Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
24 Şubat 2011
AKP’NİN KILAVUZLARI

AKP Hükümetinin 8.5 yıldır iktidarı boyunca en istikrarlı ve kararlı hareket ettiği, istediği yasaları hızla çıkardığı alanların başında çalışma yaşamına ilişkin düzenlemeler geliyor.

AKP’NİN KILAVUZLARI

AKP Hükümetinin 8.5 yıldır iktidarı boyunca en istikrarlı ve kararlı hareket ettiği, istediği yasaları hızla çıkardığı alanların başında çalışma yaşamına ilişkin düzenlemeler geliyor.

2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu’nun çıkarılmasından, Cumhurbaşkanının onayına sunulan torba yasaya kadar, çalışma hayatına ilişkin olarak çıkarılan yasaların içeriğine bakılsa, kime ne getirdiği, kimlerden neler götürdüğü karşılaştı nisa, hükümetin ve sistemin gerçek yüzünü göstermek için fazla çaba harcamaya gerek olmadığı kolaylıkla görülebilir.

Cumhuriyet tarihinin en emek düşmanı, buna karşılık yaptığı her yasal düzenleme ile sermaye ve patronlara "ilan-ı aşk" eden AKP Hükümetinin yaptıkları kuşkusuz sadece kendi marifeti değil. AKP Hükümetine pek çok konuda olduğu gibi, çalışma yaşamına ilişkin konularda yapılması gereken değişikliklerle ilgili yol gösteren, kılavuzluk edenler var. Başta, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana azgelişmiş kapitalist ülkeleri cendereye alan "muhteşem ikili", Dünya Bankası ve IMF olmak üzere, Dünya Ticaret Örgütünden OECD’ye kadar çok sayıda örgütün hazırladığı raporlar ve önerileri; hükümet programlarında ve tek tek bakanlıklarca hazırlanan strateji raporlarında en ince ayrıntısına kadar yer alıyor.
 
Türkiye’nin IMF ile imzaladığı 18. stand-by (2002-2005 yılları arası) ve 19. stand-by (2005-2008 yılları arası) anlaşmalarında, Türkiye’de istihdam yapısının son derece "katı" olduğu ve esnekleştirilmesi gerektiğine ilişkin taahhütler vardı. AKP iktidara gelir gelmez, bir taraftan kamuoyunun sempatisini kazanmak için IMF’yi eleştiriyor gibi görünürken, diğer taraftan IMF ile imzaladığı anlaşmalara ne kadar sadık olduğunu göstermek için yasal düzenlemeler yaptı, yetmedi fiili uygulamaları hayata geçirdi.
 
IMF yıllardır, özellikle kamu istihdamındaki iş güvencesi nedeniyle kamu emekçilerinin yasal olarak korunmasının "serbest piyasa".mekanizmasıyla uyuşmadığını, iş gücünün kamu-özel ayrımı olmaksızın esnekleştirilmesi gerektiğini, bunun için yasal düzenlemeler yapılmasının kaçınılmaz olduğunu zaten söylüyordu. Koalisyon hükümetleri döneminde bu istekleri gerçekleştirmek zor olduğundan, AKP’Iİ tek parti iktidarında bu istekler, bütün itirazlara ve karşı çıkışlara rağmen adım adım hayata geçirildi. Türkiye’nin bugüne kadar 200’den fazla kredi anlaşması imzaladığı Dünya Bankası da, tıpkı IMF gibi, sık sık Türkiye’de iş gücü piyasasının katı olduğundan, işten çıkarmanın zor olmasından her fırsatta bahsetti.

Hatta hatırlanacaktır, bir dönem asgari ücretin yüksek olduğunu iddia ederek, asgari ücretin kaldırılmasını, "Bölgesel asgari ücref’in getirilmesini ilk öneren Dünya Bankası oldu. Avrupa Birliği ise, yüksek işsizlik oranlarının azaltılması için kamuda ve özel sektörde esnek istihdam uygulamalarının yaygınlaştırılmasını önerirken, özellikle kadınların kısmi süreli istihdam yoluyla iş gücüne katılımının sağlanmasını savundu. AKP’nin kılavuzları içinde en dikkat çekici olanı ise OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü).

