Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
26 Nisan 2010
BU BİR UTANÇ YAZISIDIR…

Tekel işçilerinin vaziyeti…
Ne çabuk unuttuk değil mi?
“8 bin 350 Tekel işçisinden 8 bin 104’ü ‘4-C’li olmayı kabul etmedi”
Yani?
4-C’ye geçen Tekel işçisi sayısı 246’da kalmış.

BU BİR UTANÇ YAZISIDIR…
Nereye aitiz biz?
Bu haymatlos vicdanları nerede saklasak? Nerelere saklayarak korusak?
Dünyanın dört bir yanı adaletsizlikle dopdolu iken nereye saklayalım?
Okkalı savrulan ağız dolusu küfürler gibi yazılar yazmak… 
Suratlarınıza tükürür gibi noktalarımı ve virgüllerimi bu sayfaya fırlatmak istiyorum.
Bakın, hayatımızın belki de en güzel yazı başladı…
Fıstık çamlarının gölgesinde, bir baca dibinde yavrusunu güden martılar çığlık çığlığa…
Sonsuz maviliklere bakarken vicdan paklamak ne zor. Gazete sayfaları önümde serili…
Kepazelikler içinde bir güzellik arıyorum… Ülkeme dair bir umut…
Başbakanlığı “Asan ve kesen” olarak görmeyen bir zihniyetten uzak bir ufuk… 
Bir anda AKŞAM’dan Çiğdem Toker’in yazısı önüme düştü…
Tekel işçilerinin vaziyeti…
Ne çabuk unuttuk değil mi? 
“8 bin 350 Tekel işçisinden 8 bin 104’ü  ‘4-C’li olmayı kabul etmedi”
Yani?
4-C’ye geçen Tekel işçisi sayısı 246’da kalmış.
246 Tekel işçisinin üçte ikisi ise  “öksüz ve yetim”lerden oluşuyormuş.
Bu ne demek?
Kadrosuz, güvencesiz çalışmaya boyun eğen 160 Tekel işçisi, Çocuk Esirgeme Kurumları’ndan ‘çıkan’ ana-babasız büyümüş işçilermiş.
Yalanlarınız, tehditleriniz, dayaklarınız yetimlere yetti efendiler…
Onca biber gazı… Onca dayak… Onca tehdit… Onca yalan… Ve gücünüz bu yetimlere yetti.
Utanın…
Diğer Tekel işçileri onurlarıyla, yoksulluk içinde, dimdik ayakta…
İnanın sarsıldım.
Hatırlar mısınız? Sayın Başbakan Tekel işçilerin paralarını çektiklerini söyleyip bu direnişi neye bağlamıştı?
“Bu haksız bir eylem ve daha önce söylediğim gibi ideolojik bir eylemdir ve bu ideolojik eyleme alet olanlar vardır. Hiç Tekel işçiliğiyle alakası olmayanların da bu işin içinde olduğunu çok açık net gördük, görüyoruz.”
Sonra bunun usulsüz ve ahlaksız bir banka oyunu olduğunu öğrendik.
Ardından Tekel işçileri Ankara’ya gelip bir basın açıklaması yapmak istediler.
Anayasa o gün Ankara’da tamamen keyfi bir şekilde askıya alındı. Ve nasıl bir polis devletine dönüştüğümüz tescillenircesine o insanlar ve destek vermeye gelenlere gene meydan dayağı atıldı.
Bunca yalanla ve zulümle daha ne kadar yaşayacağız?
Demokratikleşme cayırtıları arasında işte Tekel direnişi ve işte gerçekler…
Bir avuç insanın onuru, direnişi, onca karartmaya ve yanıltmaya karşın yükseldiği yerde dimdik duruyor.
Dayanamayıp düşenlerden 160 tanesi de bu devletin bakmakla yükümlü olduğu anasız babası çocuklar…
Onları yetimhaneden alıp işe yerleştiren devlet baba, Amerikalılara şirket satacağım diye bu yetimleri kapı önüne koyuyor.
“Baba, sen ne yapıyorsun?” diye direnince önce tehdit, sonra biber gazı ardından sopa…
Şimdi gittiler ve çaresiz 4-C’ye imza attılar…
Resmen modern köle oldular.
O 160 çocuğun kölelik imzası bu topraklara ait olduğunu söyleyen bir zihniyetin ne kadar alçalabileceğinin tarihimize kazınmış utanç vesikasıdır.
Söyleyecek başka şey yok.

 

DİĞER HABERLER
TİSK VE İŞ GÜVENCESİ TARTIŞMALARI (1992)
TİSK VE İŞ GÜVENCESİ TARTIŞMALARI (1992)

1992 yılında çalışma hayatında önemli değişikliklerin yaşandığı günlerde iş güvencesi talebi öne çıktı.

YILIN İLK ÜÇ AYINDA EN AZ 425 İŞÇİ ÇALIŞIRKEN ÖLDÜ
YILIN İLK ÜÇ AYINDA EN AZ 425 İŞÇİ ÇALIŞIRKEN ÖLDÜ

İş sağlığı önlemlerinin yetersiz kalmasının faturasını emekçiler canıyla ödüyor. İSİG raporuna göre, 2024 yılının ilk üç ayında 425 emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Yaşamını yitirenlerden 16’sı çocuk işçiler.

10 MADDEDE SEÇİM SONRASI EMEĞİ BEKLEYEN TEHLİKELER
10 MADDEDE SEÇİM SONRASI EMEĞİ BEKLEYEN TEHLİKELER

Seçimlerden sonra yoksullaştırıcı neoliberal ekonomi politikası derinleşerek devam edecek. Pahalılık artarken kemerler daha da sıkılacak ve emek gelirleri düşecek. Borç sarmalı daha da derinleşecek. İşsizlik tehlikesi büyük. Bu iç karartıcı tablodan çıkış için toplumsal muhalefetin yükselişi ve erken seçim talebi çok önemli.

EKONOMİK KRİZİN FATURASINI KİM ÖDEYECEK?
EKONOMİK KRİZİN FATURASINI KİM ÖDEYECEK?

Ekonomik krizin nedenleri ve niteliği üzerine elitler arasında yoğun bir tartışma var.