27 Şubat 2017
KIDEM TAZMİNATI ‘EVET’LE TARİH OLUR
Anayasa değişikliği referandumundan evet çıkması, her alanda olduğu gibi çalışanların kazanılmış haklarında da önemli geriye gidişlere neden olacak
Anayasa değişikliği referandumundan "evet" çıkması, her alanda olduğu gibi çalışanların kazanılmış haklarında da önemli geriye gidişlere neden olacak. Nitekim bunun ilk sinyalini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakam Mehmet Müezzinoğlu, "Memurluk tapulu mal olmayacak" diyerek verdi.
Dönemin Çalışma Bakanı Süleyman Soylu da, Hadımköy-Arnavutköy Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin 15 Nisan 2016’da makamına yaptığı ziyarette kıdem tazminatıyla ilgili işverenin yükünün farkında olduklarını ve bunu çözmek için, "bireysel kıdem tazminatı hesabı" açılarak işverenin bu konudaki yükünün hafifleyeceğini söylemişti. Soylu, kıdem tazminatı ile ilgili yüzde 8.33 olan rakamın, kademeli olarak yüzde 3.75’e indirilmesi için çalışma içinde olduklarını itiraf etmişti. Bu kapsamda 14 milyon çalışanı bekleyen en büyük tehlike ise kıdem tazminatının fona devredilerek tırpanlanması. İşçi temsilcileri ve siyasiler de 16 Nisan’da oylanacak referandumdan "evet" çıkması halinde iktidarın sık sık gündeme getirdiği kıdem tazminatının gasp edileceğine dikkat çekti.
‘İŞÇİLER PARLAMENTER SİSTEME SAHİP ÇIKACAK’
Aydınlık’a konuşan eski Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral, özellikle hükümet tarafından seçim yatırımı haline getirilen taşeron işçilerinin durumuna dikkat çekti. Meral, şöyle konuştu: "Eskiden kamuda işçiler sürekli çalışırdı. Şimdi bunların büyük bölümü taşerona dönüştü. Taşeron işçisine zaten kıdem tazminatı vermiyorlar. Bu gelecekte daha da yaygınlaşacaktır. Çünkü bugün hükümet sürekli işçi çalıştırmak istemiyor. Memurların da çoğu sözleşmeli. Kamu ağırlıklı kuruluşları bitirdiler. Bunlarda çalışan işçilerin yüzde 80’i taşeron işçisi. Bir işçi 1 yıl çalışacak ki kıdem tazminatına hak kazansın. Ama taşeron, 7-8 ay çalıştırıp işine son veriyor" ifadelerini kullandı. Meral, "İşçilerin büyük bir bölümü Türk-İş’e bağlıdır. Türk-İş kurulduğu günden bugüne kadar çoğulcu parlamenter sistemi savunmuştur. Bütün dönemlerde parlamenter sisteme ağırlık vermiş, ilişkilerini o sistem üzerinden götürmüştür. İşçilerin parlamenter sisteme sahip çıkacağını düşünüyorum. Çünkü onlar meydanlarda hep bunu savundular" dedi.




















































































