BU KADAR PARANIN KAYNAĞI NE?
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan´ın bahsettiği 3.9 milyar dolarlık yabancı girişi, hisse senedi, repo ve DİBS piyasasına yansımadı.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın bahsettiği 3.9 milyar dolarlık yabancı girişi, hisse senedi, repo ve DİBS piyasasına yansımadı.
Ali Babacan geçen hafta başında yatırımcıların Türkiye’ye duyduğu güvenin sürdüğünü belirterek "27 Ocak-13 Şubat arasında Türkiye’ye 3.9 milyar dolar giriş oldu. Kurdaki sakinlik bu girişe bağlı" demişti. Ancak verilere bakıldığında böyle bir giriş söz konusu değil.
Merkez Bankası (TCMB)verilerine göre yurtdışında yerleşik kişilerin mülkiyetindeki devlet iç borçlanma senedi (DİBS) portföyü, 7-14 Şubat haftasında bir önceki haftaya göre piyasa fiyatı değişimi ve kur farkından arındırılmış olarak 230 milyon dolar, hisse senedi değeri 151 milyon dolar artarken; repo değeri 308 milyon dolar azaldı. Toplamda 73 milyon dolarlık bir giriş yaşandı.
31 Ocak – 7 Şubat haftasında ise DİBS portföyünde 1 milyar 183 milyon dolar, hisse senedi portföyünde 57 milyon dolar, repo değerinde ise 682 milyon dolarlık çıkış yaşandı. Yani toplamda 1 milyar 922 milyon dolarlık çıkış yaşandı. 24-27 Ocak haftasında ise toplam 1.731 milyon dolar çıkış vardı.
Babacan’ın açıklamaları ekonomistler arasında da tartışma konusu oldu:
Ekonomist Mahfi Eğilmez: Verilerde bu girişi göremedim. Bu kadar net bir etki de piyasalarda görülmüyor açıkçası. Bu çapta bir giriş olsaydı dolarda daha fazla düşüş olması gerekirdi. 3 haftada 3.9 milyar dolarlık bir giriş çok büyük bir meblağ.
Borsa Yatırımcıları Demeği (BORYAD) Başkanı Ali Bahçuvan: Nasıl hesapladılar bilmiyoruz. Dövizdeki bir hareketten para girişi var deniyor. Kendilerinin nasıl, nereye geldiği konusunda bir bildiği vardır. Merkez Bankası verilerinde kayıtlı olarak görünen bir para değil 3.9 milyar dolar.
Merkez Bankası verilerine göre 7-14 şubat arasında piyasaya 73 milyon dolarlık giriş var. 31 Ocak-7 Şubat döneminde ise 1 milyar 922 milyon dolarlık çıkış söz konusu.
İki haftanın toplamında çıkış değeri 1 milyar 849 milyon doları buluyor. Ekonomist Uğur Gürses Hazine’nin 29 Ocakla gerçekleştirdiği 2.5 milyar dolarlık Eurobond ihracına dikkat çekti. Gürses "29 Ocak’ta 2.5 milyar dolarlık bir Eurobond ihracı var. Ülkeye şu kadar para girişi derken Babacan bunu kastediyor olabilir. Özel giriş yok aslında. Devlet kamunun sattığını da hesaba katmış ama yine de bu 3.9 milyar dolar etmiyor" dedi. Hazinenin 13 Şubat’ta da Bank of America Merrill Lynch, BNP Paribas ve Goldman Sachs’a verdiği yetki çerçevesinde 1.5 milyar dolarlık tahvil ihracı gerçekleştirdiğine dikkat çeken Gürses şunları söyledi: "Buna göre 19 Şubat’ta kayıtlara 1.5 milyar dolar girecek. Bunu da önceden hesaplara dahil etmiş olabilirler. Öz el sermaye hareketlerine baktığımızda çıkış olduğunu görüyoruz. Bu üç veriyi topladığımızda yaklaşık 3.9 milyar dolar ediyor. Özel sermaye girişi yok aslında. Özel kesimin borçlanması yok. Hazine satışları da ülkeye para gelmiş gibi gösteriliyor. Devletin garantili borçlanması bu. Biz zaten piyasalardaki endişelerden bahsederken özel sermaye girişi azalıyor diyoruz. Bu da bir anlamda yüksek faize geliyor. Faiz lobisi diye bir yandan yabancı sermaye eleştirilirken diğer yandan kamu borçlanmalarının sermaye girişi diye gösterilmesi ayrı bir konu."
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, ekonomideki sorunların çözümü için atılması gereken 17 maddelik bir yol haritası olduğunu belirterek, sorunların çözümü için öncelikle, "Açlık ve yoksulluğu ortadan kaldıracak sosyal güvenlik ve destek ağları oluşturulmalı, daralan ekonomide vergi ve prim borçlarının af değil ama yeniden yapılandırılmasının gündeme alınması gerekiyor" dedi.
Türkiye’deki gerçek işsizlik oranının yüzde 16 olduğunu söyleyen Oran, her 5 işsizden birinin de üniversite mezunu olduğunu belirtti. Oran’ın önerilerinden bazıları şöyle:
.Yoksulluk ve işsizlik ile kararlılıkla mücadele edilmeli ve sonlandırılmalı,
.Kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmeli ve caydırıcı uygulamalar yapılmalı,
.Mevcut işletmelerde her yeni kadın, genç ve engelli işe alımlarında vergi muafiyeti uygulanmalı,
.Asgari ücret üzerindeki vergi yükü yeniden yapılandırılmalı, en düşük maliyete çekilmeli, .KOBİ’lere bir önceki yıl ödedikleri vergi oranı doğrultusunda sıfır faizli kredi imkanı tanınmalı,
.Ziraat Bankası tarım ve çiftçiyi, Halk Bankası esnaf ve KOBİ’leri destekleyecek hale getirilmeli ve özelleştirilmemeli,
.Yeni istihdam yaratılması için özel bir destekleyici teşvik edici merkez oluşturulmalı.




















































































