2 yıldır Savranoğlu’da çalıştığım belirterek, "Bu direnişle emeğimize daha sıkı sarılıyoruz, ne kadar sürerse sürsün buradayız" dedi.
Aynı şekilde Hüseyin Denizkan da, "Biz hiçbir suç işlemedik, ama burada cezaya katlanıyoruz. Birbirimize güveniyoruz. Açlıktan ölmeyiz, biz bu yoldan dönmeyiz" diyor.
Tarkan Demirci de direnişleri başladığından beri Türkiye’deki ve İzmir’deki bütün direnişleri takip ettiklerini, bu direnişlerin birleşmesi gerektiğini ifade ediyor.

DİRENİŞ FABRİKADAKİ BAZI KOŞULLARI DÜZELTTİ
3 Ekimde raporlu oldukları için işgalci muamelesi görmeyip işten çıkarılmayan iki işçi var. Direnişe destek olmak için rapor alarak İstanbul’dan İzmir’e dönmüşler ama rapor süreleri bittiği için tekrar İstanbul’a gitmek zorunda kalmışlar. Onlar için sürgün devam ediyor.
Bahar Arkan, İstanbul’a dönen Songül’ün kardeşi. 1.5 yıllık Savranoğlu işçisi olduğunu belirten Bahar, "Sağlık koşulları düzelir diye sendikaya girdim. Ablam şimdi İstanbul’da o kötü koşullarda çalışmaya gitti. Üzülüyorum, ama bu da bir direniş diye düşünüyorum" diyor.
Deri-İş İzmir Şube Yöneticisi Selahattin Ok da bütün sendikalardan ve sivil toplum kuruluşlarından destek beklediklerini belirterek, Menemen Kaymakamına hiç ilgilenmediği için sitemleri olduğunu ifade ediyor. Bu direnişin bile fabrikada kısmi düzelmeler sağladığını belirtiyor.
Fabrikanın önündeki kanal temizlenmiş. Önceden servis olmadığı için gece işten çıkan işçiler kilometrelerce yolu yürümek zorundayken direniş başladıktan sonra servis konmuş. Ok, "Sendikalı olduktan sonra işçiler arasında sevgi bağları oluştu, dayanışma gelişti" diyor.

DİĞER HABERLER
ENFLASYON EN ÇOK EMEKÇİYİ VURUYOR
ENFLASYON EN ÇOK EMEKÇİYİ VURUYOR

TÜİK’in açıkladığı veriler de gösterdi, enflasyonun etkisini dar gelirliler daha fazla hissediyor.

PATRONLARIN KÜRSÜSÜNDEN ASGARİ ÜCRET MESAJLARI
PATRONLARIN KÜRSÜSÜNDEN ASGARİ ÜCRET MESAJLARI

Gözler bugün başlayacak olan asgari ücret maratonunda.

MİLYONLARIN GÖZÜ-KULAĞI ASGARİ ÜCRET TOPLANTISINDA
MİLYONLARIN GÖZÜ-KULAĞI ASGARİ ÜCRET TOPLANTISINDA

Türkiye’deki yaklaşık 7 milyon emekçiyi ilgilendiren asgari ücret maratonu bugün başlıyor.

İŞÇİNİN TALEP DOSYASI YÜKLÜ
İŞÇİNİN TALEP DOSYASI YÜKLÜ

Asgari Ücret Tesbit Komisyonu’nun toplantısına işçi kesimi yüklü bir dosya ile geliyor.