Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
08 Haziran 2011
AVRUPA PARLAMENTO ÜYELERİNDEN ÇALIŞMA BAKANI ÖMER DİNÇER’E MEKTUP

AVRUPA PARLAMENTO ÜYELERİNDEN ÇALIŞMA BAKANI ÖMER DİNÇER´E MEKTUP

AVRUPA PARLAMENTO ÜYELERİNDEN ÇALIŞMA BAKANI ÖMER DİNÇER’E MEKTUP

Avrupa Parlamento üyeleri , Ankara’da 1 Nisan 2010’da yaptıkları eylem ve eyleme destek verdikleri gerekçesiyle yargılanan 111 sendikacı hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’e mektup göndermiştir.

Avrupa Parlamento üyeleri tarafından  gönderilen uyarı mektubunun Türkçe ve İngilizce  metni aşağıda verilmiştir.
 

             Değerli  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı,

            Sayın Dinçer,
 
 
            TEKGIDA-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel,  diğer yerel yöneticiler, 12 şube başkanı, eski ve önceki DİSK başkanı, KESK başkanları , diğer sendika ve eylemcileri kapsayan 111 Sendika lideri, üyeler ve destek verenler hakkında açılan dava nedeniyle size hitap etmekte olduğumuzu belirtmek isteriz.
            Bu açılan dava hakkında duyduğumuz endişeyi belirtmek  isteriz  ve bu vesile  ile  sendika yetkililerine karşı açılan davadan vazgeçilmesi yönünde hükümetinize çağrıda bulunuyoruz.
            Yaklaşık 1,5 yıldır, Türkiye ‘de yükselen  cesur sendikal hareket  uluslarası camiada büyük bir dikkat çekmiş ve sempati uyandırmıştır. 2010 yılı 1 Mayıs’ta Taksim’de 250.000 işçinin barış içinde biraraya gelmesi  bazı kesimlerce Türk demokrasi tarihinde bir dönüm noktası olarak büyük ölçüde kabul görmüştür. Geçtiğimiz aylarda, işten çıkarılan 12.000 Tekel işçisi ve ailelerinin sosyal hakları için göstermiş olduğu direniş  bütün ülkeye yayılmıştır. Kuşkusuz bu mücadele Türk işçi hareketine sembolik olarak yüsek bir değer katmasının yanısıra, aynı zamanda sivil toplumun meşru hak ve çıkarlarının ifade edilmesine imkan sağlamıştır.
 
            Biz, Avrupa Parlamentosu üyeleri olarak demokrasinin  ve güçler ayrılığının büyük ölçüde aktif ve örgütlenmiş sivil toplumun varlığına bağlı olduğunu inanmaktayız. Biz demokrasinin vatandaşların çoğunun ilgisine ve  buna kendine adamasına bağlı olduğuna inanmaktayız. Modern ülkelerde, Türkiye gibi bağımsız işçi sendikaları ,  önemli  ve sivil toplumun ayrılmaz bir parçası olarak görülmektedir.
 
            Şu an, Ankara Savcılığı tarafından 111 sendika yetkilisine karşı , 5 yıl hapis cezası istemiyle  dava açıldığına ilişkin haberi kötü bir süpriz olarak öğrenmiş bulunmaktayız. Böyle kitlesel davaların ki 1 Nisan 2010 tarihinde Ankarada Tekel çalışanlarının gösterisinde olduğu gibi,  tamamen yasal bir şekilde protestoda bulunan vatandaşları suçlu olarak yargılamanın Türkiye Cumhuriyetinin demokratikleşmesine ciddi bir zarar vereceğinden endişe duymaktayız.
 
            Sendikal hareketin bu şekilde yargılanması, 87 Sayılı İLO Sözleşmesiyle tanınan, çalışanların bu tür eylemleri uluslarası norm ve standartlarda serbestçe yapabilme hakkını açıkça ihlal etmektir.
 
 
            Bütün bu belirtilen sebeplerden ötürü, hükümetinize, ivedilikle  bütün bu sendika yetkililerine karşı yapılan suçlamaların  kayıtsız ve şartsız bir şekilde  geri çekilmesi ve Türk işçi sendikalarının şiddet ve baskı olmaksızın faaliyetlerini yerine getirebilme hakkını kullanmalarının sağlanması konusunda çağrıda bulunmaktayız.
 
            Bizim görüşümüze göre devletin görevi, işçi sendikalarının faaliyetlerini cezalandırmak yerine çalışanların haklarını korumak ve geliştirmektir.
 
            Sizden bu konuyla ilgili olarak harekete geçmenizi ve yorumlarınızı beklemekteyiz.
 
