Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
ATAKEY
FELDA IFFCO
PERFETTİ VAN MELLE
KRAFT HEİNZ
SAFE SPİCE
SAGRA
İZTARIM
DOĞANAY
KESKİNOĞLU
BARRY CALLEBAUT
BEL KARPER
Cargill
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Dr Oetker
Agthia
02 Ocak 2024
1970’Lİ YILLARDA TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU

Türkiye’de işçi sendikacılığının gelişmesi işverenlerin örgütlenmesini de geliştirdi. Özellikle 1974 yılından itibaren işçi eylemleri arttı.

1970’Lİ YILLARDA TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU

TEKGIDA-İŞ SENDİKA AKADEMİSİ

DİSK’in 1975 yılı Mayıs ayında yapılan 5. Genel Kurulu’nun ardından DİSK’in merkezi olarak düzenlediği eylemler Türk-İş’i de etkiledi. 16 Haziran 1975 tarihinde Türk-İş’in İzmir’de gerçekleştirdiği elektrik kesintisi de işverenlerin sendikalara üye olma eğilimini güçlendirdi. Bu gelişmelere bağlı olarak, bir taraftan TİSK’in gücü ve etkisi artarken, diğer taraftan TİSK dışında ve genellikle yerel düzeyde kalan işveren sendikaları ortaya çıktı.

Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre, 1973 yılı sonu itibariyle Türkiye’de 48 yöresel işveren sendikası vardı. Bu sendikalara üye işverenlerin sayısı da 4786 idi. Türkiye çapında faaliyet gösteren işveren sendikalarının sayısı 56, bu örgütlere üye işveren sayısı da 5056 olmuştu. Böylece, 1973 yılı sonunda toplam 104 işveren sendikasında örgütlü işveren sayısı 9842 düzeyindeydi.

Aşağıdaki çizelgede 31.12.1973 tarihi itibariyle işveren sendikalarına ilişkin veriler sunulmaktadır (Çalışma Bakanlığı, Çalışma Dergisi, Yıl 1974, Cilt 1, Sayı 1, s.174):

 31.12.1973 Tarihi İtibariyle İşveren Sendikalarının İşkollarına Dağılımı

İŞKOLU NO. İŞKOLU ADI YÖRESEL YÖRESEL TÜRKİYE ÇAPI TÜRKİYE ÇAPI TOPLAM TOPLAM
SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI
1-2 Tarım-Orman 1 367 2 1.211 3 1.578
3 Madencilik 4 49 4 49
4 Petrol 2 101 6 828 8 929
5 Gıda Sanayii 21 1.403 4 331 25 1.734
6 Şeker 1 6 1 6
7 Dokuma 7 354 3 636 10 990
8 Deri 2 162 2 162
9 Ağaç 1 25 2 72 3 97
10 Kağıt
11 Basın-Yayın 2 52 2 52
12 Lastik 1 3 1 22 2 25
13 Kimya 2 121 2 121
14 Çimento-Toprak 1 7 3 90 4 97
15 Cam 1 14 1 14
16 Metal 1 3 3 368 4 371
17 Gemi
18-19 Yapı-Yol 1 61 1 48 2 109
20 Enerji 1 8 1 8
21 Ticaret, Büro, Eğitim 1 66 1 30 2 96
22 Banka-Sigorta 1 6 1 6
23 Kara Taşımacılığı 1 540 2 159 3 699
24 Demiryolu Taşımacılığı
25 Deniz Taşımacılığı 2 39 2 39
26 Hava Taşımacılığı
27 Ardiye-Antrepo
28 Haberleşme
29 Sağlık 1 23 1 23
30 Konaklama 5 1.767 4 283 9 2.050
31 Güzel Sanatlar 1 49 4 427 5 476
32 Milli Savunma
33 Gazetecilik 4 40 1 18 5 58
34 Genel İşler 2 53 2 53
TOPLAM 48 4.786 56 5056 104 9.842

TİSK’İN 10. OLAĞAN GENEL KURULU

TİSK’in 10. Olağan Genel Kurulu 1974 yılı Nisan ayında, 12 Mart 1971 darbesinin etkilerinin iyice azaldığı, parlamenter sistemin yeniden işlemeye başladığı dönemde toplandı.

Genel Kurul’a sunulan çalışma raporunda, son iki yılın gelişmeleri şu şekilde değerlendiriliyordu:

“Geçtiğimiz dönemde, özellikle 12 Mart öncesi ve sonrası cereyan eden yıkıcı olayların, Devlet otoritesini sarsan ve hatta demokratik rejimimizi tehlikeye düşüren bir düzeye eriştiği bilinmektedir. Öğrenci hareketleri şekliyle başlayan anarşik olaylar işçileri de dahil edecek biçimde yaygınlaşma eğilimi göstermiş ve hürriyetleri tehdit eden bir ölçüye gelmiştir. Hatta sorumsuz bazı sendikaların bu olaylara birtakım sebeplerle dahil edildikleri de ibretle görülmüştür. Bu güç şartlardan bütün milli kuruluşlarımızın iş ve güç birliğiyle kurtulmamız mümkün olabilmiştir.

“Demokrasi kurtarmak çabalarının başında Anayasa değişikliği gelmiştir. Anayasamızda yapılan değişikliğin en tutarlı ve uygun yönü çeşitli hükümlerde, Anayasada tanınan hürriyetlerin, bu hürriyetleri yok etmek için kullanılamayacağı ilkesine yer verilmesi olmuştur. Devlet Güvenlik Mahkemeleri de bu amaçla kurulmuş ve olağanüstü rejimle yönetilme zorunluğu ile tekrar karşılaşmamak ümidi içinde Anayasal kuruluşlarımız arasında yer almıştır.” (TİSK, 10. Olağan Genel Kurul Çalışma Raporu, Nisan 1974, Ankara, 1974;15-16)

Çalışma Raporu’nda işçi sendikalarına yönelik eleştiriler de yer alıyordu:

“İşçi sendikalarının bir kısmının ideolojik ayrımlara önem vererek teşkilatlanmaları, toplu iş uyuşmazlıklarına da bu açıdan yaklaşmaları sonucunu doğurmaktadır. Sendikacılık anlayışını ihtilaf çıkarma felsefesine dayandıran bu sendikalar genellikle grevi bir araç olarak değil bir amaç olarak benimsemektedirler. Bu katı tutumun çalışma barışına olumlu hiçbir katkısı olmayacağı aşikardır. Hele toplu iş sözleşmelerinin yürürlükte bulunduğu dönemlerde dahi verim düşürme, iş yavaşlatma veya hak uyuşmazlıklarını kanunsuz grevlerle zorlama yollarının arandığı ve uygulandığı da göz önünde bulundurulursa, iş hayatımızın muhtaç olduğu çalışma barışının nasıl zedelendiği görülecektir.” (TİSK,1974;19)

TİSK’in Çalışma Raporu’nda ücret artışlarının üretkenlik artışına bağlanması talep ediliyordu:

“Bugünkü ücret artışları uygulamasının aksayan bir yönü de prodüktivite kıstasını dikkate almamasıdır. Oysa, ücretlilerin reel ücret gelirlerindeki yükseliş ancak prodüktivite artışıyla kabil olur. Aksi halde bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu durumda olduğu gibi ücret artışları enflasyonu körükleyici bir etken olur.

