Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
01 Haziran 2011
DERİNLEŞEN KÜRESEL KRİZ, ÜCRETLİ EMEK VE SERMAYE

Bu haftaki Ekonomi Politik´te sizlere Bağımsız Sosyal Bilimcilerin 2011 Raporu´nu tanıtmak arzusundayım.

DERİNLEŞEN KÜRESEL KRİZ, ÜCRETLİ EMEK VE SERMAYE

       Bu haftaki Ekonomi Politik’te sizlere Bağımsız Sosyal Bilimcilerin 2011 Raporu’nu tanıtmak arzusundayım. (*) Yirmiye yakın yazar ve araştırmacının katkılarıyla hazırlanan bu kolektif ürün, 2000’li yıllardaki son ekonomik bunalıma gidiş sürecinde ve bunalım yıllarında "Türkiye’de emeğin durumu"na odaklanmakta. Ekonomik ve siyasal olgular bu durum değerlendirmesinin altyapısını oluşturuyor.

       Raporun Giriş bölümünden birlikte okuyalım:

       "Kapitalizm 60-80 senelik uzun dönemli devrevi salınımlarından birinden geçmekte. Bu salınımın yansıma biçimleri sadece ulusal gelir düzeyinde daralmalar ve istihdam kayıplarından ibaret kalmamakta; emeğin ücret ve sosyal kazanımlarında kalıcı tahribata yol açmakta; ulusal maliye sistemlerinde oluşan derin açıkların karşılanması için devletin sosyal işlevlerinin daha da daraltılmasını öngörmekte; istihdam biçimlerini parçalamakta; emeği enformalleştirilmiş iş biçimlerine mahkûm etmekte ve sosyal dışlanmışlık üretmektedir. Dolayısıyla, mevcut kriz dalgasını yakından tahlil edebilmek için küresel ekonominin sadece ulusal büyüme ve istihdam rakamlarını incelememiz yetersiz olacaktır.

       Kapitalizmin uzun dönemli salınımının durgunluk/daralma aşamalarını içeren mevcut konjonktür, içinde sıcak savaş ve terör unsurlarını da barındıran ve uzun zamana yayılmış bir belirsizlik ve durgunluk dönemini yansıtmaktadır. Bu nedenle bu çalışma boyunca, kapitalizmin 1970’li yılların ortalarından başlayarak yayılan kriz dalgasının 2008/2010 arasındaki daralmasını ‘büyük durgunluk’ sözcüğü ile karşılamaktayız."

       "’Büyük Durgunluk’ denen olguya doğru giden süreç üzerine düşünürken iki gelişmeyi daha değerlendirmek gerekiyor. Birincisi, küreselleşme ve finansallaşmanın hızlandırdığı tüketim tutkusu, gezegenimizin gıda, su ve enerji kaynakları üzerinde yıpratıcı basınç yaratarak, kaynak tedariki sorunu yaratmaya başlamıştır. İkincisi, ABD hegemonyası gerilerken, şekillenmeye başlayan yeni sermaye birikim ve tüketim merkezlerinden ve buralarda yoğunlaşan siyasi kapasitelerden gelen basınçlar ABD Avrupa merkezli dünya sisteminin dengelerinde ve verili gıda ve enerji düzenlerinde yıkıcı etkiler yaratmaktadır."

       "Sözünü ettiğimiz gelişmeler, sınıf mücadelelerinin ve büyük güçler arası rekabetin giderek sertleşeceğini, emperyalis kaynak denetimine yönelik stratejilerin giderek daha fazla gündeme geleceği bir döneme girdiğimizi ve ‘Büyük Durgunluğun’ bir ‘Büyük Kargaşaya’ dönüşme olasılığının arttığını düşündürüyor." ..

       Bağımsız Sosyal Bilimciler 2011 yılı raporu on bölümden kurulu, incelemenin birinci bölümü, 2000’li yılların "büyük durgunluk"unu karakteristik çizgileriyle betimliyor, ikinci bölümde "küresel kriz"n giderek "küresel istihdam krizi"re dönüştüğü gözleminden yola çıkılarak, "istihdam yaratmayan büyüme" ile "güvencesiz/enformal/kayıtdışı" çalışmanın Türkiye’ye özgü süreçler olmadığına dikkat çekiliyor. Üçüncü bölümde, bunalım yıllarında Türkiye’de verimlilik ve bölüşüm ilişkileri ayrıştırılarak, Marksgil artık değer ve kâr oranlarının 1988 sonrasındaki seyri irdelenmekte.

