Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
21 Temmuz 2010
ALMANYA FEDERAL MECLİSİ’NE TÜRKİYE HAKKINDA ÖNERGE VERİLDİ

ALMANYA FEDERAL MECLİSİ´NE TEKEL İŞÇİLERİ VE TÜRKİYE´DEKİ ÇALIŞMA KOŞULLARI HAKKINDA ÖNERGE VERİLDİ.

ALMANYA FEDERAL MECLİSİ’NE TÜRKİYE HAKKINDA ÖNERGE VERİLDİ

ALMANYA FEDERAL MECLİSİ                         YAYIN  17/1101
17. SEÇİM DÖNEMİ

 

Milletvekilleri Sevim Dağdelen, Alexander Ulrich, Jan van Aken, Cristine Buchholz, Dr. Diether Dehm, Wolfgang Gehrcke, Annette Groth, Heike Hansel, Inge Höger, Andrej Hunko, Harald Koch, Stefan Liebich, Niema Movassat, Paul Schafer, Thomas Nord, Alexander Ulrich, Katrin Wernwr ve SOL PARTİ Meclis grubu

Önergesi
 

Türkiye’deki Sendikalar Kanunu’nun demokratikleşmesi için 

Federal Meclis tarafından karara bağlanmak üzere: 

I. Almanya Federal meclisi tespit eder: 

Çalışanların çalışma ve gelir koşulları ile çıkar temsilcilerinin faaliyetlerinin çerçeve şartları, Almanya Federal Cumhuriyeti ile Türkiye’nin ekonomik işbirliği açısından merkezi bir önem taşımaktadır.
 

Türkiye’deki sendikaların toplanma ve birlik oluşturma özgürlüklerinin yetersiz olması , işçilerin çıkarlarının etkin temsiline engel oluşturmaktadır. Özellikle son yıllarda, 2006 yılında Türk Tütün ve Alkollü İçkiler Monopolü Tekel şirketinin Lucky-Strike üreticisi British-American-Tobacco şirketine satılması sonrasında işten çıkartılan 12.000 işçinin durumunda da görüldüğü gibi, birçok devlet işletmesinin yoğun bir şekilde özelleştirilmiş olmasıyla birlikte sözkonusu olan kitlesel işten çıkarmalar, sendikaların işçi çıkarlarını savunma faaliyetlerini zorlaştırmaktadır. 
 

 Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile ilgili 2008 ilerleme raporuna dair aldığı 12.03.2009 tarihli kararı ile halen “sendikal haklar mevzuatında ilerleme kaydedilmemiş olduğunu” tespit etmektedir. Türkiye parlamentosu bugüne kadar, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine uyan bir yeni sendikalar yasası çıkartmamış bulunmaktadır.
 

  Türk Hükümeti bağımsız ve güçlü sendikaları halen demokratik toplumların bir parçası olarak değil, bir tehlike olarak görmektedir. Bu nedenden ötürü en son, protesto eden eski devlet şirketi Tekel işçileri örneğinde görüldüğü gibi, greve çıkan işçiler her zaman Türk Polisinin sert muamelesine, sendikalar ise devletin keyfi tavrına maruz kalmaktadırlar.
 

Kopenhag kriterleri olarak anılan kriterler, sendikal faaliyetlere dair devlet garantisini ve toplu sözleşme güvencesini içermektedir. Türkiye’deki sendikalar halen sadece sınırlı faaliyetlerde bulunabilmektedirler. Sendikaların, toplu sözleşme tarafı olarak tanınmaları için, ilgili işkolunda çalışanların %10’unu örgütlemiş olmaları (yüzde 10 barajı) ve her bir işletmede çalışanların en azından %51’inin aynı sendikada örgütlenmiş olması gerekmektedir. İşçileri üye olmak için noter tasdikli işlem yaptırmaları gerekmektedir ki, bunun için 30 TL (Türk Lirası) kadar giderin hesaba katılması gerekmektedir. Üyelikten çıkış için 120 TL ödenmesi gerekmektedir. Üyelik için bakanlık bildirimi yapılmaktadır. Genel Grev hakkının tanınmasına rağmen, ancak güncel toplu sözleşme görüşmeleri ile bağlantılı olarak bunun uygulanmasına izin verilmektedir. Uyarı amaçlı, genel yada destekleyici grevler kesinlikle yasaktır.işçiler sadece tek bir günlük greve çıkmaları halinde bile, bir sonraki altı ay içerisinde işsiz kalmaları durumunda işsizlik desteğine dair her türlü haklarını kaybetmektedirler.
 