“Belirli bir ücret sisteminin kurulmasını engelleyen amillerden biri de aynı dönemde işyeri ve işkolu toplu sözleşmelerinin yapılmasıdır. Bu sözleşmeler, muhteva ayrımları yapılmadığı cihetle mükerrer ücret ve sosyal yardım artışlarına imkan vererek ücret tırmanmalarına zemin hazırladığı gibi, işçi sendikaları arasında yarattığı rekabet dolayısıyla sosyal huzuru büyük ölçüde zedelemektedir.” (TİSK,1974;43)

TİSK Çalışma Raporu, bu değerlendirmelerinden sonra, ücret düzenine ilişkin önerilerini sunuyordu:

“Ücretlerle ilgili olarak, bugüne kadarki toplu sözleşme uygulamasında görülen diğer bir aksaklık, toplu pazarlıklarda elde edilen ücretlerin birbirine basamak teşkil ederek aşırı ücret sıçramalarına yol açmasıdır. Bu durumun en başta gelen sebebi, sözleşmelerin farklı tarihlerde yapılmasıdır. (…)

“Bütün bu faktörlerin ışığında Konfederasyonumuzun ülkemiz ekonomik şartlarına ve çalışma hayatı bünyesine uygun olarak benimsediği ücret politikası şu şekilde özetlenebilir:

“- Toplu sözleşmelerde seyyanen ücret zammı yerine nisbi zam kuralının uygulanmasına çalışılmalıdır.

“ – Asgari ücret tespitleri fiili ücretleri yukarı itici etkisi göz önünde tutularak yapılmalıdır.

“- Birbirine olumsuz örnek teşkil etmemesi bakımından, kamu ile özel sektör toplu sözleşmeleri arasında ücret zammı dengesi sağlanmalıdır.

“- Toplu sözleşmelerde çıplak ücret artışları karara bağlanırken, aynî ve sosyal yardımların ülkemizdeki ücret bünyesinde önemli bir yer işgal ettiği düşünülmelidir.

“- Yıllık ücret ve sosyal yardım artışlarının gayrisafi milli hasıladaki yıllık gelişme oranlarına uygun ve paralel kılınması sağlanmalıdır.” (TİSK,1974;44)

TİSK’in Çalışma Raporu’nda 274 sayılı Sendikalar Kanununda “Yapılması Zorunlu Görülen Değişiklikler” formüle edilmişti (TİSK,1974;81):

“Tek sendikaya üyelik prensibinin kabulü zorunlu olduğu gibi, bu prensip tek sözleşme prensibine de paralel olacaktır. (…)

“Kanuni olan check-off sisteminin diğer ülkeler uygulamasına da paralel olacak biçimde kanunen ücretten kesme zorunluğundan çıkartılıp toplu sözleşmelerle sağlanabilecek hale getirilmesi öngörülmelidir.

“Sendikaların denetimi sorununun halli içinde Anayasa ve Milletlerarası Anlaşmalara aykırı olmayacak bir dış denetim sisteminin 29. maddeye getirilmesi düşünülmelidir.”

TİSK’in Çalışma Raporu’nda 275 sayılı Kanunda “Yapılması Zorunlu Görülen Değişiklikler” de ele alınmıştı (TİSK,1974;83):

“Sözleşmenin yapıldığı sırada sendika üyesi olan işçiler sonradan sendikadan ayrılsalar dahi bugünkü gibi sözleşmeden yararlanabilmeli, sendikasız işçiler de muvafakat şartı aranmaksızın sözleşmeden yararlanabilmelidirler.

“Hak uyuşmazlıklarında grev hakkını düzenleyen madde, sistemimizle çelişki yaratmaktadır. Bu çelişkinin giderilmesi gerekli görülmektedir.

“Grev ve lokavt ertelemeleri için Kanundaki sebepler, son Anayasa değişikliğinde benimsenen ilkelerle takviye edilmeli ve grev veya lokavtın kamu düzenini yahut kamu yararını bozucu nitelikte görülmesi hali de erteleme sebepleri arasına eklenmelidir. Ayrıca grev ertelemesindeki süre tahdidi kaldırılmalıdır.”

TİSK, SSK’nın ilaç fabrikası kurmasına da karşıydı: “Kurum fabrika kurma yerine, ilaç israfını önleyecek tedbirler aldığı takdirde daha ekonomik sonuçlara ulaşabilecektir.” (TİSK,1974;108)

Bu tarihte “Konfederasyondaki işverenlerin istihdam ettikleri işçi sayısı da 400.000 civarında” idi (TİSK,1974;125)

TİSK’İN 11. OLAĞAN GENEL KURULU

TİSK’in 11. Olağan Genel Kurulu 1976 yılı Nisan ayında toplandı.

Genel kurulda ele alınan konulardan biri, TİSK’in Avrupa Sanayiciler ve İşverenler Konfederasyonları Birliği UNICE’ye üye olunmasıydı. TİSK Yönetim Kurulu, UNICE’ye üye olmaya karar verdi. Bu karar Genel Kurul’un onayına sunuldu.

1974-1975 yıllarında artan işçi eylemleri TİSK’i çok rahatsız etmişti. Esasında DİSK’in 1975 yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen 5. Genel Kurulu’nun ardından DİSK’in düzenlediği eylemler daha da etkili ve rahatsız edici olacaktı. Genel Kurula sunulan Çalışma Raporu’nda bu eylemler aşağıdaki şekilde değerlendirildi:

“1974-1975 yılları kanunsuz hareketlerin çok görüldüğü bir dönemi teşkil etmiştir. Özellikle sıkıyönetimin kalkmasından sonra yoğunlaşan, işçi sendikalarının, mahiyeti değişik fakat kanunsuzluğu müşterek sayısız huzur bozucu davranışlarına şahit olunmuştur.” (TİSK, 11. Olağan Genel Kurul Çalışma Raporu, Nisan 1976, Ankara, 1976;73)

“Kanunsuz Hareketlerin Nedenleri:

“1974-1975 dönemi içinde karşılaşılan kanunsuz hareketlerin en başta gelen nedeni, sendikalararası ve hatta işçi konfederasyonları düzeyindeki aşırı rekabet ve ideolojik çekişmeler olmuştur. Bu rekabet nedeniyle, Türk-İş, kanunsuzluğu aşikar olan genel greve başvurmaktan çekinmemiş, DİSK ise işyerlerinde zor kullanmaktan kaçınmamıştır.” (TİSK,1976;74)

Türk-İş 16 Haziran 1975 günü Ege Bölgesi’nde elektriği keserek bir gün bir eylem yaptı. Bu eyleme ilişkin ayrıntılı bir çalışma, Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin önümüzdeki haftalardaki raporları arasında yer alacaktır.

