Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
05 Mart 2017
ATINI SENATOR YAPAN İMPARATOR

Augustus Germanıcus Roma İmparatorluğu´nun üçüncü İmparatorudur. 37-41 yılları arasında imparatorluk yapmıştır ve takma adı Caligula’dır. Çok uçuk bir adamdı.

ATINI SENATOR YAPAN İMPARATOR

Augustus Germanıcus Roma İmparatorluğu’nun üçüncü İmparatorudur. 37-41 yılları arasında imparatorluk yapmıştır ve takma adı Caligula’dır. Çok uçuk bir adamdı. Cinsel tacizleri, ensest ilişkileri ile ünlüydü. Etrafını küçük görür, iktidar gücünün doruğunda kendini tanrının yeryüzündeki gölgesi sanırdı. Yarattığı korku düzeninde kimse karşı çıkmaya cesaret edemezdi. Kendini öyle güçlü ve vazgeçilmez sayıyorduki atı Incitatus’u mermerden bir ahırda besliyordu. Atı halkından kıymetli ve önemliydi. Atına sırma eğerler, altından özengiler yaptırmış ve boynuna süreki pırlanta gerdanlıklar taktırmıştı. Zulmü, ahlâksız yaşamı etrafını öylesine bezdirmişti ama hiç kimse karşı çıkma cesaretini gösteremiyordu. Kendisini öylesine güçlü görüyordu ki atı Incitatus’u Senato’ya Konsül yaptı ve kimse ağzını açıp itiraz edemedi. Güçlüydü ama için için de korkuyordu. Korkusu yüzünden etrafında yüzlerce koruma ile gezerdi. İnsanların bir tahammül, bir dayanma sınırı olduğunu bilemedi ve daha uzun yıllar o dorukta gücünü kullanarak imparatorluğunu sürdürüceğini sandı. En kuvvetli olduğu bir gün, topluma yaşattıklarına, yarattığı zulme dayanamayan muhafızları Caligula’yı 41 yılında hançerlerle delik deşik ettiler. Tarih daha sonraları tekerrür edecek ve halkına zulmeden, halkını köleleştirmeye çalışan imparatorlar, krallar ya korumaları ya da düşmanları tarafından yok edilecek, rahat döşeklerinde değil darağaçlarında, sokaklarda öleceklerdi.

SİYASETTE GÜÇ İNSANI BOZAR
 
İngilizcede siyasiler için kullanılan bir deyim vardır; “power corrupts.” Bunu Türkçeye güç insanı bozar, yozlaştırır olarak çevirebiliriz. Siyasette öne çıkan insanların etrafını, özellikle geri kalmış ya da gelişmekte olan ülkelerde, kişilik fukarası, tabasbusa meyilli, el-etek öpmeye meraklı yalaka insanlar sarar. O lider uçmasa da onu uçururlar, tanrılaştırırlar ve kendi yarattıkları puta tapmaya başlarlar. Bir toplumun başına gelecek en büyük felaket budur. Bu malûm çevre o taptıkları insana ülkede cehaleti ayaklandırması yolunda öğütler verirler. Bilimin ve bilgeliğin yok edildiği toplumların cahillerin egemenliğinde ve çoğunluğunda daha kolay yönetileceğini söylerler ve onu ulemanın öne çıkarılmasına inandırırlar. Cehaletin kalkındığı, ulemanın yol gösterici olduğu toplumlar bilime sırtını dönerek kör bir karanlığın tutsağı olurlar ve kendisinin tanrının gölgesi olduğuna inandırılmış kişi de iktidarın nimetlerini sömürerek acımasızca kullanmaya başlar ama uzun sürmez bir gün gelir keser döner, sap döner ve hesap verme günü gelir.
 
QUO VADİS TÜRKİYE?
 
Türkiye’deki gelişmelere tarihin aynasından bakmak ve gelişmeleri ona göre değerlendirmek gerek. 2002’den beri iktidarda olan ve iktidarın gücünü büyük bir savurganlıkla kullanan AKP’ye “Demokrasi neden size yetmedi?” diye sormak gerek. Demokrasi yönetenlerin hesap vermek zorunda olduğu bir siyasal rejimin adıdır. AKP hesap veremeyeceği işlerin mimarı mı oldu da demokrasiye veda etmek istiyor? Demokrasilerde kurumlar birbirini denetleyerek toplum yönetilir. Halkın halk tarafından, halk için yönetilmesi asıldır. Egemenlik bir kişinin veya kurumun değil halkındır. Bilim toplumun meşalesidir. Yargı bağımsızdır ve böyle toplumlarda tuz asla kokmaz. AKP şimdi bu gerçeklere sırtını dönüp yasa yapma, bütçe yapma, yargıçları atama, Meclis’i feshetme ve 600 kişilik bir Meclis’in 400 vekili istemedikçe partili Cumhurbaşkanının asla sorgulanamayacağı, başkanın istemediği karar alan Meclis’i derhal feshedebileceği bir düzen getirilmek isteniyor. Bu düzen gelirse terör bitecek, ekonomi düzelecek, işsizlik azalacak ülkeye huzur gelecek yalanı söyleniyor. Bu kadar yetkinin verildiği bir makamda oturan insanın bozulması, yozlaşması önlenemez. O makamın sahibinden hesap da sorulamayacağına göre topluma cehennem azabı yaşatabilecek bir makam yaratılmak isteniyor demektir. Sorun bir şahsa kimsenin sorgulayamayacağı yetkiler vermek değil siyasal rejimin değişmesidir. Bugün “A” bu yetkilerin sorumlusu olur yarın “B”. Konu şahsa göre elbise dikmek, onu mutlu etmek değildir. Konu halkın güven içinde yaşayacağı bir düzen kurmaktır yoksa onu kuşkularla dolu bir yaşama mahkûm etmek değildir. Yaratılmak istenen bu makamda oturacak kişi dilerse atını bile milletvekili yapabilir ve kimse onu sorgulayamaz. Halkımız atını milletvekili yapabilecek bir başkanlık rejimine mutlaka hayır demelidir.
DİĞER HABERLER
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ
AÇLIK SINIRI 7 BİN 245 TL’YE, YOKSULLUK SINIRI 23 BİN 600 TL’YE YÜKSELDİ

Türk-İş’in verilerine göre eylülde açlık sınırı 7 bin 245,18 TL’ye, yoksulluk sınırı 23 bin 599 TL’ye yükseldi. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 5,15 yıllık 130,01 arttı.

KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?
KUR ARTIŞI BAZ ETKİSİNE DAYALI ENFLASYON DÜŞÜŞÜNE SEKTE VURUR MU?

Son günlerde belirginleşen kur artışı iyice hızlanır, başka etkenler de devreye girerse son çeyrekte enflasyon öngörülenin üstüne çıkar ve bu da aralıkta başlayacak baz etkili yıllık enflasyon düşüşünün törpülenmesi sonucunu doğurur.

EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ
EYT’Yİ ARALIKTA AÇIKLAYACAĞIZ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ile ilgili teknik çalışmanın tamamlandığını duyurdu.

AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR
AVRUPA VE RUSYA, TÜRK GIDA ÜRÜNLERİNE YÖNELİYOR

Batı Karadeniz’in ilk karma fuarı Türkiye-Ortadoğu Ticaret Fuarı (TRADEF) 21-24 Eylül tarihlerinde Kastamonu’da düzenlenecek.