OECD’nin "Ekonomik Politika Reformları-Büyümeye Geçiş 2010" raporunu incelediğinizde, torba yasadaki düzenlemelerin sermayeyi tatmin etmeyeceğini, yeni saldırıların sırada olduğunu görüyorsunuz. Sıradaki saldırıların neler olduğunu görmeniz için OECD’nin istihdam alanı ile ilgili şu önerilerine bakmak yeterli; "İstihdamı koruma mevzuatında reform yapın, kıdem tazminatlarını kaldırın", "Erken emeklilik için teşvikleri azaltın ve genç emekliler için sağlık sigortası getirin. Emekli işçilerin haklarını kaldırın", "Asgari ücreti ortalama ücrete göre daha düşük tutarak, asgari ücret ile ortalama ücret arasındaki farkı yükseltin." AKP Hükümeti bugüne kadar kendisine kılavuzluk edenlerin yüzünü hiç kara çıkarmadı.

Özellikle çalışma yaşamı ile ilgili bütün önerileri ne pahasına olursa olsun hayata geçirmeye çalıştı. Üstelik bütün bunları yaparken utanmadan bir de ekranlara çıkıp, "Ne yapıyorsak Türkiye için yapıyoruz!" demekten de geri durmadılar. Bugüne kadar temsil ettiği sınıfın çıkarları doğrultusunda sermayenin "emir eri" gibi hareket etmesine rağmen, hükümetin uygulamalarını açıktan ya da gizli gizli destekleyen konfederasyonlara, sendikalara ve sendikacılara ne demeli? Kılavuzu AKP olanların içine düştükleri durumu varın siz düşünün artık.

Kaynak: Evrensel Gazetesi erkanaydogan@gmail.com

DİĞER HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Değerli üyelerimiz,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gıda işçileri olarak bizler ülkemizin ve dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte, zor koşullarda üretmeye devam ettik.

İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI
İŞÇİYE ‘ÇALIŞMA İZNİ’ BAHANESİYLE BASKI

Kötü niyetli işverenler, salgın döneminde istihdam ve gelir kaybının önüne geçmek için alınan önlemleri işçiye baskı unsuruna dönüştürmeye devam ediyor. Sendikalı oldukları için ücretsiz izne gönderilen, Kod-29’la işten çıkarılan işçilere tam kapanma döneminde ‘çalışma izni’ zulmü başladı.

MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?
MARTTAKİ İSTİHDAM ARTIŞINI İZAH EDEBİLEN VAR MI?

-İstihdam martta mevsim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre 550 bin arttı. Arındırmaya konu olmayan hesaplamaya göre artış ise 757 bin düzeyinde.

-Bu artışların çok büyük bir bölümü sanayi kaynaklı. Ama sanayide martta öyle kayda değer bir büyüme yok. 550 binlik istihdam artışına karşılık gelen büyüme yalnızca yüzde 0.7.

-İstihdam artışlarında dikkat çeken bir yön de, bu artışların tümüyle erkeklerden kaynaklanması. Kadın istihdamında gerileme var.

-Köşemizde dün de değinmiştik, bugün biraz daha detaya ineceğiz; ineceğiz çünkü bu önemli ve izah edilmesi pek de kolay görünmeyen bir konu…

NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ
NESTLE’DEN İŞÇİYE SALGIN DESTEĞİ

Nestle Türkiye’den örnek uygulama! Covid-19 süresince tüm dünyada sağlık ve gıda en önemli iki başlık oldu. Bu iki alanda çalışan emekçiler canları pahasına üretimlerini ve çalışmalarını sürdürdü. Salgın hepimizin hayatını olumsuz şekilde etkiledi.