Türk-İş’in 16 Haziran 1975 eylemine ilişkin olarak TİSK Çalışma Raporu’nda aşağıdaki değerlendirme yapıldı:

“Geçtiğimiz dönem içinde bütün Türk Milletinin izlediği gibi, Hükümetin ve İşveren Camiasının iyi niyetli gayretlerine rağmen, uyarı direnişi adı altında kanunlarımızın yasakladığı genel grev uygulamasına başvurulmuştur. (…) Bunların başında, gerçek amacı dahi belli olmayan 16 Haziran 1975 günü İzmir’de 6 saat süreyle uygulanan genel grev denemesi gelmektedir. Türk-İş tarafından önceden yapılacağı ilan edilen bu yasa dışı hareketle aynı anda birden fazla suç işlenmiştir. Parlamentoyu kendi istekleri istikametinde kanun çıkarmaya zorlamak ve bu maksatla kanunlarımızca cezalandırılan genel greve başvurmak, elektrik, su ve gaz işlerinde yasaklanmış olmasına rağmen grev uygulamak, ayrı ayrı suçlar oluşturmaktadır. Böylesine çok yönlü suç teşkil eden bir eyleme Hükümetin, mülki amirlerin ve zabıtanın seyirci kalması da olayın esef verici bir başka yönünü teşkil etmiştir. Hukuk Devleti ilkesine saygılı bütün milli kuruluşlar nezdinde ve kamuoyunda mahkûm olan bu genel grev hareketi, Camiamızca açılan dava üzerinde İzmir 2. İş Mahkemesince kanun dışı olarak karara bağlanmış ve Yargıtayca da bu karar onanmak suretiyle kesinleşmiştir.” (TİSK,1976;76)

TİSK’in Çalışma Raporu’nda sendika ödentilerinin kaynaktan kesilmesi uygulamasına da karşı çıkıldı. Nitekim, 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında hazırlanan anayasa taslağında böyle bir düzenleme yer aldı; ancak Milli Güvenlik Konseyi bu düzenlemeyi kaldırarak, sendika aidatlarının işveren tarafından kesilmesi yükümlülüğünü sürdürdü.

“Ülkemizde sendika adedinin hızla artmasındaki nedenler araştırıldığı takdirde bunun çok yönlü olduğu görülecektir. Her şeyden önce sendikacılık kolay kazanç yolu olarak ortaya çıkmıştır. Bu imkânın kanun yoluyla getirilen check-off sistemi ile (sendika aidatının ücretlerden işveren tarafından kesilerek sendikaya ödenmesi) yaratıldığını söylemek gerekir. Bu sistem, sendika adedinin hızla artmasına yardımcı olurken, işçilerin de sendikalar tarafından istismar edilmesine yol açmıştır. Hatta, kamuoyunda ‘sendika ağalığı,’ sorumsuz sendikacılığın bir simgesi olarak ortaya çıkmıştır.” (TİSK,1976;77)

TİSK’in Çalışma Raporu’nda “274 Sayılı Sendikalar Kanununda Düşünülen Değişiklikler” başlığı altında aşağıdaki talepler dile getirildi:

 “İşçilerin aynı anda tek sendikaya üye olmaları esası getirilmelidir. (…) Mevzuatımızda nasıl aynı anda birden fazla siyasi partiye üye olunamıyorsa, birden fazla sendikaya da üye olunmamalıdır.”

“Check-off sistemi kaldırılmalıdır. (TİSK,1976;96)

“Türkiye’de bütün dernek ve müesseseler Hükümet tarafından ciddi bir kontrole tabi tutulduğu halde, işçi sendikaları bugüne kadar anlaşılmaz bir şekilde bu denetimin dışında bırakılmışlardır. Sendikaların mali ve idari denetimi için öngörülen iç denetim ise, tam anlamıyla sağlanabilmiş değildir. Bu durumda sendikaların uluslararası kurallara uygun ve demokratik ilkelere aykırı olmayan periyodik bir idari ve mali denetime tabi tutulması, kontrolsüz gidişi önlemek bakımından zaruri görülmektedir.” (TİSK,1976;99-100)

275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununda da aşağıdaki değişiklikler öngörülüyordu:

“Tek sözleşme prensibi benimsenmelidir.” (TİSK,1976;100)

“Grevlerde karşılaşılan kanunsuzluklar müeyyidelendirilmelidir.” (TİSK,1976;101)

“Kanunsuz olaylardan, işçilerin üye bulundukları sendikaların da sorumluluğunu aramak doğru olacaktır.” (TİSK,1976;102)

“Suç kollektif hale geldikçe suçluların bulunması ve cezalandırılması da güçlük arzetmektedir. Fakat hemen belirtmek gerekir ki, çalışma hayatımızda arasında işçi sendikasının bulunmadığı hiçbir toplu davranış, hiçbir direniş, hiçbir boykot yoktur. Her direnişi ve her kanunsuz hareketi düzenleyenlerin ve yönetenlerin daima işçi sendikası olduğu herkesçe bilinmektedir. Bununla beraber sendikalar, işçileri öne sürerek, kendileri arka planda kalabilmektedirler. Bu tutum ve davranışın tek çözüm yolu bu türlü kanunsuz olaylara katılan işçileri temsil eden sendikaların da işçilerle birlikte sorumlu tutulması, hatta birinci planda sorumluluk yükletilmesidir. İşte o zaman sendikaların sinsice davranışları sona erecek ve işçilerin arkasında gizlenmeleri önlenecektir.” (TİSK,1976;110)

“Dayanışma aidatında muvafakat aranmamalıdır.” (TİSK,1976;102)

Bu dönemde TİSK’in tepkisini çeken önemli bir gelişme, 1927 sayılı Kanunla kıdem tazminatı gün sayısının her yıl için 15 günden 30 güne çıkarılması ve kıdem tazminatına hak kazanmak için gerekli asgari sürenin üç yıldan bir yıla indirilmesidir. Bu kanun .. Temmuz 1975 günü kabul edildi, ancak kıdem tazminatına ilişkin düzenlemenin yürürlük tarihi 1.2.1974 olarak belirlendi. TİSK buna şöyle tepki gösterdi:

“Kıdem tazminatını değiştiren 1927 sayılı Yasa ara seçimler öncesinde ve mahzurları giderilmeden çıkarılmış olması nedeniyle, başta Anayasaya aykırılık taşıyan hükümleri olmak üzere pek çok aksaklığı da beraberinde getirmiştir. Bu Yasa her şeyden önce kanuna güven duygusunu zedelemiş, hukukun temel kurallarından olan yasaların geçmişe yürümeyeceği ilkesini açıkça çiğnemiştir. Mali hüküm getiren bir yasanın 1,5 yıl geriden uygulanması Cumhuriyet tarihimizde görülmüş bir örnek değildir.” (TİSK,1976;113)

Bu dönemde Türk Hür Teşebbüs Kuruluşları toplantısı gerçekleştirildi. Bu girişim daha sonra Türk Hür Teşebbüs Konseyi adını aldı. Bu konu, Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin önümüzdeki haftalardaki raporlarında ayrıntılı olarak yer alacaktır:

“Geride bıraktığımız çalışma dönemi içinde gerçekleştirilen en önemli faaliyetlerden biri Türk Hür Teşebbüs Kuruluşlarının Konfederasyonumuz önderliğinde ilk defa bir araya gelerek 28 Nisan 1975 tarihinde İstanbul’da toplanmaları olmuştur. (…)

“Toplantıda karma ekonomi prensibi içerisinde teşkilatlanmış olan Konfederasyonumuzun hem kamu hem özel sektörde kurulmuş bulunan Üye Sendikalarımız yetkilileri de hazır bulunması sebebiyle, piyasa ekonomisi ilkelerine göre işleyen iş alemimizin bütün Hür Teşebbüs Kuruluşları temsil edilmiştir. Toplantı, Konfederasyonumuzun Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin tarafından idare edilmiş ve açış konuşması Başkanımız tarafından yapılmıştır.” (TİSK,1976;135)

