Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
28 Eylül 2014
DEĞİŞEN BİRŞEY YOK

Değişen bir dünyanın değişen sosyo-ekonomik koşulları ve değişen siyasal anlayışının varlığına karşın ülkemiz sendikacılarının 1950´lerde sergilenmiş sendikacılık anlayışını sürdürmeleri şaşırtıcıdır.

DEĞİŞEN BİRŞEY YOK

Birleşik Metal-İş Sendikası devrimci tutumu ve yurtsever yöneticileri ile Türk sendikacılığının yüz akı olan sendikalardan birisidir. Uzun bir süredir Dr. Murat Özverinin başarılı yöneticiliği altında Çalışma ve Toplum dergisini yayınlamaktadır. Çalışma ve Toplum Dergisi İş Hukuku ve Sosyal Siyaset ile ilgilenenler için çok önemli bir kaynaktır.

Derginin 41. Sayısında Doç. Dr. Aziz Çelik’in sendika tarihimize ve özellikle sendikaların siyasetle yada siyasetin sendikalarla ilgisi konusuna ışık tutan güzel bir yazısı var. Tarihsel gelişim içinde işçi sendikaları siyaseti bir amaç olarak değil bir araç olarak algılamışlardır. Siyasete sendikacılarımızın bakışı açısı asla işçilerde bir sınıfsal bilinç yaratmak amacına odaklanmamıştır. Sendikacılarımız siyasetin kendilerine yada sendikalarına çıkar sağlaması için pragmatik yaklaşımlar içinde olmuşlardır. Sayın Çelik’in yazısı 1950’lerde siyasetin sendikalara nasıl baktığı konusunda somut yargılar ortaya koymakta ve günümüzün gerçekleri ile nasıl örtüştüğü konusunda şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

DEMOKRAT İŞÇİPARTİSİ’ NİN BAKIŞI

Sayın Çelik’in makalesi 1950’lerin Unutulan (Demokratik) İşçi Partisi ve Onun Üç Sisyphus’u başlığını taşımakta ve DİP’nin 13 Haziran 1953’de yapılan İkinci Genel Kongresi’ne sunulan raporuna değinilmektedir. Raporun bir paragrafı, günümüz sendikacılarının siyaset anlayışı ile de örtüştüğünden, aynen alıyorum: "Ah hele şu sendikalar!"… Sözde siyaset ile iştigal etmeyen, fakat siyaseti pek meşgul eden bu sarı topluluklar!.. Hangi sahte sendikalistin eliyle hangi partiye peşkeş çekileceği, hangi ideoloji ile zina edeceği meşkuk birer bive-i bakir. Çünkü şahsiyetleri yok. Çünkü ayrı bir zümreye, menfaati zıd bir iktisadi sınıfa mensup olduklarının şuuruna varmak onlar içinim kansız. İşçileri sendika çatısı altında toplayabilmek için patrona ateş püskürmekten, kin ve husumet saçmaktan başka bir çareye başvuramayan bu sarı sendikalar, kanunun ve muahedelerin himaye eylediği toplanma hürriyetlerini bile müdafaadan aciz!.. Kuvvetlinin önünde elpençe divan duran, kanunsuz emirlere bile boyun eğmek haysiyetsizliğini gösteren bugünkü sarı sendika liderleri, sadaka kabilinden verilmiş bir demokrasi ile iktifa ettikçe işçi sınıfının, işçi menfaatlerinin müdafii olmak sıfatı ile millet önünde değil, sulh mahkemesinde bile dava açamazlar. Sadece Marşhal Planından faydalanırlar, maaşlarını rahatça alırlar ve içlerinden bazıları da aidatları deve yaparlar. Ve bütün bu zahmetlere mukabil iktidarda kim varsa ona yaltaklanmak saadetine mazhar olurlar"

Raporun sendikacılara karşı kullandığı ifadeler fazla sert ama sendikacıların siyaseti nasıl algıladıklarına ilişkin tespitler doğrudur.

