Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
23 Haziran 2011
BÖLGESEL ASGARİ ÜCRETE DÖNER MİYİZ?

İstihdam paketi adı altında bölgesel asgari ücret de gündeme getiriliyor. 1951 ile 1974 yılları arasında uygulanan bölgesel asgari ücret, Anayasa Mahkemesi´nce sona erdirilmişti.

BÖLGESEL ASGARİ ÜCRETE DÖNER MİYİZ?

        "İstihdam paketi" adı altında bölgesel asgari ücret de gündeme getiriliyor. 1951 ile 1974 yılları arasında uygulanan bölgesel asgari ücret, Anayasa Mahkemesi’nce sona erdirilmişti. Şimdi yeniden gündeme getirilmeye çalışılıyor, bakalım geriye dönüş olacak mı?                                                                                                                                         

       Ülkemizde ilk asgari ücret belirlemesi 1951 yılında başlatılmıştır ve bölgesel, daha doğrusu kentseldir. Her kentin yöneticileri, uygulanacak asgari ücreti kendileri belirlerdi. 

       1951 yılından 1967 yılına kadar asgari ücretin yerel (kentsel) düzeydeki katılımcılardan oluşan "mahalli komisyonlar" tarafından belirlenmesi sırasında, komisyonlar arasında koordinasyon bozukluğu, benzer ve yakın yerlerde farklı ücretlerin uygulanması ve tespit edilen asgari ücrete itirazların çoğalması nedeniyle 1967 yılında merkezi nitelikte bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyon da bölgelere göre farklı asgari ücretler tespit ediyordu. Ancak, TBMM’de bulunan Türkiye işçi Partisi’nin (TİP) Anayasa Mahkemesi’ne başvurması sonrasında, Anayasa Mahkemesi bölgesel asgari ücreti eşitlik ilkesine aykırı buldu ve iptal etti. 

       İptalden sonra 1974 yılında ilk kez ülke düzeyinde asgari ücret belirlenmeye başlandı. 1974-1989 yılları arasında tarım ve sanayi kesimi için farklı ücretler uygulanırken 1989 yılından sonra ülke çapında sanayi-tarım ayrımı olmaksızın tüm iş kolları için tek bir asgari ücret uygulamasına geçildi.

ŞU AN NASIL BELİRLENİYOR?

       1989 yüından bu yana asgari ücret, Çalışma Bakanlığı’nda 5 işçi, 5 işveren ve 5 hükümet temsilcisinden oluşan merkezi nitelikteki asgari ücret komisyonu tarafından bütün iş kollarını kapsayacak şekilde belirleniyor.

       Asgari ücret Yönetmeliği’ne göre asgari ücretin "dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep vb. sebeplere dayalı bir ayrım yapılmadan" tespit edilmesi gerekiyor. Yine uygulamaya göre asgari ücret, "işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşüamaya yetecek ücret" olarak tanımlanmaktadır.

       Ancak bu tanıma 2001 yılında eklenen cümle, yukarıda sayılanları ortadan kaldırmıştır, ilgili cümle şöyledir: "Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur." "Ülkenin ekonomik durumu" ibaresi oldukça muğlak ve asgari ücretin belirlenmesinde diğer bütün kriterleri yok ederi bir kavramdır.

       Yani, bir çalışanın tüm ihtiyaçlarını tespit ettikten sonra, "Ülkenin ekonomik durumu buna izin vermiyor" denilerek verilmesi gereken asgari ücretten daha düşük ücret belirlemesine geçilmiştir.

ANAYASA’DAKİ EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI

       Bu soruya en doğru cevap, "halk yeterince doğru bilgilendirilmez ve istihdamı artıracak yalanına kişiler inanırsa" evet olacaktır. Ancak bölgesel asgari ücret, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi daha düşük ücret belirlenen bölgelerden daha yüksek ücret belirlenen bölgelere göçü hızlandırır. Düşük ücret belirlenen bölgelerdeki vatandaşlar, kendilerini 2 hatta 3’üncü sınıf hissetmeye başlarlar. Ayrıca bu tür girişimler, emeğin üretimden aldığı payın daha da azaltılmasına ve zaten bozuk olan gelir dağılımının daha da bozulmasına imkân yaratacağı gibi sermayenin milli gelirden aldığı payın daha da büyümesini temin edecektir.

IMF İLE PATRONLAR BÖLGESEL ÜCRET İSTİYOR

       Uluslararası Para Fonu (IMF), bölgesel asgari ücret uygulamasına 2005’te tam destek verdiğini açıkladı. Türkiye’deki asgari ücreti yüksek bulan IMF, hızla bölgesel asgari ücret uygulamasını öneriyor.   