 PERSONEL YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ

Bu yıllardaki işveren örgütlenmelerinden biri de Personel Yöneticileri Derneği idi. Dernek’in 3. Genel kurulu 31.10.1974 tarihinde toplandı. Yönetim kurulu üyeliklerine Ünilever’den Rafet Altan, Topkapı Şişe Cam’dan Sacit Öğe, Fako İlaç’tan Yaşar Erol, Narin Mensucat’tan Özkan Şendir, Kurtkaya A.Ş.’den Gürkan Aktoluğ ve Türk Philips’ten Turgut Yazgan seçildi. (MESS İşveren, 1.11.1974, No.288)

ÇALIŞMA BAKANLIĞI’NA GÖRE İŞVEREN SENDİKALARI (1974 SONU)

Çalışma Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 31.12.1974 tarihi itibariyle 44 yöresel işveren sendikası ve bunlara bağlı 4529 işveren vardı. Türkiye çapında faaliyet gösteren 57 işveren sendikasına da 5118 işveren üyeydi. Böylece, Türkiye’de toplam 101 işveren sendikasına üye işverenlerin sayısı 9.647 idi (Çalışma Bakanlığı, Çalışma Dergisi, Yıl 1977, Cilt 1, Sayı 1, s.109).

31.12.1974 Tarihi İtibariyle İşveren Sendikalarının İşkollarına Dağılımı

İŞKOLU NO. İŞKOLU ADI YÖRESEL YÖRESEL TÜRKİYE ÇAPI TÜRKİYE ÇAPI TOPLAM TOPLAM
SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI
1-2 Tarım-Orman 1 367 2 1.211 3 1.578
3 Madencilik 4 52 4 52
4 Petrol 2 115 5 1.053 7 1.168
5 Gıda Sanayii 21 1.461 4 334 25 1803
6 Şeker 1 6 1 6
7 Dokuma 6 347 3 643 9 990
8 Deri 2 178 2 178
9 Ağaç 1 22 1 44 2 66
10 Kağıt
11 Basın-Yayın 1 23 1 23
12 Lastik 2 32 2 32
13 Kimya 2 108 2 108
14 Çimento-Toprak 1 7 3 90 4 97
15 Cam 1 12 1 12
16 Metal 4 395 4 395
17 Gemi
18-19 İnşaat 2 73 2 73
20 Enerji 1 8 1 8
21 Ticaret, Büro, Eğitim 1 66 2 50 3 116
22 Banka-Sigorta 1 5 1 5
23 Kara Taşımacılığı 2 148 2 148
24 Demiryolu Taşımacılığı
25 Deniz Taşımacılığı 2 42 2 42
26 Hava Taşımacılığı
27 Ardiye-Antrepo
28 Haberleşme
29 Sağlık 1 33 1 33
30 Konaklama 8 2.099 5 335 13 2.434
31 Güzel Sanatlar 3 161 3 163
32 Milli Savunma
33 Gazetecilik 3 37 1 18 4 55
34 Genel İşler 2 62 2 62
TOPLAM 44 4.529 57 5.118 101 9.647

Çalışma Bakanlığı’nın 30.4.1975 tarihli çoğaltma sendikalar listesine göre, Türkiye’de iki işveren sendikaları federasyonu faaliyetteydi.

Ankara merkezli Türkiye Ekmek Sanayii İşveren Sendikaları Federasyonu’na aşağıdaki sendikalar üyeydi:

Erzurum Ekmek, Un, Un İmali ve Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (Erzurum)

Eskişehir İç Anadolu Fırın İşverenler Sendikası (Eskişehir)

İstanbul Ekmek Sanayii İşverenler Sendikası (İstanbul)

Ege Bölgesi Ekmek Fabrikaları İşverenleri Sendikası (İzmir)

Çorum Ekmek Sanayii İşverenleri Sendikası (Çorum)

İstanbul merkezli Türkiye Ulusal Film Prodüktörleri İşveren Sendikaları Federasyonu’na ise üye yalnızca iki sendika gösteriliyordu: Türkiye Film Prodüktörleri İşverenler Sendikası (İstanbul) ve Türkiye Yerli Film Prodüktörleri İşverenler Sendikası (İstanbul).

TİSK’İN İŞGÜCÜ MALİYETİ VE ÇALIŞMA İSTATİSTİKLERİ YAYINI

TİSK 1976 yılından itibaren İşgücü Maliyeti ve Çalışma İstatistikleri araştırmasını yayımlamaya başladı. Her yıl TİSK’e bağlı işveren sendikaları aracılığıyla uygulanan bu anketlerin sonuçları 2015 yılına kadar yayımlandı ve Türkiye’de işçi-işveren ilişkileri konusunda çalışma yapanlar için (yeterince değerlendirilmeyen) çok önemli bir kaynak oluşturdu. Bu dizinin ilk yayını, 1970-1975 dönemindeki durumu kapsayan “Ücret Araştırması” kitapçığıydı (TİSK Yay., No.34, Ankara, 1976). Ardından 1975 İşgücü Maliyeti ve Çalışma İstatistikleri kitapçığı yayımlandı (TİSK Yay., No.38, Ankara, 1977).

Araştırmanın kapsamı TİSK’e bağlı işveren sendikalarına üye işverenler olması nedeniyle sınırlıydı; ancak 1970-2015 döneminde işgücü maliyetinin ayrıntılı analizinin yer aldığı bu çalışmalar gelişmelerin anlaşılabilmesi için son derece yararlı ve önemlidir.

ÇALIŞMA BAKANLIĞI’NA GÖRE İŞVEREN SENDİKALARI (1975 SONU)

Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre 31 Aralık 1975 tarihi itibariyle Türkiye’de yerel düzeyde 51 işveren sendikası ve ulusal düzeyde 56 işveren sendikası (toplam 107 işveren sendikası) vardı. Bu sendikalara üye işverenlerin sayısı, sırasıyla, 5174 ve 3769 (toplam 8943) idi (Çalışma Bakanlığı, Çalışma Dergisi, Yıl 1977, Cilt 1, Sayı 1, s.110).

31.12.1975 Tarihi İtibariyle İşveren Sendikalarının İşkollarına Dağılımı

İŞKOLU NO. İŞKOLU ADI YÖRESEL YÖRESEL TÜRKİYE ÇAPI TÜRKİYE ÇAPI TOPLAM TOPLAM
SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI
1-2 Tarım-Orman 1 382 1 110 3 492
3 Madencilik 4 52 4 52
4 Petrol 2 115 5 1.053 7 1.168
5 Gıda Sanayii 21 1.540 4 282 25 1.823
6 Şeker 1 6 1 6
7 Dokuma 6 347 3 643 9 990
8 Deri 2 178 2 178
9 Ağaç 1 22 1 44 2 66
10 Kağıt
11 Basın-Yayın 1 23 1 23
12 Lastik 2 32 2 32
13 Kimya 2 108 2 108
14 Çimento-Toprak 1 7 3 90 4 97
15 Cam 1 12 1 12
16 Metal 4 395 4 395
17 Gemi
18-19 İnşaat 2 73 2 73
20 Enerji 1 8 1 8
21 Ticaret, Büro, Eğitim 1 66 2 50 3 116
22 Banka-Sigorta 1 5 1 5
23 Kara Taşımacılığı 2 148 2 148
24 Demiryolu Taşımacılığı
25 Deniz Taşımacılığı 2 42 2 42
26 Hava Taşımacılığı
27 Ardiye-Antrepo
28 Haberleşme
29 Sağlık 1 33 1 33
30 Konaklama 8 2.536 5 155 13 2.691
31 Güzel Sanatlar 3 122 3 147 3 269
32 Milli Savunma
33 Gazetecilik 3 37 1 18 4 55
34 Genel İşler 2 62 2 62
TOPLAM 51 5.174 56 3.769 107 8.943

