EMEĞE SALDIRI PROGRAMI İŞÇİ, MEMURU BİRLEŞTİRMELİ
AKP´nin 2013 Yılı Programı, 18 Ekim 2012 tarihli Resmi Gazete´de yayımlandı. Bu programda emekçiler açısından dikkati çeken noktalar özetle şöyle: Öncelikle AKP´nin kıdem tazminatının fona devredilmesinden vazgeçmediği görülüyor.
AKP’nin 2013 Yılı Programı, 18 Ekim 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu programda emekçiler açısından dikkati çeken noktalar özetle şöyle: Öncelikle AKP’nin kıdem tazminatının fona devredilmesinden vazgeçmediği görülüyor. Programda, "Kıdem tazminatı fonu oluşturulması yönündeki çalışmalar devam etmektedir" deniliyor.
Bir süre önce rafa kalktığı düşünülse de, işçilerin bu son kalesine yönelik saldırı yine gündeme gelecek, demektir. Öte yandan esnek çalışmanın yaygınlaştınlması, evde çalışma, uzaktan çalışma, iş paylaşımı ve esnek zaman modeli ile ilgili yasal düzenleme yapılacağından söz ediliyor.
Diğer bir ifade ile işçi sınıfının kuralsız, güvencesiz ve örgütsüz bir yapıya kavuşturulması için AKP ve sermaye sınıfı elinden geleni yapacak. Tabii bu çerçevede programda yer alan diğer önemli bir husus da, Ulusal İstihdam Stratejisi’nin 2012 yılı sonuna kadar tamamlanıp yürürlüğe konmasının amaçlanmasıdır.
Bu strateji belgesi, esnek çalışmadan, kıdem tazminatının fona devrine, özel istihdam bürolarının daha etkin kılınmasına kadar emeğe yönelik bir dizi saldırı planını ihtiva ediyor. Bu arada bireysel emeklilik ve özel sağlık sigortasının geliştirilmesi, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in Anayasal bir kurum olarak yeniden düzenlenmesi de 2013 Yılı Programında yer alan maddeler arasında bulunuyor.
Bunların da kısa tercümesi şöyle: Kamusal sosyal güvenlik zaman içinde tasfiye edilerek bireysel emeklilik ve özel sağlık sigortası daha da güçlendirilecek. Sosyal diyalogcu, işbirlikçi, uzlaşmacı sendikacılığı kurumsal hale getiren Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK) daha etkin kılınacak.
Zaten son kabul edilen Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, ESK’ya üye olmayan konfederasyonlara bağlı sendikalann işkolu barajları daha yüksek tutularak sendikalann bu yapıya tabi olması bir anlamda zorunlu hale getirildi. 2013 Yılı Programında kamuda etkinlik ve verimliliği arttırmak amacıyla performansa dayalı hizmet anlayışının esas alınacağı öngörülüyor.
Programda, "kamu personel rejimi hazırlıklan Devlet Personel Başkanlığınca sürdürülmektedir" deniliyor. Aynca kamuda 6111 sayılı Torba Kanun ile getirilen esnek çalışma düzenlemelerinin de sürdürüldüğü hatırlatılıyor. Yani memurlara da esnek, iş güvencesinden yoksun, performansa dayalı bir ücret sisteminin getirileceği belirtiliyor.
Önce memurlara "toplu görüşme yerine sizlere toplu sözleşme düzeni getiriyoruz" diye grevi yasaklayan ve son sözü hükümetin ağırlıklı olduğu Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna bırakan bir sistem getirdiler. Arkasından işçiler için de Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu adı altında sendikal örgütlenmeye baraj getiren, 12 Eylül darbe döneminden kalma grev yasaklarını sürdüren, örgütlenmeyi iyice zorlaştıran bir yasayı yürürlüğe koydular.
Şimdi ise işçi açısından 75 yıllık kıdem tazminat hakkını tasfiye etmeye çalışan, memur açısından da nerdeyse 90 yıllık iş güvencesi hakkını elinden alan bir uygulamayı hayata geçirmek istiyorlar. İşçi ve memur sendikaları, şimdi ortak bir mücadele vermeyecek de, başka ne zaman verecek?




















































































