06 Mayıs 2020
PUSUDAKİ İŞSİZLİK
Sadece virüs pusuda değil. Virüsün pusuya çektiği başka olgular da var. Hatta bazıları pusuda daha da büyüyor.
Sadece virüs pusuda değil. Virüsün pusuya çektiği başka olgular da var. Hatta bazıları pusuda daha da büyüyor. Bilişim sektörü için yapılan “gelecek yakınlaştı” yorumu, işsizlik için da rahatlıkla söylenebilir. Çok hızlı büyüyor, gelecek yaklaşıyor.
Kapitalizm işsizliği sokağa atmayacak kadar sever, varlığının temeli sayar. Devlet ekonominin dışına itilmiş, elindekiler satıp savrulmuşsa, bir de açılmışsa yabancıya ardına kadar kapılar, işsizlik kapitalizmin hızla büyüyen evladıdır artık. Çok gerilere değil, sadece 2008 sonrası seyri izlemek durumu anlamaya yetecektir.
Virüs patladığında durum şöyle idi;
TÜİK, 10 Nisan 2020’de açıkladığı ‘Ocak 2020 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması’na göre, 15 ve daha yukarı yaştakilerde geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyona dayanmıştı. Oysa bir yıl önce Ocak 2019’da, 7 milyon 552 bin idi. Bir yılda 408 bin kişi artarak 7 milyon 960 bine ulaşmıştı. Ocak 2020’de geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 23.1 idi.
İş bulma ümidini yitiren sayısı ise Ocak 2019’da 618 bin kişi iken, bir yılda 328 bin kişi daha eklenmiş, 946 bin kişiye yükselmişti. Ümitsiz işsizlerdeki artış, bir yılda yüzde 53’e idi…
Salgın başladığında durum bu idi…
* 15 Mart’tan itibaren berber, kuaför, gece kulübü, bar, pavyon, diskotek, tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan/düğün salonu, çalgılı/müzikli lokanta/kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları, her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dahil), çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezleri faaliyetleri geçici süreliğine durduruldu.
149 bin 382 işyeri. Bu tür küçük işletmelerde işveren, yarı işçidir. Bazı işletmelerin bir süre kapalı kalması dahi, yeniden açılamayacak hale düşürür.
Bu tür küçük işletmelerde çalışanların önemli kısmı kayıt dışıdır. Sigortaları yoktur. İşten atıldıklarında ihbar ve kıdem tazminatı alamazlar. Dükkanı zor ayakta tutan küçük işveren, maliyetten tasarruf uğruna kaçak işçiliğe yönelmiştir. Yabancı kaçak işçilerin en çok çalıştığı yerlerdir.
Buralarda kaç işçi çalıştığını, kaçının sigortasız çalıştırıldığını, salgınla beraber kaçının işini kaybettiğini saptamak zor. Sigortası olmayan işçi, virüs sonrasında devletin sağladığı olanaklardan da yararlanamaz. Ne işsizlik maaşı, ne kısa çalışma ödeneği, ne işten çıkarma yasağı, ne de ücretsiz izin yasağı…
* Öte yandan, köfteci, simitçi, kestaneci, çiçekçi, mısırcı, sucu, ayakkabı boyacısı, badana* boyacı gibi günübirlik çalışan sokak satıcılarını da eklemek lazım.
* Üretimini durduran büyük işletmelerin yan sanayisi, işvereni ve işçisi ile ciddi ölçüde yara aldılar. Ana işveren planlama yapma şansına sahipken, tedarikçi, yan sanayici için çoğu zaman beklenmedik durumdur. Aniden ortada kalma durumudur bu.
* Virüs öncesinde, kaçak işçi çalıştırmanın mümkün olmadığı özel sektörün irili ufaklı bütün işletmeleri, başka tür işçiye yönelmişlerdi. Emekli maaşı yetmediği için çalışmak zorunda olan emeklilere… İhtiyarlık sigortası yatırmak gerekmiyordu, asgari ücrete razıydılar,örgütlenme, sendikalaşma peşinde değillerdi. Ucuz işçiydiler yani. Sayıları meçhul, ama azımsanmayacak çapta bir kitle… Hepsi işini kaybetti. Üstelik ne işsizlik maaşı alabildiler, ne kısa çalışma ödeneği… Virüsten sonra toplumun ve çalışma hayatının iyileşmesi uzun sürecek. O zaman da işsizler yani.
* Şimdilerde küçük sanayi sitelerindeki kapanan ya da kapanmanın eşiğine gelen 10 kişiden az işçi çalıştıran binlerce atölyedeki işçileri eklemek lazım.
* Uzaktan çalışma furyası ile evden çalışmaya gönderilenlerin önemli kısmı da işyerine dönemeyecek, yarı işsiz olacak.
* Bütün bunlara, yasağı delerek, cezayı göze alarak ya da yasak öncesinde çeşitli sektörlerdeki işten atılanları eklemek lazım. Petro* kimya ve ilaç sanayinde, AVM ve marketlerde, çimento, toprak, cam ve seramik sektöründe, dokumacılık, hazır giyim ve deri sanayinde, taşımacılık sektöründe, şehirlerarası ulaşımda, inşaat sektöründe, basın yayın ve gazetecilik sektöründe, çok sayıda işçi işten çıkarılmakta, işten ayrılmaya zorlanmakta ya da ücretsiz izne gönderilmektedir.
* Salgın sonrası ekonomik krizin üreteceği işsizlik dalgaları söz konusudur.
Hükümetin çabalarını görüyoruz. İşletmelere yönelik tedbirler, işten çıkarmanın ve ücretsiz iznin yasaklanması, kısa çalışma ödeneği ve çeşitli parasal destekler, olumludur, takdir ediyoruz.
Ancak ve ancak, bu tedbirler, virüs öncesi de var olan, virüsle daha da tırmanan işsizliği çözmeye yetmeyecek. Sorun büyüyor.
Kalıcı çözümü, yatırımdır, üretim artışıdır, ulusal ekonominin güçlendirilmesidir, kamunun yeniden ekonominin kaptanı haline getirilmesidir.




















































































