GREVE SAYGI DUYUN
Kristal-İş Sendikasıyla Cam İşverenleri Sendikası arasında süren toplu iş sözleşme görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanınca Türkiye İşçi Sınıfı tarihinin en büyük grevlerinden biri daha başladı: 5 bin 800 Cam işçisi greve çıktı!
Kristal-İş Sendikasıyla Cam İşverenleri Sendikası arasında süren toplu iş sözleşme görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanınca Türkiye İşçi Sınıfı tarihinin en büyük grevlerinden biri daha başladı: 5 bin 800 Cam işçisi greve çıktı! Mevcut yasalarla greve çıkabilmek teorik olarak mümkün görülüyor. Ama çalışma yaşamının pratiği başka türlü çalışıyor. Gerçi eskiden de (1970’ler) benzeri bir durum vardı. Ancak o zamanlar işçi sınıfı çok hareketli anında tepki koyabilen bir yapıya sahip olduğu için, tıkanma noktalarında "bükülmez bilek" olduğunu gösterebiliyordu!
Cam grevinin daha ilk pazarında (22 Haziran 2014) Trakya Otocam fabrikasında işveren yasadışı olarak "mamul madde çıkartma hazırlığında" olduğuna dair bilgiler sosyal medya üzerinden akmaya başladı. Bir de eki vardı: -Jandarma da müdahale hazırlığında! Grev işçi ile patron arasındadır. Anlaşırlar, sözleşme imzalayabilirler. Anlaşamazlar, o zaman da işçiler grev, patronlar da lokavt yapabilirler. Hepsi hukuki düzlemde gelişecek konulardır. Jandarma veya polisin bir müdahalesi olabilir mi? Türkiye’de oluyor!
Tabii her zaman güvenlik güçleri işverenlerden yana tavır alıp uyguluyorlar. Grev sırasında üretilen malların çıkartılması yasa ile engellenmiştir. Patron yasayı tanımayarak "çıkartıyorum" derse, grevci işçiler de fabrikanın kapısını tutup bu ürünlerin çıkışına engel olabilirler! Güvenlik güçleri (polis-jandarma) böylesi durumlarda olay yerine gelerek, işçileri tutar, patronları salar!
Mamul maddenin – yasadışı da- olsa çıkartılmasını temin eder! Güvenlik birimlerinin başındaki yetkililer şöyle derler: -Eğer bu işlem yasa dışıysa, mahkemeye gidip hakkınızı arayın!
Patrona gidip de bu malı fabrikadan çıkartabilmeniz için mahkemeden bir kararınız var mı?" diye sormaz!!! İşçiler o zaman daha iyi anlarlar ki; bu resmi giysili elemanlardan oluşan, silahlı, miğferli, coplu, panzerli, Akrepli, TOMA’lı devlet görevlileri doğrudan sermayenin bekçileridir!..
Varlık nedenleri sadece budur: Paranın muhafızlığını yapmak! Şişe Cam İşçilerinin çok köklü mücadele tarihi vardır. 1966ya yaşanan Paşabahçe Grevi adıyla tarihe geçen eylem, işçi sınıfına büyük bir örgüt armağan etmişti.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bu eylem sırasında oluşan dayanışma sayesinde kurulmuştu. Aradan geçen bunca yıla karşın cam işçisinin mücadele geleneği kuşaklar ötesi bir genetik yapıyla sürüyor. Günümüzün cam işçileri, 1966’dakilerin torunları olabilirler. Ancak üyesi oldukları Kristal-İş geçmişte olduğu gibi günümüzde de işçi sınıfının motor gücünü oluşturan sendikalarından biridir. İşçi sınıfı Türk-İş’i, DİSK’i, KESK’i demeden bu büyük eylemin çevresinde dayanışma halkaları oluşturmalıdır. Çünkü Cam İşçisi’nin talep ettiği ücret artışı, diğer işkolları için de gösterge olacaktır. Kristal-İş yüzde 23.12 artış istiyor. Cam işverenleriyse yüzde 11.79 oranını layık görmüşler. Yüzde ıo’lu oran ancak "garson bahşişi" olabilir. Patronlar 12 Eylül 1980’den beri işçi haklarını yemekten doymadılar. Bu kadar yıl sonra gönüllerinden kopan ise bir bahşiş oranı! Cam işçinin hak arama yolu kutsaldır, patronlar yasadışı yollara sapmak yerine başka bir yerde durmalılar: -Şişe Cam Grevine saygı duyun!..
