Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
18 Şubat 2021
BU KEZ İŞÇİ ŞAŞKIN, SORUN FARKLI VE HER YERDE

Bugüne kadar işçi sınıfının yaşadığı bütün belalar, kısmi hazırlıklarla bile baş edilebilecek türdendi.

BU KEZ İŞÇİ ŞAŞKIN, SORUN FARKLI VE HER YERDE

Özelleştirmeleri yaşadı işçi sınıfı. Fabrikasını, işini kaybetti işçi. Sendikanın, işçinin iyi hazırlandığı yerlerde bertaraf edildi belalar. Püskürtülemeyen yerde kusur bizlerde, sendikalarda, işçi önderlerindeydi.

Kaldı ki, yeniden işe girebilir, sendikalı, toplu sözleşmeli olabilirdi. Kıdem ve ihbar tazminatı gibi temel hakları da henüz elindeydi.

Taşeron belasını yaşadı işçi sınıfı. Öncesinde olmayan yeni ve ciddi sorunlardı. Bölgesel ve ulusal çapta uzun süreli mücadeleler gerekti. Kısmen başarıldı. Başarılamamış yerler için ışık yandı.

Emeklilik süreleri uzatıldı, ücretler düşürüldü. Ücret kayıpları mücadele ile giderilebilirdi. Emekliliğe dair yaralar intibak yasasıyla çözülebilirdi.

Bugüne dek 13 defa kıdem tazminatı ortadan kaldırılmak istendi. Bazıları niyette kaldı, bazısı tasarı oldu Meclise bile geldi. Bütün işçileri ilgilendiriyordu. Ve her defasında geri püskürtüldü tehlike.

İşverenler son zamanlarda belirli süreli sözleşmeyi yaymaya koyuldular. Son bir yılda, iki kez yasalaştırmak istediler. İkisinde de sendikaların tepkisi ile başarılı olamadılar.

ÖNCEKİLERDEN FARKLI DURUM

Bütün bunlar işçi sınıfı için büyük belalardı. Bazıları tehlike olmayı sürdürüyor. Başka sorunlar da var. Ama hepsinde,

Problemin içeriği bellidir.
Adres bellidir.
Zamanı bellidir.
Ne kadar etkileyeceği bellidir.
Özelleştirme, taşeron sistemi ve belirli süreli sözleşmelerin ilk zamanlarında meselenin içeriği ve ciddiyeti tam anlaşılamadığı için başından doğru önlemler alınamamış olsa da, bir süre sonra gereği yapılmaya başlanmıştı.

Oysa bu kez durum çok farklı…

Bu kez eldeki mevzuat işverenler için şimdilik yeterli. İşçinin gözünü korkutacak acil bir yasaya ihtiyaçları yok.

Bu kez sorun, belirli bir adreste, somutlanmış bir merkezde değil, yüzlerce, hatta binlerce işyerinde tek tek yaşanacak.

Bu kez düğmeye basılarak uygulanmayacak. Gürültüsü, patırtısı olmayacak. Milyonlarca işçi etkilenecek, ama hepsi tek tek yakalanacak bu yeni virüse.

Dahası, bu kez sorunu yaşayanlar bile tehlikenin farkında değil. Havalarına bakılırsa, virüs koşullarında evde ailesiyle olmanın sarhoşluğunu yaşıyorlar.

Virüs sonrası zehir kendisini göstermeye başlayınca çözüm çok daha zorlaşacak.

Bu kez sendikal harekette de sorunlar görünüyor. Bu çapta ilk defa karşılaşılan uzaktan çalışma düzeninin halıcı hale gelmesi durumunda nelere yol açacağı, ne yazık ki henüz incelenmiş değil. Doğacak zararlara karşı bir hazırlık görünmüyor.

Her yerde rehavet söz konusu… Covit 19’dan da destek alan bilinçli(!) işveren, sessiz ama hızlı, ama yaygın bir hazırlık içinde.