DEVLET TEŞKİLATI REHBERİ’NE GÖRE 1976 YILINDA İŞVEREN SENDİKALARI

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) 1977 yılında yayımladığı T.C.Devlet Teşkilatı Rehberi’nde 1976 yılında Türkiye’de faaliyet gösteren işçi ve işveren sendikalarının listesine yer verdi. Bu listede yer alan işveren konfederasyon, federasyon ve sendikaları, işkollarına göre aşağıda sunulmaktadır. Her işkolunda faaliyet gösteren işçi sendikalarının sayısı da sunulmuştur (TODAİE, T.C.Devlet Teşkilatı Rehberi-1976, Ankara, 1977, s.804-839).

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK)

Türkiye Ekmek Sanayii İşverenler Sendikaları Federasyonu TÜRK EKMEK FED (Ankara)

Türkiye Ulusal Film Prodüktörleri İşveren Sendikaları Federasyonu (İstanbul)

TARIM, ORMANCILIK, AVCILIK VE BALIKÇILIK. 29 işçi sendikası. 4 işveren sendikası.

Yarış Atı Sahipleri ve Yetiştiricileri İşverenleri Sendikası (İstanbul)

Türkiye Tütün Üreticileri Sendikası TTÜS (Manisa)

Türkiye Tarım İşverenleri Sendikası (Adana)

Doğu Karadeniz Çay Üreticileri Sendikası Üret-İş (Rize)

MADENCİLİK.72 işçi sendikası. 4 işveren sendikası.

Türkiye Maden İşletmeleri İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye Maden İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye Kömür Madenleri İşletmeleri İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye Maden İşletmeleri İşverenleri Sendikası (İstanbul)

PETROL-KİMYA. 8 işçi sendikası. 9 işveren sendikası.

Ankara Akaryakıt, Depo ve İstasyonları ve Akaryakıt Nakli İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye Petrol İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye TPAO Satıcıları İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye Kimya Sanayi İşverenleri Sendikası (İstanbul)

Türkiye Akaryakıt Acente ve Bayilikleriyle Garaj İşletenler Sendikası TABGİS (İstanbul)

Türkiye İlaç Endüstri İşverenleri Sendikası (İstanbul)

Türkiye Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası PÜİS (İstanbul)

Türkiye Bütan Gaz Satıcılar Sendikası (İstanbul)

Güney ve Güneydoğu Akaryakıt Satıcıları Sendikası GASS (Adana)

GIDA SANAYİİ. 44 işçi sendikası. 27 işveren sendikası.

Ankara Ekmek Sanayii İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye Ekici ve Tütün Ekicileri Sendikası TETES (Ankara)

Antalya Fırıncılar İşveren Sendikası (Antalya)

Antalya Bölgesi Fırıncıları İşverenler Sendikası (Antalya)

Balıkesir Ekmek Fırıncıları İşveren Sendikası (Balıkesir)

Bursa Simitçi ve Benzerleri İşverenler Sendikası (Bursa)

Bursa Ekmek, Un ve Unlu Madde Mamulleri Sanayii İşverenleri Sendikası Bekunsa (Bursa)

Erzurum Ekmek, Un, Un İmali ve Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (Erzurum)

Eskişehir İçanadolu Fırın İşverenleri Sendikası (Eskişehir)

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (İstanbul)

İstanbul Tütün İşverenleri Sendikası (İstanbul)

İstanbul Ekmek Sanayii İşverenler sendikası (İstanbul)

Türkiye Un İşverenleri Sendikası Tun-İş (İstanbul)

Ege Bölgesi Ekmek Sanayii ve Unlu Maddeler İşverenleri Sendikası (İzmir)

Ege Bölgesi Fırıncıları İşverenleri Sendikası (İzmir)

Türkiye Tütün İşverenleri Sendikası (İzmir)

Ege Bölgesi Ekmek Sanayii İşverenleri Sendikası (İzmir)

Turgutlu Fırıncıları İşverenler Sendikası (İzmir)

Kayseri ve Civarı Fırın İşverenleri Sendikası KAFİS (Kayseri)

Konya Ekmek Sanayi İşverenleri Sendikası (Konya)

Konya Ereğlisi Ekmek Sanayii İşverenler Sendikası (Konya)

Çorum Ekmek Sanayii İşverenler Sendikası (Samsun)

Adana Doğu ve Güneydoğu unlu Maddeler İşverenler sendikası (Adana)

Zonguldak Ekmek Sanayii İşverenler Sendikası TEZ-İŞ (Zonguldak)

Elazığ Fırın İşverenleri Sendikası (Elazığ)

Adapazarı Ekmek Sanayii İşverenler Sendikası (Sakarya)

ŞEKER. 2 işçi sendikası. 1 işveren sendikası.

Türkiye Şeker Sanayi İşverenler Sendikası (Ankara)

DOKUMA. 18 işçi sendikası. 9 işveren sendikası

Sümerbank Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (Ankara)

Isparta ve Havalisi Tekstil İşverenleri Sendikası (Isparta)

Bursa İpekli Sanayii İşverenler sendikası İpeksan-İşver (Bursa)

Türkiye Yünlü Sanayii İşverenleri Sendikası (İstanbul)

Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (İstanbul)

Türkiye Tekstil Sanayi Atelye Sahipleri Sendikası (İstanbul)

Uşak ve Havalisi Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (Uşak)

Güney Bölgesi Rollergin ve Savgin Sanayii İşverenleri Sendikası (Adana)

Tarsus ve Havalisi Rollergin ve Savgin Sanayii İşverenleri Sendikası (Adana)

DERİ. 6 işçi sendikası. 2 işveren sendikası.

Türkiye Ayakkabı ve Çanta İmalcileri İşveren sendikası (İstanbul)

Türkiye Deri Sanayii İşverenleri Sendikası (İstanbul)

AĞAÇ. 21 işçi sendikası. 2 işveren sendikası.

Türkiye Ağaç Sanayii İşverenleri Sendikası (İstanbul)

Tarsus Ağaç Sanayii İşverenleri Sendikası TAS-İŞ (İçel)

KAĞIT. 6 işçi sendikası. İşveren sendikası yok.

BASIN YAYIN VE GAZETECİLİK. 10 işçi sendikası. 5 işveren gazetesi.

Türkiye Basın Sanayii İşverenleri Sendikası Bas-San (Ankara)

Ankara Gazete Sahipleri Sendikası (Ankara)

Erzurum Gazete ve Matbaa Sahipleri İşveren Sendikası Erga-Matsa (Erzurum)

Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası (İstanbul)

Samsun ve Havalisi İşveren Gazeteciler Sendikası İŞ-SEN (Samsun)

LASTİK. 7 işçi sendikası. 2 işveren sendikası.

