Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
12 Eylül 2014
DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

301 kişiye mezar olan 432 çocuğu öksüz bırakan cinayetin işlendiği madenin sahibi Soma Holding´e bağlı Işıklar ocağının açılmasından bir gün sonra, kömür karası beldeye giriyoruz.

DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

301 kişiye mezar olan 432 çocuğu öksüz bırakan "cinayetin" işlendiği madenin sahibi Soma Holding’e bağlı Işıklar ocağının açılmasından bir gün sonra, "kömür karası" beldeye giriyoruz.
Yakında diğer ocağı Atabacası da açılacak. Facianın yaşandığı Eynez ocağının akıbeti belli değil, bir süredir sokum yapıldığı söyleniyor. Bu iş için hiç bir emekçi zorlanmasa da işlem yasal değil! Çünkü hâlâ yanmakta olan bir ocakta her ne koşulda olursa olsun, değil çalışmak bulunmak bile, yeni facialara davetiye çıkarmak demek. Zaten 10 gün önce söküm sırasmda madenciler yine gaz seviyesinin yükselmesi nedeniyle facianın eşiğinden dönmüşler.
Türkiye’yi sarsan faciadan sonra bugün değişen bir şey var mı?
İddialar, konuşulanlar, anlatılanlar çok vahim. 10 gün önce de normal seviyesi 50 ppm olması gerekirken, 500 ppm’e yükselen gaz yoğunluğundan, işçilerin telaşla kendilerini dışarı atarak kurtulmuşlar. Bu olaym da dışarıdan fazla duyulmaması için özel bir çaba sarf edilmiş. "150 işçi yarım yevmiye ile ölümü bekliyor" demek ağır bir ifade değil. 301 madenciye mezar olan Eynez ocağında kullanılan ve tartışma konusu olan eski karbonmonoksit maskeleri de diğer ocaklara gönderilmiş. Madenciler anlatıyor:
"Yaşadıklarımızı unutamıyoruz elbette ama esas öfkemiz, değişen hiçbir şey olmamasına. Unutturuyorlar. Siz o iki ocak, birkaç gün önce açıldı, işçiler yeni girdi zannediyorsunuz. Peki, iki haftadır şahit olduğumuz kamyonlardaki kömürleri kim onlara yükledi? Bunu görmeyen mi var? Hangi tedbir. Ölüm ocağı Eynez’deki karbonmonoksit maskelerini ne yaptılar biliyor musunuz? Atabacası ve Işıklardaki arkadaşlarımıza dağıttılar. Şimdi bunlar kullanılıyor orada. Herkesi yeni maskeler gelecek diye oyalıyorlar. Üç kuruş paraya tamah ettikleri için bunu bile yapmaktan kaçınmıyorlar."

Işıklar için kaygılıyız
Vahim iddialan başka madenciler de teyit ediyorlar. Anlatılanları doğrulayanlardan biri madene girmek istemeyen Hüseyin Çetinyılmaz: "Eksiği var fazlası yok. Bizim durumumuz belli değil. Madene inmek istemiyoruz. Ama inen arkadaşlarımıza o maskeleri dağıttılar. Özellikle Işıklar ocağı için çok kaygılıyız. Bir ocağın iki girişi, iki çıkışı olması lazım… Bunu yapmıyorlar. Hayat odası kömürlü bölgeye değil ama taşlı bölgeye çok rahat yapılabilir. Bundan da kaçınıyorlar. Anlayacağınız, firma aynı firma, devlet de görmezden geliyor!"
O korku eşiğini aşmış genç madencilerden biri, 29 yaşındaki Tevrat Çün, hem facia günlerini hem de bundan sonra olabilecekleri anlatıyor: "8 kişi içeri girdik, öndeydim. Uzun süre yürüdükten sonra banda geldik, onun altından geçince bir ışık topuyla karşılaştım. Üst üste yığılmış ve kule olmuş madencilerin baretlerindeki ışıklar birbirine geçmiş, büyümüştü. 95 kişi… Hepsi ölü! Bir ölüm kulesi gibiydi. Miflem bulandı. Kussam maske çıkacaktı. Zehirli gazı soluduğum ilk anda ben de ölürdüm. Geri dönmek istedim. Ancak bir ışığın oynadığını gördüm. Benden başka üç kişi kalmıştı. O arkadaşımızı çıkarmak için ilerledik! Onu kurtarmayı’başardık. Girişteki 4 kapıyı da bizden başka aşan olmadı."

Eve giremiyorum
Maden emekçisi Çün, gece gündüz insan çıkarmak için uğraştıklarından söz ediyor. Peki kızgın mı Tevrat Çün? Öfke yetmiyor, içinde fırtınalar kopuyor…
"Eve giremiyorum. Eşimi ve oğlumu, memlekete yolladım. Çünkü hiç yoktan öfkelenip kalplerini kırıyorum. Psikolojik tedavi görüyorum. Buradaki mezbahaneler, Kırkağaç’taki kavun depoları boşaltıldı, arkadaşlarımızın cenazeleriyle dolduruldu. Bir kilometrelik bantta arkadaşlarımızın cansız bedenleri yığıldı. Biraz dinlenmek için dışarı çıktığımda battaniyeye sarılır 5-10 dakika gözlerimi kapardım. Battaniyeler ölüm kokuyordu. Bu koku burnumdan gitmiyor…"

Beni Yerin Altına İndiremyin
Her şeye rağmen bir umuda sarılmak istiyor insan. Sözü yine Tevrat Çün alıyor. O konuşunca, insanın isyan edesi geliyor: "Arkadaşlarımın eşleri çevirip, ‘Benimkini gördün mü, nasıl ölmüştü?’ diye soruyorlar. ‘Gülümsüyorlardı’ diyorum. Umut yok. Bakma, onlar kurtuldular. Biz sürünmeye devam edeceğiz. Bu kadar emeğin yüzü suyu hürmetine tek bir isteğim oldu firmadan. Beni kısa bir süreliğine yerin altına indirmeyin dedim. Ben mekanikçiyim dikkatli iş yapmam şart. En ufak bir dalgınlığım, sadece kendime zarar vermez, yeni bir faciaya yol açabilir. Madende tam 98 kaza unsuru var. Şakaya gelmez! Dinlemiyorlar, ‘hesabını keseriz’ diyorlar. Devlet parayı kesti. Madenden başka şansım yok. Şirkette keserse açım, dahası yok!"

DİĞER HABERLER
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.

ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)
ÖZELLEŞTİRME KONUSUNDA TÜRK-İŞ’İN AÇIKLAMALARI (2003-2019 DÖNEMİ)

Özelleştirme sürecinin başladığı ve hızlandığı dönemde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin çok büyük bölümü Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlüydü.