Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
01 Ocak 2015
2015 YILI İÇİN BEKLENTİLER

2015 yılının işçi sınıfı önceki yıllara göre çok daha hareketli geçeceği inancını taşıyorum. Zira artık işçilere, işsizliğe çare, yeni düzenin gereği diye yutturulan sömürü düzeninin foyası tamamıyla ortaya çıktı. Ne işsizlik azaldı, ne yoksulluk ne yolsuzluk ortadan kalktı. Yapılan her Kanun değişikliği hakları biraz daha geriye götürdü.

2015 YILI İÇİN BEKLENTİLER
2015 YILI İÇİN BEKLENTİLER
 
 
 
 2015 yılının işçi sınıfı önceki yıllara göre çok daha hareketli geçeceği inancını taşıyorum. Zira artık işçilere,  işsizliğe çare, yeni düzenin gereği diye yutturulan sömürü düzeninin foyası tamamıyla ortaya çıktı. Ne işsizlik azaldı, ne yoksulluk ne yolsuzluk ortadan kalktı. Yapılan her Kanun değişikliği hakları biraz daha geriye götürdü.
 
 6356 sayılı Kanun, Noter şartının kaldırılması dışında sendikalaşmayı engelleyen işveren uygulamaları açısından çok fazla katkı sağlamadı. Taşeronlaşma, güvencesizlik başta kamu sektörü olmak üzere alabildiğine yayılmış görünüyor. Bir yandan da kıdem tazminatı, geçici istihdam büroları, geçici işçilik gibi konularda kazanılmış hakları ve kurallı çalışmayı yok eden Kanun tasarıları 2015 için en ciddi tehditler olarak karşımızda duruyor.
 
 Tüm bu olumsuzluklara rağmen neden umudumuzu kaybetmiyoruz?  Çünkü çalışan kesimin alım gücü düştükçe ve işsizler ile  “çalışan yoksullar” kategorisinde yer alan kitle genişledikçe, tabanda çıkış yolu arayışlarının yoğunlaştığını ve sendikalaşma yönündeki taleplerin arttığını gözlemliyoruz.
 
 İşçi sendikaları da e-Devlet üzerinden üyelik sisteminin gelişiyle birlikte örgütlenme çalışmalarına ivme kazandırmış bulunuyor. Elbette sendikal yapının bölünmüşlüğü, örgütsüz işyerleri dururken örgütlü işyerlerini bünyesinde kazandırma fırsatçılığı, haksız ve mesnetsiz itirazlarla rakip sendikanın yetki sürecini uzatarak toplu sözleşme bekleyen işçileri hüsrana uğratmaları hala en ciddi sorunlarımız.  Yine bu sorunun çözümsüzlüğe itilmesinde yargı sisteminin son derece ağır işleyen yapısının da payı var.
 
 Ancak, çaresizliklerin ve zorlukların insanoğlunu çıkış yolları aramaya ittiği ve çoğu kez ellerindeki imkan ve fırsatları bile yeterince değerlendirmediği bilinmektedir.
 
 Emek hareketi de bu konuda benzer bir deneyimi yaşıyor. Anayasa’nın 90. Maddesine eklenen ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere iç hukuk düzenlemeleri karşısında üstünlük tanıyan hükmün sendikal hak ve özgürlükler için nasıl bir açılım getirdiğinin adeta yeni farkına varılıyor.
 
 Kuşkusuz sendikal hak ve özgürlükler, temel bir insan hakkı olarak aslında yazılı metinlere dayanmak ve bu yoldan meşruiyet kazanmak zorunda değildir. Başka deyişle insan olmanın gereği, insanca yaşamanın gerektirdiği hak, koşul ve fırsatlara sahip olmaktır. Yani kitapta yazılı olmasa da savunulmalıdır.
 
 Ancak Anayasa’nın 90. Maddesinin getirdiği yeni bakış açısı hakimlermizin nihayet dikkatini çekmiş ve yargı kararlarını, kanunlardaki farklı düzenlemelere rağmen etkilemiş  görünüyor. Kuşkusuz bu önemli bir gelişme olarak kabul edilmek ve bu kanal hak ettiği şekilde kullanılmak zorunda.
 