Türkiye Lastik, Plastik Sanayii İşverenleri Sendikası (İstanbul)

Tekerlek Lastiği Sanayii İşverenleri Sendikası (İstanbul)

KİMYA. 7 işçi sendikası. İŞVEREN SENDİKASI GÖZÜKMÜYOR

ÇİMENTO VE TOPRAK. 21 işçi sendikası. 4 işveren sendikası.

Çimento Sanayii İşverenleri Sendikası (Ankara)

Çimento Müstahsilleri İşverenleri Sendikası (Ankara)

Sümerbank Çimento, Tuğla ve Seramik Sanayii İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye Toprak, Seramik ve Çimento Sanayii İşverenleri Sendikası (İstanbul)

CAM. 4 işçi sendikası. 1 işveren sendikası.

Türkiye Cam Sanayii İşverenleri Sendikası (İstanbul)

METAL. 56 işçi sendikası. 4 işveren sendikası.

Demir Çelik Sanayii İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye Madeni Eşya Sanayicileri Sendikası MESS (İstanbul)

Türkiye Bilumum Ulaştırma Vasıtaları ve Parçaları İmal ve Montaj Sanayii İşverenleri Sendikası TUİSEN (İstanbul)

Türkiye Bakır, Metal, Sarı, Turistik Antika, Hediyelik Madeni Eşya Şekillendirmesi ve Tarihi Türk El Sanatkarları İşverenleri Sendikası (İstanbul)

GEMİ. 1 işçi sendikası. İŞVEREN SENDİKASI GÖZÜKMÜYOR

İNŞAAT. 109 işçi sendikası. 2 işveren sendikası.

Türkiye İnşaat ve Tesisat Müteahhitleri İşveren Sendikası İNTES (Ankara)

Türkiye İnşaat İşverenleri Snedikası İNS-VER (Ankara)

ENERJİ. 53 işçi sendikası. 1 işveren sendikası.

Türkiye Enerji Sanayi İşverenleri Sendikası ENERSAN (Ankara)

TİCARET, BÜRO VE EĞİTİM. 49 işçi sendikası. 4 işveren sendikası.

Ankara Toptan ve Perakende İşverenleri Sendikası (Ankara)

Halk ve İşçi Şirketleri İşverenleri Sendikası Halk-İş (Ankara)

Türkiye Toptan ve Perakende Alım-Satım İşverenleri Sendikası (İstanbul)

Türkiye Reklamcıları İşverenler Sendikası RENK-İŞ-SEN (İstanbul)

BANKA VE SİGORTA. 28 işçi sendikası. 1 işveren sendikası.

Türkiye Banka İşverenleri Sendikası  Bank-İşveren (İstanbul)

KARA, DEMİRYOLU, DENİZ VE HAVA TAŞIMACILIĞI. 77 işçi sendikası. 4 işveren sendikası.

Türk Taşıt İşverenleri Sendikası TÜTİS (Ankara)

Türk Armatörleri İşverenler Sendikası (İstanbul)

Türkiye Gemi Sahipleri ve Donatanları Sendikası (İstanbul)

Türkiye Kara Nakliyecileri, Nakliye Komisyoncuları ve Nakliye Müteahhitleri İşverenler sendikası NAKİŞ (İstanbul)

ARDİYE VE ANTREPOCULUK. 9 işçi sendikası. İŞVEREN SENDİKASI GÖZÜKMÜYOR.

HABERLEŞME. 10 işçi sendikası. İŞVEREN SENDİKASI GÖZÜKMÜYOR.

SAĞLIK. 11 işçi sendikası.1 işveren sendikası.

Türkiye Özel Sağlık Kurumları İşverenleri Sendikası (İstanbul)

KONAKLAMA VE EĞLENCE YERLERİ. 26 işçi sendikası. 13 işveren sendikası.

Ankara Turistik Otel, Lokanta ve Eğlence Yerleri İşverenleri Sendikası (Ankara)

Ankara Kıraathane, Pastahane İşverenleri Sendikası (Ankara)

Ankara Lokantacılar İşverenleri Sendikası (Ankara)

Ankara Gazino, Pavyon Eğlence Yerleri İşverenleri Sendikası (Ankara)

Bursa Otel, Lokanta ve Eğlence Yerleri İşverenleri Sendikası BOLEY (Bursa)

Türkiye Otel, Lokanta ve Eğlence Yerleri İşverenler Sendikası TOLE (Gaziantep)

Türkiye Otel, Lokanta ve Eğlence Yerleri İşverenleri Sendikası TOLE (İstanbul)

Türkiye Turizm Endüstrisi İşverenleri Sendikası TEİS (İstanbul)

Türkiye Kahve, Kıraathane, Gazino, Otel, Pastahane, Muhallebici ve Benzeri Yerleri İşverenler Sendikası TOKGELİŞ (İstanbul)

Ege Bölgesi Pavyon,  Çalgılı Gazino ve Eğlence Yerleri İşverenler Sendikası PAV-İŞ (İzmir)

Güney ve Güneydoğu Bölgesi Otel, Lokanta ve Eğlence Yerleri İşverenleri Sendikası (Adana)

Çukurova Kahveci İşverenleri Sendikası ÇOK-İŞ (Mersin)

Türkiye Umum Kahveciler, Kıraathaneciler, Çay Bahçeleri, Meşrubatçılar Gazozcular İşverenleri Sendikası (Adana)

GÜZEL SANATLAR. 14 işçi sendikası. 6 işveren sendikası.

İstanbul Sinema ve Tiyatro İşverenler Sendikası (İstanbul)

Türkiye Film Prodüktörleri İşverenler Sendikası (İstanbul

Türkiye Yerli Film Prodüktörleri İşverenler sendikası (İstanbul)

Türk Film Yapımcıları İşverenler Sendikası Türk Filmsen (İstanbul)

Sine İşverenler Sendikası (İstanbul)

Tiyatro İşverenler Sendikası (İstanbul)

MİLLİ SAVUNMA. 5 işçi sendikası. İŞVEREN SENDİKASI GÖZÜKMÜYOR.

GENEL İŞLER. 55 işçi sendikası. 3 işveren sendikası.

Türkiye Apartman ve Han İşverenleri Sendikası (Ankara)

Türkiye Belediye İşverenleri Sendikası (Ankara)

Kat, Daire ve İşyerleri İşverenler sendikası KADİS (İstanbul)

ÇALIŞMA BAKANLIĞI’NA GÖRE İŞVEREN SENDİKALARI (1976 VE 1977 SONU)

Çalışma Bakanlığı 1978 yılında yayımladığı Çalışma Dergisi’nde 31.12.1976 ve 31.12.1977 tarihleri itibariyle Türkiye’de faaliyet gösteren işveren sendikalarının ve bu işveren sendikalarına üye işverenlerin sayılarını açıkladı. Aşağıda bu tablolar yer almaktadır. Ancak 31.12.1976 tarihine ilişkin bilgilerde bir tutarsızlık görülmektedir. Tablo aynen aktarılmıştır (Çalışma Bakanlığı, Çalışma Dergisi, 1978 Ekim Sayısı, Ankara, 1978, s.177 ve 178):