ÖNCEKİLERE BENZEMEYEN BELALAR

Bu çalışma biçimi virüs sonrasında da yayılır ve kalıcı hale getirilirse, işçi sınıfının temel kazanımlarını elinden almaya çalışan işverenlerin arzuları sessiz sedasız gerçekleşmiş olacak. “İşverenler uzaktan çalışmayı neden bu kadar sevdiler?” başlıklı yazımdaki işveren kazançları, aynı zamanda işçinin kayıplarıdır.

Özetin de özeti olarak sıralarsak,

Bu kez sadece işçinin kendisi değil, ailesi de maddi ve manevi yeni sorunlarla karşılaşacak.
İşçiye dayatılacak olan “belirli süreli sözleşme”, işçinin ve ailesinin hayatının karartılması demektir. Sözleşme bitimi işçi sorgusuz sualsiz, herhangi bir gerekçe gösterilmeden işten atılabilecek.

Belirli süreli sözleşme ile işçi, yıllar yılı yok edilmek istenen kıdem ve ihbar tazminatını tümüyle yitirecek.

30 kişinin ve fazlasının çalıştığı yerde altı ay çalışan işçiyi işveren geçerli bir sebep olmadan çıkaramıyor. Çıkarırsa işçi işe iade davası açabilir, yüklü tazminatlar alabiliyor. Oysa yeni durumda işveren Ali kıran baş kesendir. İşçinin iş güvencesi de işe iade davası açabilme hakkı da olmayacak.

Evlerde yalnızlaştırılmış üretime zorlanan işçinin, giderek dayanışma duygusu ve sınıf bilinci büyük tahribata uğrayacak, kör bir rekabetin içinde bulacaktır kendisini.

Evlere kapatılan işçi sendikasından istifa ettirilebilecek, sendikalaşmak isteyenin önüne engeller konabilecek.

Evde çalışma işçinin sadece sendikal özgürlüğünü yok etmekle kalmayacak toplu sözleşme hakkını da ortadan kaldıracaktır.

Bütün bunlar işçinin ve sendikal hareketin sırtını mindere yapıştırmak olacak.

Elbette sendikalarımız doğru tedbirleri zamanında almazsa.

KAYNAK Mehmet Akkaya / Aydınlık
DİĞER HABERLER
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI
İŞÇİYE ÜCRETSİZ İZİN TUZAĞI

Hükümet, salgın nedeniyle uygulamaya alınan kısa çalışmayı mart sonunda sonlandırmaya, buna karşın ücretsiz izin uygulamasını devam ettirmeye hazırlanıyor.

HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL
HER İŞÇİ İŞ GÜVENCESİNE SAHİP DEĞİL

İş Kanunu bir işçinin iş güvencesine sahip olmasını, şartlara bağlıyor. İlk şart işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde toplamda 30’dan fazla çalışan bulunması. İkinci şart ise işçinin kıdeminin altı aydan uzun olması.

DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!
DÜŞMEZ KALKMAZ BİR İŞSİZLİK!

Milli gelir, büyüme, dış ticaret oranı, cari açık, hatta enflasyon; ekonomiyle ilgili tüm bu veriler bir “azalıyor”, bir “artıyor; seyri değişmeyen tek olgu var: İşsizlik! İşsizlik ‘sürekli olumsuz’ bir tabloyu oluşturuyor; günden haftaya, aydan yıla artıyor ve sadece iktisadi değil aynı zamanda sosyal bir sorun haline gelmiş bulunuyor.

‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI
‘İŞYERİ’ TANIMI ANİDEN ÖNEM KAZANDI

Çalışma hayatı ile ilgili yasalar, “işçi”, “işveren”, “alt işveren” “işyeri”, gibi tanımlarla başlar. Göz ucuyla ve hızlıca bakıp geçtiğimiz bölümlerdir bunlar. Oysa bu tanımlamalar, ilgili yasanın nerede, nasıl ve kim için uygulanacağının ruhudur.