Emeğin Gücü, Emekçinin Yanındayız...
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
TEKGIDA-İŞ SENDİKASI
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
Doğadan
Tarım Kredi Birlik
Bolez Piliç
Badem Su
İzmir Su
Elmacık Atasu
Belkarper
Sek_Süt
Yudum_Yag
ORYANTAL TÜTÜN PAKETLEME
Olin_Yag
NuhunAnkaraMakarnasi
Nestle_Su
Pinar
Savola
Pepsi
Tuborg_Bira
Nestle cereals
Yepaş Ekmek
Yesaş
Mey
Nestle
Mauri_Maya
Lipton_Dosan
Mondelez
TtlTutun
TrakyaBirlik
TavsanliUn
Tat
Tamek
Sırma Su
Sunel
Sibaş
KristalYag
Knorr_Besan
Kent_Cadbury
Efes
ELİT Cikolata
Erikli_Su
Eti
Evyap
Ferrero
Filiz Makarna
Timtas
Kavaklıdere
ibb kent ekmek
Hayat Su
Haribo
Frito Lay
BAT
Barilla_Makarna
Banvit
Aroma
Ankara Fırınları
Akmina
Alpin Su
Bimbo QSR
Bolca Mantı
BUNGE YAĞ
Chipita Gıda Üretim A.Ş.
Coca Cola
Damla Su
Danone
Doğuş Cips
Dr Oetker
Agthia
09 Haziran 2011
100. UÇK VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

2019´da dalya demeye hazırlanan Uluslararası Çalışma Örgütü´nün (UÇÖ/ILO) kural koyucu en üst organı Uluslararası Çalışma Konferansı (UÇK), 1-17 Haziran 2011 tarihlerinde 100. toplantısını gerçekleştiriyor.

100. UÇK VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

       2019’da "dalya" demeye hazırlanan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (UÇÖ/ILO) kural koyucu en üst organı Uluslararası Çalışma Konferansı (UÇK), 1-17 Haziran 2011 tarihlerinde 100. toplantısını gerçekleştiriyor.

       Dünyanın en yaşlı tek uluslararası kuruluşudur UÇÖ. Yapısı içinde kurulduğu Milletler Cemiyeti’nin İkinci Dünya Savaşı’yla dağılmasına karşın Philadelphia Bildirgesi ‘yle felsefesini yenileyip kurumsal varlığını sürdürdü. 1919’da, "evrensel ve kalıcı bir barış, ancak sosyal adalete dayalı olarak kurulabilir" diyerek yola çıkmıştı. 1944’te, insan hakları yaklaşımıyla dayandığı ilke ve değerleri güçlendirdi. "Yoksulluk, nerede olursa olsun, tüm insanların refahı için tehlike oluşturur" diyerek "tüm insanlara ırk, inanç ve cinsiyetleri ne olursa olsun, özgürlük, onur ve ekonomik güvenlik içinde ve fırsat eşitliğiyle maddi ilerlemelerini ve manevi gelişmelerini izleme ve gerçekleştirmeye çalışma hakkı" tanıyarak sosyal adaletin içini doldurdu.

       UÇÖ, 1980’li yıllardaki "ultra-liberal karşıdevrim"in, dünyada ve ülkelerde sosyal eşitsizlikleri alabildiğine derinleştirip gelir dağılımını bozan acımasız ekonomik ve sosyal sonuçlarının yaşanması üzerine, gündeminden düşürdüğü sosyal adaleti 1990’li yıllardan başlayarak yeniden anımsadı / anımsattı. "Temel Haklar ve İlkeler Bildirgesi" (1998) ile "Hakça Bir Küreselleşme için Sosyal Adalet UÇÖ Bildirgesi" (2008), bu yaklaşımın başlıca "yumuşak hukuk" belgeleridir.

       "Uzmanlar Komisyonu 2011" raporunda; Türkiye’nin onayladığı sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini bir kez daha ortaya koyuyor. Rapor göndermeme, aykırı kuralları değiştirmeme, 100. UÇK ve Düşündürdükleri istenen bilgi ve belgeleri iletmeme, sendikaların yakınmalarına yanıt vermeme gibi eleştirilerini üzülerek(!) yineliyor. Özellikle 2821, 2822 ve 4688 sayılı yasalann, 87 ve 98 sayılı sözleşmelere aykırılığı süren kurallarının dökümünü yapıyor. ÇSGB’nin "yasak savma" yaklaşımıyla görevlendirdiği "bilim kurulu" taslağına ilişkin olumlu ve olumsuz değerlendirmelerini sıralıyor. Bunların bir bölümünü ele almak bile "Emek Dünyası"na ayrılan sayfanın tümüne sığmaz!

