ASGARİ ÜCRET KOMEDYASI
Kapitalizm, üretim araçlarına sahip olanların, işçinin ürettiği değerin bir kısmına el koymasıdır. Ne kadarına el konacağı ise, işçinin gücüne ve örgütlülüğüne göre değişir. Asgari ücret, işçinin ancak yeniden üretebilmesini sağlayacak düzeyde, ölmeden yaşatılmasını sağlayacak ücrettir.
Kapitalizm, üretim araçlarına sahip olanların, işçinin ürettiği değerin bir kısmına el koymasıdır. Ne kadarına el konacağı ise, işçinin gücüne ve örgütlülüğüne göre değişir. Asgari ücret, işçinin ancak yeniden üretebilmesini sağlayacak düzeyde, ölmeden yaşatılmasını sağlayacak ücrettir.
Asgari ücretli, birey olmaktan öteye çıkamamış, örgütsüz, birlikte hareket etme kabiliyeti yok denecek kadar az. Parça başı iş, işe göre prim gibi oyunlarla yaratüan küçük ücret farklılıkları ile aralarında körüklenen rekabet ise, yarattığı değeri ve işverenin sömürüsünün boyutunu görmesini engelliyor.
Rakibi, işveren değil, yarattığı değerin büyük kısmına el koyan, ancak yeniden üretecek kadar yaşamasım sağlayacak ücret veren değil, kendisinden üç kuruş daha fazla ücret alan, azıcık daha kolay işi yapan diğer işçidir ona göre. Sınıf bilincinin yeşermesine olanak tanınmayan bu ortam, işçinin kendisini işverenin insafına terk etmesiyle sonuçlanıyor. Sendikaların onlar adına söz söylüyor olması ise, göstermeliktir. Nitekim işverenler ve hükümet de, göstermelik savununun farkında oldukları için, sendikaları ciddiye almamaktadır.
Hal böyle olunca, 2012 Ekim ayına göre 5 milyon 659 bin 607 asgari ücretliye, asgari ücretlinin, toplam işçi sayısının % 46.19’unu oluşturmasına rağmen, ancak işverenlere para kazandırmaya devam edecek düzeyde yaşatüıyorlar. Başka bir deyişle, işçi sınıfının yarısı, hükümetlerin ve işverenlerin, en azgın sömürüsünü yaşıyorlar. Sendikası olmayan, sendikanın "s" harfini bile anması bile kapı dışına konmasına yeten, günde 8 saatten fazla çahştırılan, ama fazla mesai ücreti ödenmeyen, hafta tatili nedir bilmeyen, yer yer maaşlarını bile aylar boyu alamayan sahipsiz milyonlar.
15 kişilik komisyon belirliyor bu milyonların maaşını. Beş kişi işveren sendikasından, 5 kişi Hükümet temsilcisi, 5 kişi ise en fazla üyesi olan işçi konfederasyonundan. İşveren ve hükümet elbirliği ediyorlar, işçi tarafı 1/3 sayı ile her zaman muhalefet şerhi koymak zorunda kalıyor. Komedi buradan başlıyor. Peki, yaratılan işgücü ve işverene ne kadar kazandırdığı dikkate alınmadığına göre, asgari ücretlinin "asgari" ücreti nasü belirleniyor? Diyorlar ki, "bir işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım, kültür vb. ihtiyacım günün koşulları üzerinden karşüamaya yetecek ücret olarak belirliyoruz." Böyle midir? Rıfat Serdaroğlu hesaplamış. 2 Aralık 2013 tarihli "Yıkılacaksınız" başlıklı yazısında şöyle diyor; "AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında asgari ücret net: 184 TL idi. Simit 0,20TL idi. Asgari ücret ile 920 simit alınıyordu. 2013 yılında asgari ücret net: 803 TL. Simit 1.40 TL Bugün asgari ücretle 573 simit ahnabiliyor.
AKP İktidarının ekonomik politikasıyla garibanın her ay 347 tane simidi çalınmış. 2002 yılında asgari ücretle 1840 bardak çay içebilen bir işçi, bugün 803 bardak çay içebilir. AKP İktidarının ekonomik politikasıyla garibanın her ay 1037 bardak çayı çalınmış." 2014 yılı için asgari ücret brüt 1071 Ura belirlendi. Ama asgari ücret demlen asgari yaşama belirlemesi bile, ayrıca sömürüye tabi. İşsizlik sigortası primi ve SGK priminin dışında, gelir vergisine 56,22 TL, Damga vergisine 8,13 TL kesinti yapılıyor. Kala kala asgari ücrethnin eline 846 lira kalıyor.
Hükümet, asgari ücrete 43 lira zam yaptığını ilan ettiği günlerde, piyasaya yeni zamlar açıklanmıştı. Verilen 43 lira fazlasıyla geri alınmıştı bile. Simit 1 liradan 1,40 liraya çıktı, Alkollü içkide vergi % 10, birada % 15 artırıldı. Sigarada vergi 3,22 liradan 3,75 liraya, cep telefonlarında 100 liralık vergi 120 liraya çıktı. Litresi 4,54 lira olan mazot 4,63 liraya yükseltildi, çevre temizlik vergisi % 3,93 oranında artırıldı. Pasaport bedeli 72 liradan 75 liraya, ehliyet 89 liradan 92,5 liraya, aile cüzdanı 66 liradan 69 liraya yükseldi. 1 yıllık pasaport harcı 135,2 liradan 140,51 liraya, B sınıfı sürücü belgesi harcı 346,71 liraya çıkarıldı. Motorlu Taşıt Vergisine zam geldi. Kırmızı ışıkta geçmenin cezası 166 liradan 172 liraya yükseldi. Alkollü araç kullanmada ceza, ilk yakalanışta 727 liraya, ikinci seferde 911 liraya yükseltildi. Anlayacağınız, bütün vatandaş yandı yeni zamlarla. Ama asgari ücretli, örgütsüz kaldıkça, sadece ürettiği değerin hoyratça gasp edilmesini yaşamayacak, ölmemek için verilen sadakasına sahip çıkma şansı bile olmayacak.




















































