31.12.1976 Tarihi İtibariyle İşveren Sendikalarının İşkollarına Dağılımı

İŞKOLU NO. İŞKOLU ADI SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI
1-2 Tarım-Orman, Hayvancılık 6 2.620
3 Madencilik 3 54
4-13 Petrol-Kimya 7 979
5 Gıda Sanayii 26 1.688
6 Şeker 1 5
7 Dokuma 9 471
8 Deri 2 164
9 Ağaç 2 46
10 Kağıt 1 7
11-33 Basın-Yayın, Gazetecilik 6 102
12 Lastik 2 47
14 Çimento-Toprak 4 110
15 Cam 1 14
16 Metal 4 403
17 Gemi 2
18-19 İnşaat 2 165
20 Enerji 1 5
21-22 Ticaret, Büro, Eğitim, Banka, Sigorta 4 117
23-24 Kara Demiryolu Taşımacılığı 4 196
25-26 Deniz Hava Taşımacılığı
27 Ardiye-Antrepo
28 Haberleşme
29 Sağlık 1 16
30 Konaklama, Eğlence Yerleri 12 2.303
31 Güzel Sanatlar 6 319
32 Milli Savunma
34 Genel İşler 3 103
TOPLAM 106 9.774

31.12.1977 Tarihi İtibariyle İşveren Sendikalarının İşkollarına Dağılımı

İŞKOLU NO. İŞKOLU ADI SENDİKA SAYISI ÜYE SAYISI
1-2 Tarım-Orman, Hayvancılık 6 2.602
3 Madencilik 4 54
4-13 Petrol-Kimya 8 1.055
5 Gıda Sanayii 29 1.855
6 Şeker 1 6
7 Dokuma 9 483
8 Deri 2 2.774
9 Ağaç 2 50
10 Kağıt 1 7
11-33 Basın-Yayın, Gazetecilik 8 102
12 Lastik 2 47
14 Çimento-Toprak 4 115
15 Cam 1 14
16 Metal 4 331
17 Gemi 2 180
18-19 İnşaat 2 62
20 Enerji 1 5
21-22 Ticaret, Büro, Eğitim, Banka, Sigorta 4 148
23-24 Kara Demiryolu Taşımacılığı 4 195
25-26 Deniz Hava Taşımacılığı
27 Ardiye-Antrepo
28 Haberleşme
29 Sağlık 1 21
30 Konaklama, Eğlence Yerleri 15 2.374
31 Güzel Sanatlar 6 319
32 Milli Savunma
34 Genel İşler 4 131
TOPLAM 118 12.514

 

TİSK ÇALIŞMA İSTATİSTİKLERİ VE İŞGÜCÜ MALİYETİ

TİSK’in 1976 yılından itibaren yayımladığı istatistikler raporumuzun ilk bölümünde ele alınmıştı. Bu raporlarda TİSK’e bağlı işveren sendikalarına üye toplam işyeri sayısı ile, bu işyerlerindeki işçi ve tüm personel sayıları yer almaktadır.

TİSK’e Bağlı Sendikalara Üye İşveren Sendikalarında Örgütlü İşyeri Sayıları

TARİH ÇALIŞMA BAKANLIĞI’NA GÖRE SENDİKA ÜYESİ İŞVEREN TİSK’E BAĞLI SENDİKALAR ÜYE İŞVEREN TİSK’E BAĞLI SENDİKALARDA ÜYE İŞVERENLERİN İSTİHDAMI
Nisan 1974 9.647 1.500 400.000
Ağustos 1975 8.943 1.066 349.637
Aralık 1977 12.514 1.100 400.000
Aralık 1978 Bilgi yok 1.000 200.000
Aralık 1979 Bilgi yok 1.000 200.000

Kaynak: 1974: TİSK, 10. Olağan Genel Kurula Sunulan Çalışma Raporu, s.125; 1975: MESS, 18. Genel Kurula Sunulan Çalışma Raporu, s.48; 1977: TİSK, Dünya’da ve Türkiye’de Ekonomik ve Sosyal Durum-1977, s.44; 1978: TİSK, Dünya’da ve Türkiye’de Ekonomik ve Sosyal Durum-1978, s.38; 1979: TİSK, Dünya’da ve Türkiye’de Ekonomik ve Sosyal Durum-1979, s.46.

KIDEM TAZMİNATI HAKKINDA DEĞİŞİKLİK VE TİSK’İN TEPKİSİ

1974 yılında TBMM’ye kıdem tazminatının değiştirilmesine ilişkin bir kanun teklifi verildi. Millet Meclisi’nde Bütçe Plan Komisyonu’nda kıdem tazminatı gün sayısının 15 günden 30 güne çıkarılması ve kıdem tazminatına hak kazanmak için gerekli asgari sürenin 3 yıldan 1 yıla indirilmesinin yanı sıra, kendi isteğiyle işten ayrılan işçilerin de her kıdem yılı için 10 gün üzerinden kıdem tazminatı alması anlayışı kabul edildi. 7.6.1974 tarihli Komisyon raporunun ilgili bölümü şöyleydi: “Tasarının 1 nci maddesine; maddeye açıklık getirmek gayesiyle her tam yıl için 30 gün olarak öngörülen kıdem tazminatının bir yılı aşan süreler için de ödenmesi kabul edilmiş ve artık sürelerin oran dahilinde hesaplanarak bulunması hususu fıkraya eklenmiş, işçi kendi isteği ile ayrılması halinde çalıştığı her tam yıl için 10 günlük kıdem tazminatı alması uygun görülmüş ve bu husus maddeye eklenmiştir.”

TİSK Başkanı Halit Narin bu duruma sert tepki gösterdi ve daha komisyon kararı sonuçlanmadan önce, 2 Haziran 1974 günü aşağıdaki açıklamayı yaptı:

“Kıdem tazminatı ekonomik ve sosyal yönden olduğu kadar, istihdam ve eğitilmiş işgücü bakımından da önem taşıyan çok yönlü bir konudur. Bu müessesenin yalnız siyasi yönü üzerinde durarak ekonomik yönlerinin ihmal edilmesi büyük mahzurlar ortaya çıkarır. Odaların Başkanları ile yaptığımız toplantıda bu müessesenin ıslah edilmesi ve yeni bir bünyeye kavuşturulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Tasarıda belirtilen görüşler uzun vadede yalnız özel sektörün değil belki tüm işletmelerin işçilere devredilmesi amacını gütmektedir. Çünkü böylesine ağır şartların mali yükünü taşıyabilecek işletme bulunamaz.