       12 Eylül sonrasından beri, Türkiye-UÇÖ ilişkilerini, özellikle sendikal haklardaki gelişmeleri, sayısını bilmediğim tasan ve taslakları izler dururum… UÇÖ’yü "oyalama ve atlatma" politikasının doruğuna ulaştığı ANAP döneminde, "aykırılıkların sonu gelmeyecek mi" diye sornıuştum, umutsuzca… Ondan aşağı kalmayan AKP dönemindeki bir yazımın başlığı ise şuydu: "Yine ILO Mevsimi Geldi, Yine Taslaklar Hazırlandı!"

       Siz olsanız, usanmaz mısınız? Çöplüğe dönüştürülen taslaklara harcadığınız emeğe üzülmez, sizinle alay edildiğini düşünmez misiniz? Üstelik onca tasan ve taslak, anayasa taslaklannda da olduğu gibi, "cami avlusuna bırakılan bebek" konumuna düşürülmüşse!

       Artık biliyorum, hiçbir zaman, aykınlıklann sonu gelmeyecek! Hem hükümet(ler), hem işverenler (TİSK ve TÜSÎAD), hem de işçi ve memur sendikalanndan gelecek karşı çıkışlar, direnmeler nedeniyle, 87 ve 98’in özüne uygun, gerçekten özgür ve özerk bir sendika ve toplu pazarlık düzeni kurulamayacak! Anayasa Mahkemesi’nin karanna karşın gözünü devlet bütçesine dikmiş "nicel olarak" büyük iki memur konfederasyonu oldukça, anayasadan birkaç aykın kural kaldınp yenilerini yazdıkça, kimi anayasa taslak ya da raporlannda sosyal haklar göz ardı edildikçe, "worker" sözcüğüyle 87 yorumu yapan ve ne UÇÖ’nün adını ne de "zırvaladığını" bilen sendika uzmanlan oldukça, ulusalüstü sosyal insan haklan hukukuna ? uygun düzenlemeler için umutlu olabilir misiniz?

       İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin kararlanna uymayan bir hükümet için UÇÖ komisyon ve komitelerinin rapor ve kararlannın ne önemi olabilir ki!

DİĞER HABERLER
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?
EKONOMİK KALKINMANIN FİNANSMANI NASIL SAĞLANACAK?

Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek için gerekli olan kaynaklar Türkiye’de mevcuttur. Bu kaynakların temini ve halkçılık ve kamuculuk (devletçilik) ilkeleri temelinde, planlı bir ekonomiyle ve halkın bu sürece etkili bir biçimde katılımını sağlayacak demokratik ortamda kullanılması, Türkiye ekonomisinin, toplumsal ve siyasal yapısının sorunlarının aşılmasının tek yoludur. Bu kadar kaynak varken, kaynak için işçi sınıfına yüklenmeyi savunmak ise hem gerçekleşmesi mümkün olmayan bir projedir, hem de bu projeyi savunanları halktan tümüyle koparır.

SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!
SABREDİN, SANAYİ ÜRETİMİ NİSANDA YÜZDE 50 ARTACAK!

-11 Haziran “Sanayi Üretimi Bayramı” ilan edilebilir! Çünkü o gün sanayi üretiminde yüzde 50 dolayında artış olduğu açıklanacak.

-Sanayi üretimi iki ayda yüzde 6.5 arttı; yıllıklandırılmış artış da aynı oranda. Bu koşullarda bu artış iyi bile.

-Sanayici önünü görmeden, faiz ve kurun ne olacağını bilmeden yol almaya çalışıyor. Örneğin Merkez Bankası’nın yarın faizde ne karar alacağını öngörmek mümkün mü?

İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI
İŞSİZLİĞİ HÜLLE DE KURTARMADI

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak 2021’den itibaren işsizlik verilerini ”Uluslararası Çalışma Örgütü ve AB İstatistik Ofisi kararları doğrultusunda” açıklamaya başladı. Aslında TÜİK, yeni uygulamaya açıkladığı tarihten önce başladı. İşine geldi. Çünkü TÜİK klasik işsizlik oranı dışında işsizliği kabul etmiyor.

ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR
ÇALIŞANIN HAKLARI KORUNAMIYOR

Tekgıda-İş Sendika Akademisi’nin hazırladığı “Evde sömürülen işçiler” raporda evde çalışan işçilerin yaşadığı ücret ve hak kayıplarına dikkat çekildi.