Saygılarımızla,
Jürgen KLUTE, Avrupa Parlamentosu üyesi  (Almanya)
Bart STAES, Avrupa Parlamentosu üyesi  (Belçika)
Eva-Britt SVENSSON, Avrupa Parlamentosu üyesi  (İsveç)
Nikolaos CHOUNTIS, Avrupa Parlamentosu üyesi  (Yunanistan)
Willy MEYER PLEITE, Avrupa Parlamentosu üyesi  (İspanya)
Helmut SCHOLZ, Avrupa Parlamentosu üyesi  (Almanya)
Marie-Christine VERGIAT, Avrupa Parlamentosu üyesi  (Fransa)
Rui TAVARES, Avrupa Parlamentosu üyesi  (Portekiz)
Paul MURPHY, Avrupa Parlamentosu üyesi  (İrlanda)
 
Brussels, June 2nd 2011
 
 
Honarable Labour and Social Security Minister of the Republic of Turkey,  
Dear Mr Dincer, 
 
we are adressing you on the eve of the opening the trial against 111 trade union members including TEKGIDA-IS President Mustafa Turkel, 4 national officers, twelve branch presidents, current and former heads of the DISK union, two former leaders of the public sector confederation KESK and other prominent union and social activists.
 
We would like to express our serious concern about this upcoming trial and explain why we are, hereby, calling on your government to unconditionally drop the charges against the accused officers.
 
For around one and a half year, the rise of a lively and brave trade union movement in Turkey has been attracting a lot of international attention and sympathy. The peaceful gathering of 250,000 workers on Taksim place in Istanbul on May, 1st 2010 was widely and positively recognized and interpreted by some as a landmark in the history of Turkish democratization. During the months before, the struggle of 12,000 dismissed TEKEL workers and their families for their social rights had moved the country. Little doubt should be about the high symbolic value of their struggle to Turkish union movement, but also to the possibilities of civil society to express their concerns and legitimate interests.
 
We, as Members of European Parliament, feel that democracy and the division of powers do heavily depend on the existence of an active and organized civil society. We believe that democracy depends on the interest and critical commitment of a maximum of citizens. In modern States, such as Turkey, independent trade unions are an important and unalienable and recognized part of civil society. 
 
With sad surprise we now had to learn that Ankara Public Prosecutor has filed criminal charges against 111 union officers, threatening them with prison terms of up to 5 years. We are afraid that a mass trial would seriously harm the democratization process of the Republic of Turkey and criminalize citizens’ legitimate protest, such as, in this case, the demonstration of TEKEL workers on April, 1st 2010 in Ankara. We would also like to point to harassment and violence that had to face demonstrators on the mentioned day by police forces.
 
The use of the courts to criminalize trade union action in this manner is a clear violation of international norms and standards, including Convention 87 of the ILO which clearly guarantees workers the right to freely conduct such actions.
 
For the outlined reasons, we call on your government to immediately and unconditionally drop all charges against all the trade union officers and to assure to Turkish trade unions the right to conduct their activities free of violence and harassment. From our point of view, it is the duty of the State to protect and promote workers’ rights instead of criminalizing trade union activity. 
 
We are looking forward to your reaction and comments.
 
Yours sincerly,
Jürgen KLUTE, Member of European Parliament (Germany)
Bart STAES, Member of European Parliament (Belgium)
Eva-Britt SVENSSON, Member of European Parliament (Sweden)
Nikolaos CHOUNTIS, Member of European Parliament (Greece)
Willy MEYER PLEITE, Member of European Parliament (Spain)
Helmut SCHOLZ, Member of European Parliament (Germany)
Marie-Christine VERGIAT, Member of European Parliament (France)

Rui TAVARES, Member of European Parliament (Portugal)

Paul MURPHY, Member of European Parliament (Irland)
 

 

DİĞER HABERLER
CARGİLL DİRENİŞİ ÜÇÜNCÜ YILINI GERİDE BIRAKTI
CARGİLL DİRENİŞİ ÜÇÜNCÜ YILINI GERİDE BIRAKTI

Cargill işçilerinin işe iade talebiyle başlattıkları direnişleri 3 yılı geride bıraktı. Tekgıda-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atıldıkları mahkeme tarafından tescillense de işçilerin talepleri yerine getirilmiyor.

CARGİLL’E KARŞI ULUSLARARASI SANAL MİTİNG BU AKŞAM 21.00’DE DAVETLİSİNİZ..!
CARGİLL’E KARŞI ULUSLARARASI SANAL MİTİNG BU AKŞAM 21.00’DE DAVETLİSİNİZ..!

Bu akşam (17 Nisan Cumartesi) saat 21.00’da Cargill Türkiye’de anayasal hakları için mücadele verdikleri için işten atılan kardeşlerimizi desteklemek için, IUF ile dünya çapındaki kardeş sendikalarla birlikte “Biz Cargill 8’lisiyiz” yazan bir çıkartma ve İngilizce tek sayfalık bir broşürü paylaşarak sanal miting düzenliyoruz.

ADKOTÜRK İŞVERENİNDEN İŞÇİ KIYIMI
ADKOTÜRK İŞVERENİNDEN İŞÇİ KIYIMI

Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Adkotürk’te örgütlenen Tekgıda-İş Sendikası’nın hukuki mücadelesi zaferle sonuçlandı.

MERKEZ BANKASI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE DESTEK VERMEDİ!
MERKEZ BANKASI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE DESTEK VERMEDİ!

-Merkez Bankası faizi yüzde 19’da tutarak “faiz indirimi yoluyla enflasyonu düşürme politikası”na destek vermemeyi tercih etti.

-PPK açıklamasında faizin enflasyonun hep üstünde tutulacağı da belirtildi. Şu durumda faizi aşağı çekerek enflasyonu düşürme ve piyasaları canlandırma politikasını terk mi ettik?