BİRGÜN gazetesi ilk çıktığında (yani 11 yıl önce) pek çok uzman(!) gazeteci şöyle yorumlarda buluşmuşlardı: Bu gazete yürümez! Onların "yürümez" dediği gazete bugün 12. yaşını sürüyor. Üstelik kağıt, baskı, dağıtım gibi "cehennem pentatlonlarından" başarıyla geçerek bugünlere gelebildi. Gazetenin genç yönetim kadrosunun özverili çalışma temposu dayanması zor güçlükler arz ediyor. Ama gazetenin genç yöneticileri, her türlü zorluğun üstesinden gelebiliyorlar.
Sarıyer’de dün (22 Haziran) sabah başlayıp gece yarısına kadar süren "BirGün’lük Festival" de bizim gençlerin yaratıcı organizasyonlarından biriydi. BirGün’de çalışmak, yazmak, kendi haberini görmek, ilgilendiğin alandaki gelişmeleri öğrenebilmek apayrı bir mutluluk kaynağı… Hele hükümet ve liderini eksen alan haber başlıkları başlı başına akıl ve cesaret ürünü çalışmalar olarak basın tarihine geçiyor. Emek dünyasına ilişkin her gelişme en hızlı biçimde BirGün sütunlarında yer bulabiliyorsa, Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda sınırları zorlayan bu genç gazete sayesindedir. Artık şunu dost-düşman iyi biliyorlar:
-BirGün bir gazete çıkar, her şeyi yazar!
İSTANBUL’un en eski minibüs güzergahları arasında bulunan Kadıköy-Kartal hattı, ilk başladığı yıllarda müşterilerine çileli bir yolculuk sunabiliyordu. Çok hızlı gidiyorlar, çok yolcu alıyorlar, her şeritte duruyorlar, kırmızı ışıkta ise asla durmak gibi bir lüks kullanmıyorlardı. Müşterilerini çok seviyorlar, kaldırımda bekleyen birini gördüklerinde onu almadan gitmek istemiyorlardı. Ayakta yolcu sayısı ile oturan yolcu sayısını eşitlemezlerse, duraklarına "boş" vardıklarını düşünüyorlardı. Özellikle Bostancı-Kadıköy arasında yaşayanlar bu yeni ulaşım aracına iyimser bir gelecek umuduyla yaklaşıyorlardı; -Zamanla İstanbul’a alışacaklar, kentli olacaklar, kente uygun davranış özellikleri kazanacaklar!
Bu düşüncelerle 1900’lü yıllar bitti, 2000’ler geldi. 1950’lerde "zamanla düzelecek" denilen hiçbir şey düzelmedi. Bununla da kalınmadı, daha kötüye gitti. Kuralsızlığı benimsemiş ilk kuşağın arkasından gelen kuşaklar, babalarından daha geriye gittiler. Atletlerle, kolsuz tişörtlerle oturdukları sürücü koltuğunda düzenli olarak sigara içiyorlar. Araçların fiziki olarak gelişmesi onların kalitesini yükseltmedi. Daha hızlı ve daha şuursuzca araç kullanıyorlar. Karşılaştıklarında yolları keserek sohbet ediyorlar. Yolun belli bölümlerine geldiklerinde yolcularını toptan araçlarından indirip, arkadan gelene yolluyorlar.
Aksamasız 60 saniyede 120 kez kornaya basıyorlar. Onlarla ilgilenen hiçbir yetkili birim de bulunmuyor. Eski çağlara doğru uzanan bir gelişme içinde yuvarlanıp gidiyorlar:
-Kadıköy-Kartal hattı minibüsleri!




















































