II. Almanya Federal Meclisinin Federal Hükümetten talepleri: 

Daha önce Devlete ait olan tütün şirketi Tekel işçilerinin mücadeleleri esnasında en son görüldüğü gibi, işçilerin yasal protestolarının suça dönüştürülmemesi için çaba sarfedilmesi;
 

 Türk Hükümetinin Tekel işçilerine Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) nezdinde güvenceye alınmış ve Uluslararası çapta tanınmış olan çalışma ve birlik kurma hakları ile birlikte uyumlu bir iş teklifinde bulunması doğrultusunda ısrarlı olunması;
 

Türk Hükümeti ile yürütülen görüşmelerde, sendikada örgütlü olanlara ve diğer göstericilere karşı grevler çerçevesinde uygulanan polis şiddetinin eleştirilmesi;
 

Türkiye ile ikili ve AB-düzeyindeki ilişkilerde, sendikalar mevzuatının Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine göre demokratikleştirilmesinin AB-üyeliği önkoşulu olarak ifade edilmesi;
 

Bundan sonraki ilerleme raporlarında Türkiye’deki sendikaların sorunlarının daha kapsamlı olarak ele alınması ve konuya daha belirgin bir şekilde odaklanılması için AB düzeyinde çalışılması. Özellikle toplanma ve birleşme özgürlüğü konularındaki eksiklerin bu bağlamda ön planda görülmesi gerekmektedir.
 

İkili çerçevede, toplanma özgürlüğüne saygı duyulmasını ve 1 Mayıs’ta İstanbul’da Taksim Meydanı’nda barışçıl gösterilerin yapılabilmesini sağlayabilme amacıyla, Türk Hükümetinin sendikalarla birlikte bir çözüm bulması doğrultusunda etkin olunması. 
 

Berlin, 15. April 2010

 

Dr. Gregor Gysi ve Parti Meclis Grubu 

Gerekçelendirme
 

Daha önce Devlet teşekkülü olan Türk Tütün ve Alkol Monopolü Tekel firmasının 12.000 kadar işçisi ve aile fertleri, 15 Aralık 2009 – 2 Mart 2010 tarihleri arasında ülke genelinde, işyerleri ve gelecekleri için mücadele ettiler. İşyerlerinin özelleştirilmesi sonuçlarını (40 tütün depo yerinin kapatılması, kitlesel işten çıkarmalar) protesto eden binlerce insan başkent Ankara’ya geldi. Polisler, copları, biber gazı ve tazyikli su ile bu direnişlerini kırmaya çalıştı.

2006 yılında devlete bağlı Türk Tütün ve Alkol Monopolü Tekel, Lucky-Strike üreticisi British-American-Tobacco şirketine satıldıktan ve iş sözleşmelerinin yeni mülkiyet sahibi tarafından devralınmaması üzerine, Türkiye Hükümeti tarafından 2 Mart 2010 tarihine kadar müddet tanınarak, işçilere sözde bir sosyal plan çerçevesinde 4C-statüsü olarak adlandırılan bir statü ile Kamu hizmetine geçme imkanı sunuldu. Bu 4C modeli, yıllık tatil izni ve hastalık durumunda ücret ödemesinin devamı gibi toplu sözleşme haklarından feragatı, 10 ay ile sınırlı iş sözleşmeleri, dolayısıyla süresiz istihdam imkanının ortadan kalkmasını, ücretlerin %50 den daha fazla kesintiye uğramasını ve herhangi bir iş güvencesi olmadığı gibi, emeklilik haklarının da bir kısmının kaybolmasını öngörmektedir. Müddeti geçirmeden hükümetin bu teklifi temelinde (4C statüsü) işe alınma başvurusunda bulunmayanların her türlü haklarını kaybetmeleri öngörülmekteydi. Yargıtay’ın 12. odası, 1 Mart 2010 tarihli kararı ile hükümetin koymuş olduğu bu müddeti geçersiz ilan etti. Eski Tekel çalışanlarının örgütlendiği sendika olan Tekgıda-İş, protesto eylemlerine 1 Nisan 2010’a kadar ara verdi.