    OECD, Ekonomik işbirliği ve Kalkınma Örgütü, Türkiye 2008 raporunda ulusal düzeydeki asgari ücret artışlarının sınırlanması gerektiğini ve derhal bölgesel asgari ücrete geçilmesi gerektiğini savunuyor.

       TÜSİAD, geçtiğimiz aylarda "Türkiye’de Bölgesel Farklar ve Politikalar" adlı bir rapor yayınlayarak bölgesel asgari ücrete tam destek verdi.

       İTO, 2007 yılında konuya dair ayrıntılı bir rapor hazırlayarak bölgesel asgari ücret uygulamasının nasıl olması gerektiğine dair bir model sundu.

SÖZLEŞMELİ PERSONELİN ATANACAĞI MEMUR KADRO UNVANLARI BELİRLENDİ

       Sözleşmeli personelin memur kadrolarına atanmasını öngören Kanun Hükmünde Kararname’ye ilişkin Uygulama Tebliği, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. MALİye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı’nın Tebliği ile sözleşmeli personelin atanacağı memur kadro unvanları belirlendi. Buna göre, Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli cetvellerde sözleşmeli personel unvanıyla aynı unvanlı memur kadrolarına atanacaklar 1 sayılı listede, Kararname’ye ekli cetvellerde sözleşmeli personel pozisyon unvanıyla aynı unvanlı memur kadrosu bulunmayanların atanacağı memur kadroları ise 2 sayılı listede gösterildi, öğretmen, vaiz, avukat, uzman, tabip, kimyager, teknisyen, aşçı, hizmetli, mübaşir gibi unvanlar 1 sayılı listede yer alırken, 2 sayılı listede çevre mühendisi, ingilizce öğretmeni, elektrik mühendisi, seramikçi, kat hizmetlisi, kuaför, vitray ustası, dans uzmanı, muhabir, yapımcı, yönetmen gibi unvanlar dikkati çekti. Düzenleme uyarınca sözleşmeli personel, kurumlarınca tespit edilen memur kadrolarına 4 Haziran 2011 tarihinden itibaren 60 gün içinde atanacak.

SÖZLEŞMELİLER NASIL MEMUR OLACAK?

       MALİye Bakanlığı, sözleşmeli personelin memur kadrolarına geçirilmesini öngören 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) Uygulama Tebliğinin ardından, kamu kuruluşlarına yönelik bir de Uygulama Rehberi hazırladı. Buna göre memur olmak isteyen çalışan sözleşmeliler, 4 Temmuz 2011 tarihine kadar kurumlarına yazılı olarak başvuracak. Doğum, askerlik ve ücretsiz izin nedeniyle ayrılanlar ise 1 ay içinde kurumlarına yazılı olarak başvuracak. Sözleşmelilerin hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla aylık derece ve kademelerde değerlendirilecek. Memur kadrolarına atanan sözleşmeliler göreve ‘ başladığı ayı takip eden ay başından itibaren memurların mali ve sosyal haklarına sahip olacak, memur olan sözleşmelilere iş sonu tazminatı ödenmeyecek. Tazminata esas hizmetleri ikramiye sürelerine eklenecek. Kapsamdaki sözleşmeli personelden memur kadrolarına atananlardan boşalan pozisyonlar başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacak.

DİĞER HABERLER
İŞ KANUNUNDA TEMSİLCİ İŞÇİLERİN GÜVENCESİ (1936-1960)
İŞ KANUNUNDA TEMSİLCİ İŞÇİLERİN GÜVENCESİ (1936-1960)

1936 yılında kabul edilen ve 1937 yılında yürürlüğe giren 3008 sayılı İş Kanununda getirilen önemli düzenlemelerden biri, “mümessil işçi” uygulamasıydı.

BU KUYUDAN SU ÇIKMAZ!
BU KUYUDAN SU ÇIKMAZ!

Yeni vergi paketi bugünlerde asıl gündemde olması gereken asgari ücret ve emekli aylıkları artışlarını arka plana itecek. Yeni vergi paketi, emek gelirleri üzerindeki vergilerde bir azalmaya yol açmayacak. Pakette devasa şirket kârları ve servetler için anlamlı yeni vergiler yok.

BORÇ YAKAYA YAPIŞTI
BORÇ YAKAYA YAPIŞTI

İktidar, asgari ücrete ara zam beklentilerine kulak tıkarken borç, yurttaşın yakasına yapıştı. Enflasyon karşısında geliri yetersiz kalan yurttaşlar kartlara sarıldı. Kartla yapılan yemek harcamalarının tutarı ise yüzde 146,36 arttı.

ŞEYTAN KULAĞINA KURŞUN VERGİLER
ŞEYTAN KULAĞINA KURŞUN VERGİLER

Bundan 3,800 yıl önce Hammurabi, Babil caddelerine dev tabletler asmış ve üzerine şunu yazmıştı; “Vergi vermeyenin kellesi gider.”