Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
02 Şubat 2019
AKP DÖNEMİNDE ENFLASYON VE FAİZLER NASIL DÜŞÜRÜLDÜ?

DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin işbaşında olduğu 1999-2002 döneminde, 12 aylık Tüketici Fiyat Endeksi, sırasıyla yüzde 68.8, 39.0, 68.5 ve 29.7 idi.

AKP DÖNEMİNDE ENFLASYON VE FAİZLER NASIL DÜŞÜRÜLDÜ?

DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin işbaşında olduğu 1999-2002 döneminde, 12 aylık Tüketici Fiyat Endeksi, sırasıyla yüzde 68.8, 39.0, 68.5 ve 29.7 idi. 2002 yılında 1 ABD Doları 1.5 TL’ye eşitti. Türkiye 2002 yılında 45.7 milyar dolarlık ithalat, 40.7 milyar dolarlık ihracat yaptı. Diğer kalemler de dikkate alındığında, Türkiye’nin döviz harcamaları, döviz kazancından 0.6 milyar dolar fazlaydı. Diğer bir deyişle, Türkiye’nin cari açığı 0.6 milyar dolar düzeyindeydi. 2002 yılı sonunda özel sektörün dış borcu 43.1 milyar dolar, kamunun dış borcu 64.5 milyar dolardı.

AKP 2002 yılı sonunda iktidara geldi.
 
İlk hedefi, enflasyonu ve böylece faizleri düşürmekti. Faizler düşünce, devlet bütçesinin yarıdan fazlasını götüren iç ve dış borç faiz ödemeleri azalacak, düşük faizli tüketici kredisi ve kredi kartı kullanımı çekici hale gelecek, böylece hem inşaat sektörü canlanacak, hem de ciddi bir iç talep yaratılacaktı.
 
AŞIRI DEĞERLİ TÜRK LİRASI POLİTİKASI…
 
2002 yılında 1 ABD doları 1.51 liraydı. Normal uygulama, dolar fiyatının ülke içindeki enflasyon oranında artırılmasıdır. Ülke ekonomisinin rekabet gücü ancak bu şekilde korunabilir.
 
Türkiye’de bunun tam tersi yapıldı. Türk lirasının değeri, yüksek getiri beklentisiyle Türkiye’ye gelen sıcak para aracılığıyla yükseltildi. Türkiye’ye döviz akışının göstergelerinden biri, Merkez Bankası döviz rezervlerindeki artıştır. Merkez Bankası’nın brüt rezervi 2003 yılında 33.6 milyar dolarken, 2007 yılında 71.3 milyar dolara yükseldi.
 
2002 yılında TÜFE yüzde 29.7 oldu, ancak 2003 yılında dolar kuru enflasyon oranında artırılarak 1.51’den 1.96’ya çıkarılmak yerine, 1.49’a indirildi.
 
Normal uygulama olsaydı, 2004 yılında dolar kuru enflasyon oranında artırılarak 2.32 lira olacağına, 1.42 liraya düşürüldü.
 
Kur enflasyon oranında artırılsaydı, 2005 yılındaki dolar kurunun 2.54 lira olması gerekiyordu; ancak 1.34 lira oldu.
 
Daha sonraki yıllarda da, enflasyon tek haneli rakamlarla devam ederken ve dolar kurunun daha da yukarılara gitmiş olması gerekirken, 2008 yılında 1 ABD doları 1.29 Liraya düşmüştü.
 
Bu süreçte ithalat 45.7 milyar dolardan 2008 yılında 188.8 milyar dolara yükseldi. İthalatın GSYH içindeki payı da 2011 yılında yüzde 27.1 düzeyine çıktı. Böylece, aşırı değerli Türk Lirası politikasıyla ucuz ithalat artırıldı, ucuz ithalat yoluyla fiyat artışları tek haneli rakamlara indirilebildi.
 
 
İktisattan anlamayanlar da, 1 doların 1.13 Türk Lirası olduğu günlerde, “Güçlü para, güçlü ekonominin göstergesidir; Türkiye’de işler iyi gidiyor, ekonominin durumu çok iyi, inşallah yakında 1 dolar 1 lira olacak” diye konuşuyorlardı. Halbuki bu süreçte ülkedeki enflasyon nedeniyle maliyetleri artan ve ucuzlayan döviz nedeniyle iç piyasalara akan ithal ürünlerle rekabet edemeyen yerli sanayi kuruluşları kapanıyordu.
 
Türk Lirasının döviz girişiyle değerlenmesi ve ucuz ithalatla enflasyon oranının düşürülmesi, doğal olarak faizleri de düşürdü. Faizlerin düşürülmesi ise, hem devletin borçlanma maliyetini indirdi, hem de kredi faizlerini düşürerek ekonomiyi canlandırmada kullanıldı.
DİĞER HABERLER
SİGARADA MUTLU SON
SİGARADA MUTLU SON

Sendikamızla British American Tobacco (BAT) arasında sürdürülen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri anlaşma ile sonuçlandı.

SIRMA GRUP’TA TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
SIRMA GRUP’TA TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Sırma Grup işletmesinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, İstanbul’da yapılan toplantıyla başladı.

DANONE TİKVEŞLİ’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
DANONE TİKVEŞLİ’DE TİS GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Danone Tikveşli işletmesinde yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, İstanbul’da yapılan toplantıyla başladı.

BİR REKOR DA TİCARET AÇIĞINDAN
BİR REKOR DA TİCARET AÇIĞINDAN

Ticaret Bakanlığı’nın öncü verilerinin işaret ettiği gibi 2022 yılı dış ticaret açığı 110 milyarla rekor düzeyde oluştu.