       Dördüncü bölüm ise, Türkiye’nin çalışan kesimlerine ilişkin detaylı bir durum saptaması sunmakta. Beşinci bölümde emeğin uluslararası hukuktaki konumundan yola çıkılarak, Türkiye’de çalışma hayatını düzenleyen mevzuat, çalışanların sendikal hakları ve sendikalaşma düzeyine ilişkin gözlem ve değerlendirmeler sunuluyor. Altıncı bölümde yer alan anlatı, TEKEL işçilerinin (Türkiye’de işçi sınıfı hareketinin yeni bir yükselişini simgeleyen) 2009-10 direnişi ve bunun öncülleri üzerine kurulmuş. 2000’li yılların giderek tarımda küçük üreticiliğin tasfiyesine ve tarım emekçilerinin yoksullaşmasına varacağı anlaşılan siyasal ve kurumsal düzenlemeler yedinci bölümde ele alınıyor. Sekizinci bölümde, 2000’li yıllarda uygulanmasına geçilen Sağlıkta Dönüşüm Programının eleştirel bir değerlendirmesi yapılmakta.

       Dokuzuncu bölümde de 2009-11 Türkiyesi’ndeki makroekonomik gelişmeler, ödemeler dengesi ve kamu maliyesi bağlamında gözden geçirilmekte, 20089’daki hasıla ve istihdam kayıplarının büyüklüğü ile 2010 "toparlanma"sının kırılganlığı ve sürdürülemezliği vurgulanmakta. … "İktisatçının gerçek problem alanı piyasa değil, toplumdur" görüşüyle yola çıkan Bağımsız Sosyal Bilimciler raporu, onuncu ve sonuç bölümünde "emekçilerin kolektif hakları için mücadele etmelerinin önündeki tek engelin yasal çerçeveler olmadığını" vurgulamakta; ve "1980 sonrası yaşanan dönüşümün bugün de hâlâ başat konumunu koruyan özelliklerinden birinin sınıf-temelli siyasete son vermek olduğunu" anımsatarak, emekçileri ve emek saflarında yer alan aydınları yeniden sınıf-temelli siyasi mücadeleye davet etmektedir. ”

‘"Derinleşen Küresel Kriz, Ücretli Emek ve Sermaye", Yordam Kitap, İstanbul: 2011

DİĞER HABERLER
CARGİLL’E KARŞI ULUSLARARASI SANAL MİTİNG BU AKŞAM 21.00’DE DAVETLİSİNİZ..!
CARGİLL’E KARŞI ULUSLARARASI SANAL MİTİNG BU AKŞAM 21.00’DE DAVETLİSİNİZ..!

Bu akşam (17 Nisan Cumartesi) saat 21.00’da Cargill Türkiye’de anayasal hakları için mücadele verdikleri için işten atılan kardeşlerimizi desteklemek için, IUF ile dünya çapındaki kardeş sendikalarla birlikte “Biz Cargill 8’lisiyiz” yazan bir çıkartma ve İngilizce tek sayfalık bir broşürü paylaşarak sanal miting düzenliyoruz.

ADKOTÜRK İŞVERENİNDEN İŞÇİ KIYIMI
ADKOTÜRK İŞVERENİNDEN İŞÇİ KIYIMI

Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Adkotürk’te örgütlenen Tekgıda-İş Sendikası’nın hukuki mücadelesi zaferle sonuçlandı.

MERKEZ BANKASI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE DESTEK VERMEDİ!
MERKEZ BANKASI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE DESTEK VERMEDİ!

-Merkez Bankası faizi yüzde 19’da tutarak “faiz indirimi yoluyla enflasyonu düşürme politikası”na destek vermemeyi tercih etti.

-PPK açıklamasında faizin enflasyonun hep üstünde tutulacağı da belirtildi. Şu durumda faizi aşağı çekerek enflasyonu düşürme ve piyasaları canlandırma politikasını terk mi ettik?

AHLAK VE İYİ NİYETE UYMAYAN İŞÇİNİN FESHİ
AHLAK VE İYİ NİYETE UYMAYAN İŞÇİNİN FESHİ

Geçtiğimiz hafta işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesihlere ilişkin SGK çıkış kodu değişikliği yapıldı. SGK’nın 2021/9 sayılı Genelgesi ile işten ayrılış nedenleri tablosundaki “29- İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” kodu çıkarılmış ve “41-” nolu koddan sonra gelmek üzere bir dizi yeni işten ayrılış kodu düzenlendi.