Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
31 Ocak 2021
CARİ AÇIK ÜLKEYE KAN KAYBETTİRDİ

2020 yılı dördüncü çeyrekte ekonomi büyüyecek fakat büyümeye rağmen işsizlerin sayısı çok yüksek, yoksullaşma var. Enflasyon bu senede çift hane de kalacak. Bu hengâme içinde 2020’de de 39 milyar dolar cari açık verdik.

CARİ AÇIK ÜLKEYE KAN KAYBETTİRDİ

2020 yılı dördüncü çeyrekte ekonomi büyüyecek fakat büyümeye rağmen işsizlerin sayısı çok yüksek, yoksullaşma var. Enflasyon bu senede çift hane de kalacak. Bu hengâme içinde 2020’de de 39 milyar dolar cari açık verdik.

Normal iktisat kuralları içinde düşünerek ekonomideki bu çelişkileri ve bu gizemleri çözemezsiniz. Türkiye’ye özgü literatürde olmayan ve bugüne kadar dünyanın yaşamadığı bir sorun var. Birileri kur ve borsada doldur-boşalt yapıyor.

İşverenlere ait odalar dernekler toplandı. ”Enflasyonu önlemek birinci önceliğimiz olmadı” dediler fakat kimse de bir çözüm önermedi. Aslında Türkiye’nin birinci önceliği cari açığı düşürmek ve kur istikrarı sağlamaktır. Enflasyon bir sonuçtur.

Aslında Türkiye’nin birinci önceliği cari açığı düşürmek ve kur istikrarı sağlamaktır. Enflasyon bir sonuçtur.

Cari açık ülkenin kan kaybı demektir. Çözülmesi de zor değildir. Ama meselenin temeli olarak ekonomik istikrara dayanır ve ekonomik istikrar da bir bütündür.

Cari açığın önlenmesi, iktisat politikalarında, faiz ve kur politikasında, köklü değişiklikleri gerektirir. Bu konuda alınacak önlemlerin başarısı için, geçiş sürecinde büyümenin ertelenmesi, yeni yatırımların finansmanı gibi maliyetler ortaya çıkacaktır.

İTHAL GİRDİ ORANI DÜŞÜRÜLMELİ

Küresel süreçte hiçbir ekonominin dışa kapanma veya ithal ikameci politikalar uygulamasına imkân yoktur. Buna rağmen Türkiye’nin cari açık kıskacından kurtulması için önce sanayide kullandığı ithal aramalı ve hammadde payını en aza düşürmesi gerekir.

Bu durumda Pamuk gibi hammaddelerin, iplik gibi ara mallarının Türkiye’de üretimine devletin yüksek destek vermesi ve gerekirse geçici bir süre için devletin bu alanda piyasaya girmesi gerekir.

KUR SİSTEMİ DEĞİŞMELİDİR

Türkiye için optimal kur rejimi, ekonomik konjonktürü, mevcut riskleri, piyasa şartlarını dikkate alan ve kurdan dolayı ortaya çıkabilen sosyal maliyetleri minimize eden bir rejim olmalıdır. Bu rejim “yönetimli dalgalanma rejimi” olabilirdi.  Ancak yönetimli dalgalanma için kur MB elinde döviz rezervinin olması gerekir. 2021 MB swap işlemleri dışına resmi rezervler eksidedir. Bu günkü şartlarda Türkiye için yeni kur sistemi ancak Çin’in uyguladığı yarı sabit kur rejimi olabilir.

MB’DE REFORM YAPILMALI

Merkez Bankası kanununu değiştirip, MB’nin TL yanında ayrıca kuru da gözetmesini sağlamak gerekir. İlave olarak MB bağımsızlığı garanti altına alınmalıdır.

DIŞ TİCARET POLİTİKASI

2020 pandemi yılı olduğu için daha net sonuçlar verecek olan 2019 yılı dış ticaret verilerine bakarsak, toplam 31 milyar 174 milyon dış ticaret açığımız olmuş. Buna karşılık Rusya ve Çin’e olan dış ticaret açığımız daha yüksek, 34 milyar 13 milyon dolar olmuş.

AB ile olan dış ticaretimizden ise açık değil, 8 milyar 814 milyon dolar dış ticaret fazlası vermişiz. Yani Rusya ve Çin’e karşı vermiş olduğumuz dış ticaret açığının bir kısmını Avrupa ile olan dış ticaret fazlasıyla kapatmışız. Çin’den teknoloji ithal etmiyoruz. Bavul, plastik, deri eşya, incik-boncuk ithal ediyoruz. Rusya’ dan diğer ülkelerin aldığından daha pahalı gaz alıyoruz.

Bu şartlarda bu ülkelerle olan dış ticaret politikamızı neden değiştirmiyoruz? Arada bizi mecbur tutan ne var? Veya kimler var?

Doğrusu özellikle Çin’e karşı dış ticaret politikasını değiştirip, uluslararası anlaşmaların elverdiği ölçüde gümrük tarifeleri arttırılabiliriz. Kota uygulamak gibi bazı tedbirlerle bazı ürün gruplarının ithalatını zorlaştırabiliriz.

Küresel rekabet gücünü artıran politikalarla ihracatı teşvik eden politikaları da artırabiliriz.

Sonuç olarak; Kalkınmayı, siyasi, sosyal ve ekonomik istikrar getirir. Cari açık kan kaybıdır ve ülkenin yoksullaşmasına neden oluyor. Bu alanda reform yapmak için önce siyasette fedakârlık gerekir

KAYNAK Esfender KORKMAZ / Yeniçağ
DİĞER HABERLER
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI

Hükümet, salgın nedeniyle uygulamaya alınan kısa çalışmayı mart sonunda sonlandırmaya, buna karşın ücretsiz izin uygulamasını devam ettirmeye hazırlanıyor.

HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL
HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL

İş Kanunu bir işçinin iş güvencesine sahip olmasını, şartlara bağlıyor. İlk şart işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplamda 30’dan fazla çalışan bulunması. İkinci şart ise işçinin kıdeminin altı aydan uzun olması.

DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!
DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!

Milli gelir, büyüme, dış ticaret oranı, cari açık, hatta enflasyon; ekonomiyle ilgili tüm bu veriler bir “azalıyor”, bir “artıyor; seyri değişmeyen tek olgu var: İşsizlik! İşsizlik ‘sürekli olumsuz’ bir tabloyu oluşturuyor; günden haftaya, aydan yıla artıyor ve sadece iktisadi değil aynı zamanda sosyal bir sorun haline gelmiş bulunuyor.

‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI
‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI

Çalışma hayatı ile ilgili yasalar, “işçi”, “işveren”, “alt işveren” “işyeri”, gibi tanımlarla başlar. Göz ucuyla ve hızlıca bakıp geçtiğimiz bölümlerdir bunlar. Oysa bu tanımlamalar, ilgili yasanın nerede, nasıl ve kim için uygulanacağının ruhudur.