“İşçilerin kendi arzuları ile işten ayrılmaları halinde de kıdem tazminatının ödenmesini öngören komisyon değişikliğinin haklı bir gerekçesi olamaz. Hiçbir ülkede bunun bir örneğine rastlamak mümkün değildir. Bu imkanın sağlanması esasen yüksek olan işçi devrini daha da yükseltecektir. Bunun sonucu olan ağır mali artlara ülkemizde hiçbir işletmenin katlanabilmesi mümkün değildir. Bu durum işletmelerin kalifiye işçiyi tutamamalarına sebep olacağı gibi, devam etmesi halinde ülkemizde ekonomik çöküntüye yol açması kaçınılmaz olacaktır. (…)

“Hükümetlerin yalnız işçileri düşünerek karar almaları ve tasarı sevk etmeleri, çalışma hayatının geleceği bakımından endişe vericidir. Ülke ekonomisinin bu şekilde tek yönlü olarak mütalaa edilmesi çok yanlış bir tutumun ve zihniyetin işaretidir.” (TİSK, Kamuoyunda Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu 1974-1975, Ankara, 1976; 21-23)

Halit Narin, 24 Haziran 1974 günü yaptığı açıklamada da kıdem tazminatının Sosyal Sigortalar Kurumu bünyesinde düzenlenmesini talep etti. (TİSK,1976;28)

TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI ANTLAŞMALARDAN DOĞAN HAKKINI KULLANARAK KIBRIS’A MÜDAHALESİ KONUSUNDA TİSK’İN TAVRI

Kıbrıs’ta 1974 yılında Sampson darbesi ve ardından Kıbrıs Türklerine yönelik saldırılar üzerine, Türkiye, uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullanarak, 20 Temmuz 1974 günü müdahale etti ve Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs’a çıktı. TİSK Başkanı Halit Narin, 21 Temmuz 1974 günü yaptığı açıklamada bu adımı destekledi:

“Türk İşverenleri olarak Kahraman Ordumuzun ihtiyaçlarını karşılamak için ekonomimizin tüm üretim gücünü süratle seferber etmeye başlamış bulunuyoruz. Gerektiğinde topyekûn savaşa hazır bir camia olarak üzerimize düşen her çeşit görevi noksansız yapmak için Hükümetimizin ve Devletimizin emrinde hazır bulunmaktayız. Harpte ile sulhu arayan, adaletin savunucusu Türk’ün Tanrı her zaman yardımcısıdır.” (TİSK,1976;35)

Halit Narin’in 22 Ağustos 1974 günü, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ikinci harekatından sonra yaptığı açıklamada da aynı destek sürdürüldü:

“Kıbrıs Barış Harekâtı Türk Milletinin ve Devletinin hem kendi bekası hem de insanlık görevinin ifası için yapılmış bir ödevdir. Bu harekâta katılmak üzere işyerlerinden askere alınmış olan işçilerimiz, bu görev sona erdikten sonra işyerlerine dönüşlerinde derhal eski işlerine alınacaklar ve bu süredeki ücretleri de noksansız kendilerine ödenecektir. Kamu kesiminde çalışan işçilerimiz için de Hükümetin aynı kararı alacağından şüphemiz yoktur. Yönetim Kurulumuzun bu kararının bütün Türk İşverenleri tarafından da sevinçle karşılanacağına inanmaktayız.” (TİSK,1976;38)

Halit Narin, 6 Şubat 1975 tarihinde yaptığı açıklamada, ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı ambargo kararını eleştirdi ve ülkemizde savunma sanayiinin güçlendirilmesinin önemini ve “Türk hür teşebbüsü”nün bu alanda görevini yapacağını belirtti. (TİSK,1976;79)

TEKSTİL İŞKOLUNDA LOKAVT

1975 yılında tekstil işkolunda lokavt uygulandı. TİSK Başkan Vekili Refik Baydur, 7 Mart 1975 tarihinde yaptığı açıklamada, “işçi sendikaları aldıkları aidatları lükse değil üyelerine versinler” diyerek, işçi sendikalarını şu şekilde eleştirdi:

“İşçi kuruluşları bugüne kadar üyelerinden işveren kanalıyla tahsil ettikleri aidatları işçilerin yararına değil, kendi lüksleri uğruna harcamışlardır. İşçi sendikalarının lokavttan asıl korkusu, bu işçilere ücretlerini ödeme zorunluğu açısındandır. Böyle bir zorunluk karşısında ödemeye yapamayacaklarını bildikleri için lokavt uygulamasını mantıksız bir çağdışılıkla suçlamışlardır. Sendikaların üyelerine hesap vereceği günler gelmiştir. Bunun korkusu içindeki davranışları artık herkes tarafından görülebilmektedir. En yüksek sorumluluk taşıyan bir sendikacının bunun telaşı içinde görünmesi Türk sendikacılığının geleceği bakımından düşündürücüdür.” (s.102)

TİSK Genel Sekreteri Rafet İbrahimoğlu 3 Kasım 1975 tarihinde yaptığı açıklamada TİSK’in taleplerini ifade etti (TİSK,1976;177-8).

1975 yılındaki ilginç bir olay da, Türk-İş’in 15 Haziran 1975 günü İzmir’de yaptığı eylemden sonra, bir grup işverenin 16 Haziran 1975 günü Türk-İş’i protesto eden bir yürüyüş yapmasıydı (Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi, C.2;150).

REFERANDUM TARTIŞMALARI VE TİSK

1970’li yılların ikinci yarısında çalışma hayatının önemli konularından biri, işyerinde yetkili sendikanın belirlenmesinde yaşanan sorunlar karşısında, referanduma başvurulmasıydı.

TİSK bu konudaki görüşlerini şu şekilde ifade etti:

“Toplu sözleşmelerde yetki sorunu ve referandum.

“Bugün ülkemizdeki toplu sözleşme düzeninin en önemli sorunlarından biri de toplu sözleşmeye taraf olacak yetkili işçi sendikasının belirlenmesidir. Bu konunun sorun haline gelmesinin pek çok nedeni bulunmakla beraber, sendika adedinin çokluğu ve aşırı sendikal rekabet başlıcalarını teşkil etmektedir.

“Bu duruma bir çare olarak referandum önerilmektedir. Oysa toplu sözleşme akdetmeye yetkili sendikanın oylama yolu ile belirlenmesi demek olan referandum yolunun 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunun sistemine uyduğu söylenemez. Ayrıca, bir seçim sistemi olması nedeniyle referandumun kendine özgü sakıncaları da çalışma barışının daha fazla bozulmasına yol açacaktır.

“Nitekim yasalarımızda bulunmamasına rağmen bazı İş Mahkemelerince başvurulan referandum yapılarak yetki tespiti yolunun sakıncaları derhal görülmüş ve Yargıtay kararları ile bu yol kapatılmıştır.

“Diğer taraftan 1976 yılı içinde yetki tespitlerinin referandum yolu ile saptanmasını öngören bir kanun teklifi de Parlamento tarafından reddedilmiş bulunmaktadır.” (TİSK, Dünya’da ve Türkiye’de Ekonomik ve Sosyal Durum-1976, Yay.No.36, s.53)

DİĞER HABERLER
NUH’UN ANKARA’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI
NUH’UN ANKARA’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI

Sendikamız ile Nuh’un Ankara Makarnası arasında şubat ayında başlayan yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı.

DÜNYA EMEK GÜNDEMİNDEN
DÜNYA EMEK GÜNDEMİNDEN

Dünya emek gündeminden haberler.

YÜKSEK GIDA FİYATLARI KAÇINILMAZ
YÜKSEK GIDA FİYATLARI KAÇINILMAZ

TÜİK verilerine göre tarımsal girdi enflasyonu son bir yılda yüzde 49,93 artış kaydetti.

İŞÇİLERİN GELİRİ YİNE PUL OLACAK
İŞÇİLERİN GELİRİ YİNE PUL OLACAK

İşçi alacaklarının hesaplanmasında kullanılan yasal faiz oranı 19 yıl aradan sonra yüzde 9’dan yüzde 24’e çıkarıldı. Faiz oranının çok yetersiz olduğunu belirten Avukat Özveri, “Açık bir sınıfsal tercihtir. İşçinin parası pula dönüyor” dedi.