ÇOCUKLARINIZI GERÇEKTEN ÇOK SEVİYOR MUSUNUZ?
Halkımızın dilinde klişeleşmiş sözler vardır. Çocuklarımız için canımız feda denir. Ne yapıyorsak çocuklarımız için yapıyoruz derler. Gerçekten böyle mi? Gerçekten çocuklarınızın geleceğini düşünüyor musunuz?
Halkımızın dilinde klişeleşmiş sözler vardır. "Çocuklarımız için canımız feda" denir. "Ne yapıyorsak çocuklarımız için yapıyoruz" derler. Gerçekten böyle mi? Gerçekten çocuklarınızın geleceğini düşünüyor musunuz? Çocuklarınızın geleceğini düşünmek, onlara iyi bir eğitim vermekle sınırlı mı? Çocuklarınıza mal mülk bıraktığınızda, çocuklarınızın geleceğini kurtardığınızı mı zannediyorsunuz? Kendinizi de, başkalarını da aldatmayın!
Çocuklarınız işgücünü satacak
Çocuklarınız gelecekte işçi sınıfının saflarına katılacak. Çocuklarınız, geçimlerini sağlayabilmek için işgüçlerini satmak zorunda kalacak. Onlara ne kadar iyi bir eğitim olanağı sunarsanız sunun, eninde sonunda bir özel kuruluşta veya kamu kurumunda ücretli/aylıklı olarak işe girmeye çalışacak. önemli bir bölümü de bunu bile yapamayıp, evde oturacak; onun bunalımıyla uğraşacaksınız. Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almaları söz konusu değil. Eğer Türkiye bir gün AB’ye girer de, siz ve çocuklarınız kapağı Avrupa’ya atarsınız diye hayal.kuruyorsanız, kendinizi artık daha fazla aldatmayın. O defter zaten kapalıydı. Siz de bu ülkede yaşayacaksınız, çocuklarınız da. O zaman, çocuklarımızı sevmek demek, onlara huzur içinde yaşayacakları bir ülke, onurlu yaşayabilecekleri bir Türkiye bırakabilmek demektir. Türkiye, emperyalist güçler tarafından bir iç savaşa ve bölünmeye sürüklenmek isteniyor. İç savaş yaşanan ülkelerde olanları televizyonlarda izliyorsunuz. O savaşların en büyük kurbanı, çocuklar. Çocuğunuzu öyle bir Türkiye’de görmek ister misiniz? O zaman, çocuğunuzu seviyorsanız, Türkiye’yi felakete sürüklemeye çalışanlara karşı tavır almak zorundasınız.
İşçi sınıfına yönelik saldırı
İşçi sınıfına yönelik sistemli bir saldırı söz konusu. Taşeronluk ve çeşitli biçimleriyle esnek çalışma yaygınlaştırılıyor, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisinin verilmesi söz konusu. Kıdem tazminatına yönelik saldırı şimdilik püskürtüldü, özelleştirmeler sürüyor. İşsizlik artıyor. Hükümet, yandaş sendikalar yaratma çabasını yoğunlaştırdı. Orman-iş, Belediye-iş, Tekgıda-iş, TGS, Hava-iş ve diğer bazı sendikalarda yaşananlar ortada; özgür sendikacılığa darbe indiriliyor; sendikalar emperyalistlerin ve hükümetin arka bahçesi haline getiriliyor. îşçi sınıfı, etnik köken ve inanç temelinde bölünmeye çalışılıyor. Kamu çalışanları sendikalarının karşılaştıkları sorunlar da benzer nitelikte. Peki, siz ne yapıyorsunuz? Sizin çocuğunuz ileride patron veya büyük çiftçi olmayacağına göre, işçi sınıfının saflarına katılacak. Bugünkü saldın esas ona darbe indirecek. Hükümet, bazı düzenlemelerinde, "eski işçilerin hakları korunacak; yeni koşullardan yalnızca işe yeni girecek işçiler etkilenecek" diyecek. Birçok işçi de postu kurtardığını düşünüp, bu saldırı karşısında sessiz kalacak. Peki, çocuğunuz ne yapacak? Çocuğunuz, "işe yeni girecek işçiler"den değil mi? O da, işe sokabilirseniz. Çevrenize bakın. Birçok insan, Türkiye’deki haksızlıklar ve giderek daha da büyüyen tehditler karşısında tam bir duyarsızlık içinde. Bazıları evlilik programları izliyor; bazıları şans talih oyunlarına dalmış vaziyette. Ancak onlarla sohbet ederseniz, çocuklarını ne kadar çok sevdiklerini, onlar için herşeyi yapmaya hazır olduklarını söyleyecekler. İleride bu insanların çocukları giderek daha da büyüyen sorunlar yaşadıkça, anne ve babalarının duyarsızlıklarını mutlaka hatırlayacaktır. İlerde saygı ve rahmetle andmak isteyen, çocuklarını gerçekten sevmeli, Türkiye’nin ve işçi sınıfının karşı karşıya bulunduğu tehdit ve saldırılar karşısında görevlerini yapmalıdır.




















































