SENDİKACILIK ANLAYIŞI VE İKİ TEMEL OLGU

Değişen bir dünyanın değişen sosyo-ekonomik koşulları ve değişen siyasal anlayışının varlığına karşın ülkemiz sendikacılarının 1950’lerde sergilenmiş sendikacılık anlayışını sürdürmeleri şaşırtıcıdır.

Bunun nedeni iki temel olguya dayanmaktadır:

1- Ülkemizde çalışanlar hakları için bir mücadele vermemiş, başka ülkelerde olduğu gibi kan dökmemiş ve her şeyi iktidar partisinden bekleyerek hak sahibi olmak istemiştir. Bir mücadelenin içinden gelmeyen ve sadece iktidarlann verdiği ile yetinmeyi öğrenenlerin bir sınıf olarak kabul edilmesi zordur ve ülkemiz çalışanlarında bu nedenle bir sınıf bilinci yoktur.

2- Soğuk Savaş sonrasında ABD’nin başlattığı Marshal Planı kapsamında Amerikan modeli ücret sendikacılığı ile tanıştırılan ve bu model özümsetilen işçilerimizin bir siyasi varlık göstermesi olanaksızdır ve DİP raporunda belirtilen "siyasal yaltaklanma" öğesinin bugün de sürmesi kaçınılmaz olmuştur.

SINIFSAL BİLİNÇ VE EMEĞİN SİYASAL GÜCÜ

Sosyal devleti yok eden ve İslami Kapitalizmi yeşertmeye çalışan AKP işçi sınıfını liberal politikaların acımasız mengenesinde ezmeye çalışmaktadır. İşçiler ezilmekte, sömürülmekte olduklannı ve daha da sömürüleceklerinin farkında olmamalarının tek nedeni siyaset fukarası olmalarındandır. Kendilerinin celladına oy vermeye devam ettikleri sürece bu böyle olacak ve asla şikayete hakları olmayacaktır. Ne zamana kadar mı? Demokratik haklan ve sömürüşüz bir toplum yaratmak için siyaset yapmak üzere ayağa kalkıncaya kadar bu sömürü, bu kölelik düzeni devam edecektir. 

DİĞER HABERLER
OSMANLI’NIN ARŞİVCİLİĞİ VE TEKGIDA-İŞ EMEK KÜTÜPHANESİ
OSMANLI’NIN ARŞİVCİLİĞİ VE TEKGIDA-İŞ EMEK KÜTÜPHANESİ

Müthiş bir arşiv geleneği olan Osmanlı’nın torunlarıyız; ancak atalarımızın bu geleneğini büyük ölçüde unuttuk; özellikle emek tarihi konusunda.

SALGIN DÖNEMİNDE GIDA SANAYİNDE YAŞANANLAR!
SALGIN DÖNEMİNDE GIDA SANAYİNDE YAŞANANLAR!

Pandemi, hiç düşünmediğimiz şeyleri düşündürmesi, yaşamadığımız durumları yaşatmasının yanı sıra iki yıldır, sağlığın yanı sıra gıdayı dünya gündeminin en önemli sektörü durumuna getirdi.

ÖNÜMÜZDEKİ ÜÇ AYIN FAİZİ BELLİ, HADİ DAĞILALIM!
ÖNÜMÜZDEKİ ÜÇ AYIN FAİZİ BELLİ, HADİ DAĞILALIM!

Faizde filmin sonunu tahmin ediyorduk ama şimdi kesin öğrendik. Faiz aralıkta belli ki yüzde 9 olacak.

İHBAR TAZMİNATI NE ZAMAN ÜCRET SAYILIR?
İHBAR TAZMİNATI NE ZAMAN ÜCRET SAYILIR?

İhbar tazminatı, işverenin ihbar süresine ait ücreti peşin ödemesiyle iş ilişkisini sona erdirmesinden farklı.