Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Elmacık Atasu
Belkalper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Socotab
Pepsi
Tuborg_Bira
Vakıf Zeytinlikleri
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Taris
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
22 Eylül 2010
2010’UN İLKYARISINDA İSTİHDAMIN GÖRÜNÜMÜ

Geçen hafta yayımlanan önemli verilerden birisi de istihdam ve işsizlik üzerineydi. Türkiye İstatistik Kurumu’nca (TÜİK) yayımlanan mayıs, haziran, temmuz dönemine ait veriler işsizlik oranının yüzde 10.5’e gerilediğini göstermekteydi.

2010’UN İLKYARISINDA İSTİHDAMIN GÖRÜNÜMÜ

Geçen hafta yayımlanan önemli verilerden birisi de istihdam ve işsizlik üzerineydi. Türkiye İstatistik Kurumunca (TÜİK) yayımlanan mayıs, haziran, temmuz dönemine ait veriler işsizlik oranının yüzde 10.5e gerilediğini göstermekteydi. Karşılaştırma yaparsak, işsizlik oranı bir yıl önce aynı dönemde yüzde 13 idi. TÜİK verilerine göre 2010 yılı başından bu yana toplam istihdam 2 milyon 324 bin kişi artarak 23 milyon 488 bin kişiye ulaşmış durumdaydı.

Veriler büyük bir coşkuyla kamuoyuna pazarlanmakta gecikmedi. Elde edilen büyüme performansı ile birlikte Türkiyenin artık krizden çıkmış olduğu bir çırpıda ilan ediliverdi. İşsizlik düşme eğiliminde idi ve küresel krizin son etkileri de işgücü piyasalarını geride bırakmak üzereydi.

Ne yazık ki istihdamın niteliği ve kalitesine ilişkin göstergeler bu savları desteklemiyor. Tersine, Türkiye işgücü piyasalarına ait gözlemler istihdamın küresel kriz altında daha da yoğun biçimde enformalleştirildiği, kayıt dışına ve parçalanmaya itildiğini belgelemekte. Aşağıda TÜİK verilerinden derlediğimiz özet tablo bu gözlemleri bizlere sunmakta.

TÜİKin sunduğu verilere göre, 2010 yılının ilk yarısında, ocak-haziran arasında toplam istihdam 2 milyon 324 bin kişi artmıştır. Bu artışın 1 milyon 194 bin kişisi tarım sektöründe, 255 bini sanayi sektöründe, geri kalan 875 bin kişi de inşaat ve hizmetler sektörlerinde istihdam edilmiştir. Dolayısıyla toplam istihdam artışının yüzde 51i tarım sektöründeki artıştan kaydedilmiştir.

TÜİK, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanları kayıt-dışı istihdam olarak nitelemektedir. Kayıt-dışı istihdam verileri son derece çarpıcıdır: Söz konusu altı aylık dönemde Türkiyede kayıt dışı çalışan sayısı 1 milyon 570 bin kişi artış göstermiştir. Yani 2010’un ilk yarısında gözlenen istihdam artışının yüzde 67.6sı herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunun güvencesinden yararlanmayan, kayıt dışı çalışanlardır.

Kayıt dışılığın dağılımı da çarpıcıdır. Kayıt dışı istihdamdaki 1 milyon 570 bin kişilik artışın, yüzde 66sı tarım sektöründen gelmektedir. Tarım sektöründe altı ayda istihdam edilen 1 milyon 194 bin kişi söz konusu iken, kayıt dışı istihdam edilen sayısındaki artış 1 milyon 45 bini bulmaktadır.

İstihdam artışlarının kalitesizliği, krizin faturasının emekçi kitleler üzerinden nasıl finanse edildiğinin de belgesini oluşturmaktadır. Yüksek büyüme ve siyasi istikrar sloganlarıyla coşan borsa endekslerinin yarattığı tatlı kazançların kaynağı başka nerelerde oluşabilirdi ki?

***

Türkiye, 1980 sonrası neoliberal uyarlama döneminin ana çizgisinde bir ucuz işgücü deposu ve dış finansmana dayalı spekülatif nitelikli bir coşkulu büyüme konjonktürü içindedir. Bu tür konjonktürel genişleme dönemlerini Türkiye 1990-93, 2000 ve 2003-2007 arasında da yaşamış idi. Unutmayalım ki, yakın tarihimiz bize ısrarla bir dersi anımsatıyor: Yeni bir krize en yatkın ülke, uluslararası finans sermayesinin en gözde ekonomisidir. Her yeni kriz dalgası emekçilerin kazanımlarını daha da tırpanlamakta, Türk işgücü piyasalarını parçalayarak; güvencesiz, enformalleştirilmiş ve kayıt dışına itilmiş bir Uzakdoğu Asya ekonomisine dönüştürmektedir.

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi / ERİNÇ?YELDAN

DİĞER HABERLER
İŞÇİLERİ HEP AYNI MI SANIYORSUNUZ?
İŞÇİLERİ HEP AYNI MI SANIYORSUNUZ?

Eğer işçi sınıfını tanımıyor ve işçilerin çalışma ve yaşama koşullarının büyük çoğunlukla aynı olduğunu sanıyorsanız, büyük hata işlersiniz. Yaşamını işgücü satışıyla kazanan insanlar arasında da, gelir, iş güvencesi ve diğer bazı haklar açısından önemli farklılıklar vardır. Diğer bir deyişle, işçi sınıfı çeşitli tabaka veya katmanlardan oluşur.

REUTERS: GIDA ALIŞVERİŞİ TÜRKLER İÇİN AĞIR BİR YÜKE DÖNÜŞTÜ
REUTERS: GIDA ALIŞVERİŞİ TÜRKLER İÇİN AĞIR BİR YÜKE DÖNÜŞTÜ

Reuters haber ajansı, Türkiye ekonomisiyle ilgili kapsamlı bir analiz yayımladı. Analizde, “Türkiye’de gıda fiyatları o kadar arttı ki, bazı insanlar gelecek aylarda daha da artacak fiyatlardan kaçınmak için ellerindeki tüm parayı pirinç ve makarna stoklamaya yatırıyor” denildi.

ÜRETİCİ DERTLİ: SATILMAYAN SOĞANLAR ÇÜRÜDÜ
ÜRETİCİ DERTLİ: SATILMAYAN SOĞANLAR ÇÜRÜDÜ

Ankara’nın Polatlı ilçesi soğan üreticiliği yapan Mesut Gümüş, “Restoranlar, lokantalar kapalı olduğu için soğanı satamadık. Yüzde 20’si çürüdü. Çiftçi borçlu, ürünleri satmadan borç ödeme ihtimalimiz yok” diye sitem etti. Gümüş, ihracattaki engellerin kaldırılmasını talep etti.

EMEKLİLİKTE 15 YIL VE 3600 GÜN İÇİN DİKKAT!
EMEKLİLİKTE 15 YIL VE 3600 GÜN İÇİN DİKKAT!

15 yıl sigortalılık ve 3600 gün primle emeklilik için kıdem tazminatı alanların yeniden çalışıp çalışamayacağı farklı tartışmalara konu oluyordu. Yargıtay açıkça, bu durumdaki işçilerin yeniden çalışmaya başlamasının “hakkın kötüye kullanılması” olmadığı kararını verdi ve bu konuda engel kalmadı.

TEKGIDAIS

BEDAVA
İNCELE