İş kazaları sonucu toplu ölümlerin artması nedeniyle, 30 Haziran 2012 tarihinde çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kabul edileli tam 5 yıl oldu. Ancak iş kazaları ve işçi ölümleri giderek arttı.
İş kazaları sonucu toplu ölümlerin artması nedeniyle, 30 Haziran 2012 tarihinde çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kabul edileli tam 5 yıl oldu. Ancak iş kazaları ve işçi ölümleri giderek arttı. Uzmanlar yasanın 5. yılında da çalışma yaşamında yer alan esnek çalışma türleri, uzun çalışma süreleri, asıl işveren-alt işveren ilişkisi, örgütlenme, toplusözleşme ve grev hakkı engelleri gibi hususlar ortadan kalkmadığı sürece iş cinayetlerinin devam edeceğini vurguladı.
7 BİN 693 ÇALIŞAN HAYATINI KAYBETTİ
Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Yasa ilk gündeme geldiğinde ve üzerinde yapılan değişikliklere dair, iş kazaları ve meslek hastalıklarının bu yasa ve mevzuat ile önlenemeyeceğini hep söylediğimiz bilinmektedir. Oysa 2012 yılında Yasa çıkarılırken, ‘iş kazalarını önleyeceği’ özellikle belirtiliyordu. Fakat yasa çıktığından bu yana en az 7 bin 693 çalışan hayatım kaybetmiştir. Bu rakam 2012 öncesi 6 yılın toplam ölüm sayısından yüzde 154 fazladır. Yasa çıktığından bu yana 2012-2015 yıllarında yaşanan iş kazası sayısı toplam 728 bin 883, önceki beş yılın toplam iş kazası sayısı ise 350 bin 11’dir. Yani iş kazaları ve iş kazası sonucu ölümlerde yüksek oranlı artışlar söz konusudur" dedi.
BAĞIMSIZ ENSTİTÜ
Çakar, şöyle devam etti: "EĞİTİM, denetim dâhil işçi sağlığı ve iş güvenliği üzerine kararların alınacağı; sendikalar, üniversiteler, TMMOB, TTB’nin de aralarında bulunduğu, idari ve mali yönden bağımsız bir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Enstitüsü kurulmadığı ve mevzuat ile uygulamalar değiştirilmediği sürece her gün, her ay, her yıl kazaları ve can kayıplarını yine konuşuyor olacağız. Çalışma yaşamına ilişkin düzenlemeler bu enstitü tarafından bütünüyle yeniden düzenlenmeli; esnek ve taşeron çalışma yasaklanmalı, örgütlenme, toplusözleşme ve grev hakkının önündeki engeller kaldırılmalıdır. İSG alanında yapılacak düzenlemeler ancak bu şekilde anlamlı olabilecektir."