 Dolayısıyla, 2015 yılı ve sonraki yıllarda işçi ve sendika hareketinin kaynaktan beslenerek, daha etkili bir örgütlenme mücadelesi vereceğine inanmamak için hiçbir neden olmadığı ortada.
 
 Esasen bunun böyle olması da işçi ve örgütlerinin ayakta kalabilmesi için mutlak bir zorunluluk. Çünkü çalışma hayatını kuralsızlaştırmak yönündeki işveren ve Hükümet baskılarının giderek yoğunlaştığı gözlerden kaçmamaktadır.
 
 AKP iktidarı, inşaat sektörü ve dış kaynakla döndürdüğü çarkın dişlilerinin atmaya başladığını gördükçe, yatırımcıları ülkeye çekebilmek için elinde kalan son kozu, ucuz emeği alabildiğince parlatarak satmayı planlıyor. Bunun kıdem tazminatının kaldırılması, bölgesel asgari ücret, geçici işçilik, geçici istihdam büroları gibi tamamen güvencesiz ve esnek çalışma modeline dair Kanun değişikliklerini yapmak anlamına geldiği çok açık.
 
 2015’te emek hareketinin gündemini yoğun bir şekilde işgal edeceğinden kuşku duymadığımız bu olasılıklar, mücadelenin  çok daha zorlu geçeceğinin göstergesi.
 
 2015 yılı için sözünü etmeden geçemeyeceğimiz ve sendikamıza özgü bir önemli başlık da elbette ki: ÇAYKUR
 
 AKP iktidarı ve Öz Gıda-İş’in sadece ÇAYKUR üzerinde oynadığı oyunlar ve yasa dışı uygulamalar ölçeğinde bakıldığında bile son 8 yılda yargı önünde vermeleri gereken hesap bini aşmış görünüyor.
 
Son 8 yıllık ÇAYKUR deneyimimiz gösterdi ki;  Anayasa, Kanun, mahkeme kararı, teamül, iyi niyet, ahlak tümüyle rafa kaldırılmış durumda.  Ama bizim işimiz meydanın boş olmadığını daima enselerinde olduğumuzu ve gün gelip mutlaka bu hukuksuzlukların hesabını tek tek vereceklerini onlara göstermek.  Zaten dönen dolaplardan anlaşıldığı kadarıyla ÇAYKUR mesaimiz 2015’te de bütün yoğunluğuyla devam edecek.
 
Hızla gelişen iletişim teknolojisi ve getirdiği olanaklarla birlikte hep birlikte ve hatta sadece ulusal değil uluslararası düzeyde bir emek hareketinin filizleri yeşeriyor. 2015 değilse, 16,17 ve diğer yıllar. Bu bir bayrak yarışı. Ve biz inanıyoruz büyük insanlık sonunda kazanacak.
 
2015 yılının başta üyelerimiz olmak üzere tüm emekçilere refah, sağlık ve huzur getirmesini diler  büyük Önder’in dediği gibi “YURTTA SULH, DÜNYADA SULH” temenni ederiz.

 

DİĞER HABERLER
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI
DIŞ TİCARET AÇIĞINDA 100 MİLYARA BİR ADIM KALDI

Bir yıl önce 43-44 milyar dolar civarında bulunan yıllıklandırılmış ticaret açığı şimdi 98 milyar dolara dayandı. Bir yılda yüzde 100’den fazla artış oldu.

YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ
YUMURTA FİYATINDA SERT ARTIŞ

Gıda fiyatlarındaki artıştan yumurta da etkilendi. Geçen ay tanesi 2 lira olan organik yumurtanın fiyatı 4 liraya yükseldi. Esnaf fiyatların haftalık olarak değiştiğini ifade etti.

EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA
EPİSTEMOLOJİK KOPUŞ ENFLASYONDA

TÜİK eylül ayında resmi enflasyonun yıllık yüzde 83,45 olarak hesaplandığını açıkladı. 24 yılın en yüksek enflasyonu yaşanırken iktidar baz etkisine güveniyor. Bu enflasyon hesabı ücret zamlarını etkileyecek.

GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE
GIDA SEKTÖRÜNDE 106 BİN 821 ŞİRKET RİSKLİ KATEGORİDE

Hazine ve Maliye Bakanlığı gıda sektöründe, 106 bin 821 şirketi vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükellef açısından riskli kategorisinde bulunduğunu açıkladı.