Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
16 Aralık 2018
DİBE DOĞRU…

Eylül 2016´da 2013 bazlı TÜFE´ye göre Merkez Bankası Reel Kur endeksi 100.26 olarak dengede idi.

DİBE DOĞRU…

Eylül 2016’da 2013 bazlı TÜFE’ye göre Merkez Bankası Reel Kur endeksi 100.26 olarak dengede idi. Sonrasında TL zayıflamaya başladı. 2018 Eylül ayında şiddetli bir türbülans yaşayarak reel kur endeksi 61.72’ye kadar geriledi. TL değeri yüzde 38.28’e kadar  düştü. Kasım 2018’de TL biraz değer kazandı ve reel kur endeksi 74.59 odu. TL dövize karşı halen yüzde 25.41 daha düşük değerdedir.

TL’nin düşüşü üretimde girdi olarak kullanılan ithal ara malı ve ham maddenin fiyatını artırdı. Bu malların finansmanı zorlaştı. İthalat azaldı. İçerde alternatif üretim olmadığı için, girdi ithalatının azalması üretimi ve büyüme oranını düşürdü, işsizliği artırdı.
 
Türkiye’nin dış borç riskini artırdı. Dış borç riskini gösteren, 5 yıllık tahvillerde CDS’ler ortalama 280’den 400 baz puana yükseldi.
 
Çeyreklik büyüme oranları da, 2017 üçüncü çeyreğinde yüzde 11.5 idi. Giderek düştü ve bu sene üçüncü çeyrekte 1.6’ya geriledi.
 
İşsizlik oranı da geçen yıllara göre arttı ve bu sene yüzde 11.3 olarak bekleniyor.
 
Aşağıdaki grafikte yer alan, son on yıllık göstergelere bakarsak, makro dengelerin bir; aşırı kırılgan olduğunu, iki; iniş eğiliminde olduğunu görebiliriz.
 
1- Zikzaklı bir büyüme oranı yaşamışız. Bu sene 4 çeyrekte ve önümüzdeki sene eksi büyüme yaşayacağız .
 
2- Bu sene olduğu gibi büyümenin düştüğü yıllarda cari açığın GSYH’ya oranını gösteren, cari açık oranı da düşmüş. Büyümenin yüksek olduğu yıllar cari açık oranı da yüksek olmuş.
 
3- 2009 yılında büyüme eksi 4.7 olmuş; GSYH daralmış, aynı paralelde işsizlik oranı da yüzde 14’e yükselmiştir. Sonrasında büyüme oranları düşerken, işsizlik oranları artmıştır. İşsizlikte artış sert olmamış. Ama işsizlik oranları artmış. Sert olmamasının nedeni, üretimde yüksek oranda ithal ara malı ve ham madde kullanıyor olmamızdır. Bu durumda adeta ithalat yaptığımız ülkelerde istihdam yaratmışız.
Makro göstergelerde trend aşağı yönlüdür. Kurlarda yaşadığımız türbülans bu eğimi dikleştirdi. TL’nin yeniden dengeye gelmesi için Türkiye’nin yüksek enflasyon yaşaması ve buna karşılık kur artışlarının olmaması gerekir. Elbette bugünkü koşullarda hem enflasyonun da yıkıcı etkileri olur, hem de döviz ihtiyacı açısından bu imkânsız görünüyor.
 
4- Geçen seneyi, 24.1 milyar dolarlık portföy yatırımları girişi kurtardı. Bu sene ilk on ayda 3.2 milyar dolar çıkış oldu. Buna karşılık da 18.4 milyar dolar da ödemeler bilançosu net hata ve noksan kaleminden, yani nereden geldiği belli olmayan döviz girişi oldu. Bundan sonra deniz bitmiş görünüyor.
 
Makro dengeler, ekonomik konjonktürün iniş yönünde olduğunu ve dip yapacağını gösteriyor.
 
Hükümet bir dengeleme diye tutturmuş… Dengeleme için ya istikrar dip yapacak, sonrasında ekonomik ajanlar, üretici ve tüketici olarak ekonominin iç dinamikleri harekete geçecek veya IMF gibi acil önlemler alınacak. Bozulan dengeler ve ortaya çıkan türbülans kendiliğinden veya algı yaratarak düzelmez.
 
Hükümetin acil önlem dediği yatırımların bütçedeki payını yüzde 6.1’e düşürmek oldu. Arta kalan kaynakları seçim için kullanırsa ne olacak? Siyasi iktidar bugüne kadar seçim popülizmi yaptıysa, bundan sonra da yapacaktır.
 
Program denilen, Yeni Ekonomi Programı da dünyada bir ilk olan tik atma üzerine kuruludur. Yapılacaklara bir tik… Alınacak önlemlere bir tik… Gerçekte ekonomik programlar için çok sayıda fizibilite, sektörel analizler yapmak, uzun dönemli perspektifler tespit etmek gerekir.
DİĞER HABERLER
SİGARADA MUTLU SON
SİGARADA MUTLU SON

Sendikamızla British American Tobacco (BAT) arasında sürdürülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri anlaşma ile sonuçlandı.

ÖZSOY UNLU MAMÜLLER’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
ÖZSOY UNLU MAMÜLLER’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Özsoy Unlu Mamüller Gıda (Bolca Mantı) işyerinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, Tekirdağ’da yapılan toplantıyla başladı.

TÜFE’DE 2023’ÜN MADDE SEPETİ VE AĞIRLIKLAR NASIL DEĞİŞECEK?
TÜFE’DE 2023’ÜN MADDE SEPETİ VE AĞIRLIKLAR NASIL DEĞİŞECEK?

TÜİK yarın ocak ayı TÜFE oranıyla birlikte 2023’ün madde ağırlıklarını da açıklayacak. Elektrik, doğalgaz ve akaryakıtın ağırlığı artacak. Buna karşılık otomobil, kira, ekmek gibi kalemlerin ağırlığı düşecek.

SIRMA GRUP’TA TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
SIRMA GRUP’TA TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Sırma Grup işletmesinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, İstanbul’da yapılan toplantıyla başladı.