 

İşverenlere, sendika üyesi olan çalışanlarını üyeliklerinden ötürü tazminat ödeyerek işten çıkarma hakkını tanıyan Türk mevzuatı tartışmasız bir şekilde 98 numaralı ILO sözleşmesinin 1. maddesinin 2. fıkrasının b bendini ihlal etmektedir. Türk memur yasalarına göre (657 sayılı memur yasası) Devlete ait şirketlerde memur olarak çalışanlar, özelleştirme sonrası başka kamu şirketlerine geçmeleri durumunda (sözde 4C modeli) sendikaya üye olamamaktadırlar. Bu da kesinlikle 98 numaralı ILO sözleşmesinin 1. maddesinin 2. fıkrasının b bendini ihlal etmektedir. Türk hükümetinin gündeminde bu ihlallerin ortadan kaldırılmasına dair somut bir planlama bulunmamaktadır. Tam tersine hükümet, en son Tekel işçilerinin protestoları örneğinde görüldüğü gibi, mevcut yasal düzenlemelerde ısrarcı durmaktadır.

 

Türk-Alman ekonomik ilişkileri ve bunların gelişmesi, ikili ilişkilerimizin taşıyıcı bir sütununu oluşturmaktadırlar. Son yıllarda ikili ticaret hacmi her iki tarafa yönelik çarpıcı bir büyüme göstermiş bulunmaktadır. 2008 yılında uluslararası mali krize rağmen 24,8 Milyar Avro ile 2007 yılının rekor rakamının (24,9 milyar Avro) pek az altında kalmıştır. Alman şirketlerinin sayısı Türkiye’de doğrudan yatırımda bulunan yabacı şirketler arasında başta gelmektedir. Türkiye’deki Alman, yada Alman sermaye iştiraklı Türk şirketlerinin sayısı geçtiğimiz yıllarda 3.955’e kadar yükselmiştir. Alman şirketlerinin faaliyet alanları, tüm ürünlerin sanayi üretimi ve dağıtımından, her türlü hizmet sunumuna kadar varmaktadır. Bunun ötesinde Türkiye de, enerji koridoru olarak Almanya için sürekli önem kazanmaktadır (örneğin Nabucco boru hattı yapımı için kurulan şirketler grubunda RWE-iştirakı). Federal hükümet, önemli bir ticaret ortağı olarak, uluslararası standartların yerine getirilmesine dikkat etmek ve bu hakların  korunması için angaje olmak zorundadır.

 

DİĞER HABERLER
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?
CARGILL İŞÇİLERİ 1000 GÜNDEN UZUN SÜREDİR NEDEN EYLEM YAPIYOR, ŞİRKET SUÇLAMALAR İÇİN NE DİYOR?

2018 yılında işten çıkarılan Cargill Türkiye işçilerinden sekizi, sendikal faaliyetleri nedeniyle Anayasa’ya aykırı olarak işlerine son verildiği gerekçesiyle 1000 günü aşkın süredir işe iade mücadelesi yürütüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan şirket, mahkemece hükmedilen tüm tazminatların ödendiğini ve sorunların hukuken çözüldüğünü belirtse de işçiler, “bir daha hak aradıklarında işten kovulmamak için” Cargill’de yeniden işbaşı yapma mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını söylüyor.

GIDADA ARACI VURGUNU
GIDADA ARACI VURGUNU

Pandemide Türkiye’de liberal ekonominin en acımasız şekilde kendini gösterdiği sektör gıda oldu. Aracıların çiftçileri istediği fiyatı zorladığı, marketlerin aynı anda aynı oranlarda zam yaptığı bu dönemde vatandaş ve çiftçiler yoklukla mücadele ediyor, tüketici dernekleri acil müdahale çağrısı yapıyor.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL? (II)

Türkiye işçi sınıfı 1960’lardan günümüze çok büyük değişim gösterdi. 1960’lı yıllarda Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümü için işçi sınıfına umut bağlayanların nesnel olarak başarı şansı yoktu. Bugün ise işçi sınıfına dayanmayanların hiçbir başarı şansı yok. Dünkü yazımda bıraktığım yerden devam ediyorum.

1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?
1960’LARIN İŞÇİSİ NASILDI? GÜNÜMÜZÜN İŞÇİSİ NASIL?

Türkiye’de günümüzde giderek daha da güçlenmekte olan “bağımsız ve demokratik bir Türkiye” ve “sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya” mücadelesinin ana gücü, işçi sınıfımızdır. İşçi sınıfımızın yapısını ve davranış dinamiklerini anlamadan, bu büyük sınıfın güvenini ve desteğini kazanmak mümkün değildir.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE