ANA SAYFA HAKKIMIZDA TEŞKİLAT YAPISI BİLDİRİ VE HABERLER FAALİYETLER YAYINLAR TEKGIDA.TV FOTO GALERİ LİNKLER İLETİŞİM RSS

BÜYÜK DURGUNLUĞUN ÖĞRETTİKLERİ

   

Büyük durgunluk (great recession) kavramı 2008’den bu yana küresel ekonominin içine sürüklendiği kriz olgusunu betimlemek için kullanılmakta. 2008 öncesinin artık klişeleşmiş iktisat reçeteleri hızla gözden geçirilmekte ve daha pragmatik ve daha gerçekçi yeni kavramlara dönüşmekte.

2008 öncesinin bu tür klişeleştirilmiş doğmatik inançlarından birisi de para politikasının sadece tek bir hedefe odaklanması gerektiği ve bunun da fiyat istikrarı olması gerektiği düşüncesiydi. Enflasyon hedeflemesi rejimi diye adlandırılan bu düşünceye göre, merkez bankaları reel ekonomiye müdahale etmek yerine kendilerini sadece enflasyon öngörülerini kamuoyu ile şeffaf olarak paylaşmak hedefi ile sınırlamalıydı. Sermaye hareketlerinin düzenlenmesi (finansal regülasyon) bir makro ekonomi politikası olarak düşünülmemeli; dolayısıyla, döviz kurları ve diğer tüm finansal varlıkların fiyatları piyasanın görünmez eline teslim edilerek yüzmeye terk edilmeliydi...

Büyük durgunluğa dönüşen 2008/2009 krizi bu savları kökünden sarstı. Her şeyden önce, finans piyasalarında istikrar sağlamadan, tek başına fiyat istikrarı sağlamanın makro ekonomik istikrarı sağlamaya yetmeyeceği gerçeği ortaya döküldü. Bir yanda döviz kurlarında aşırı ucuzlama, diğer yanda konut, hisse senetleri gibi finansal varlıkların fiyatlarındaki balonlaşan köpükler yaşanırken, merkez bankalarının görev alanlarını sadece tüketici fiyat endeksini kontrol etmekle sınırlı tutmasının finansal sistemdeki kırılganlıkları önlemeye yetmediği ve bu kırılganlıkların bir küresel krizin ana nedeni haline dönüşebileceği anlaşılmış oldu.

Daha teknik bir ifadeyle, finansal varlıkların fiyatlarının temel değerlerinden (fundamentals) likidite fazlası nedenlerinden ziyade, spekülatif nedenlerden de sapabileceği artık açık bir gerçek olarak kabul görmekte. Yani, yıllardır spekülasyon gereklidir”; “piyasa yönünü arıyor gibi söz oyunlarıyla piyasanın kısa dönemli, rasgele inişli çıkışlı balonlarının artık düzenlenmesi ve yönlendirilmesi gereği bu krizin temel öğretilerinden birisi oldu.

***

Bu tespitleri paylaşan kurumlar arasında IMFnin de olduğunu ve IMF uzmanlarının yeni finansal mimari yapı arayışları arasında sermaye hareketlerini yönlendirmek ve hızını yavaşlatmak üzere iki öneri geliştirmeye hazırlandıklarını okumaktayız. Bunlardan birincisi finansal istikrar katkısı adı altında sabit oranda toplanması düşünülen bir ek verginin bankacılık işlemleri üzerine konulması düşüncesi; diğeri ise oranı ülkelerin tercihlerine bırakılmak üzere, bir finansal işlem vergisinin uluslararası düzeyde uygulamaya geçilmesi önerisi. Her iki vergi türü de uluslararası sermaye hareketlerini yönlendirmeyi ve ulusal paraların aşırı değerlenmesini (döviz kurlarının aşırı ucuzlamasını) önlemeyi amaçlıyor ve iktisat literatüründe genel olarak Tobin vergisi kavramıyla birlikte anılıyor.

Önerilen kur rejimi 2000li yıllarda Latin Amerika ülkelerinin -özellikle Arjantin ve Brezilyanın, uygulamaya koydukları istikrarlı reel kur hadefini andırıyor. Arjantin, özellikle sürüklenmiş olduğu 2001 krizinden sonra reel kurun istikrarlı ve rekabetçi bir konumda kalmasını sağlayacak aktif faiz, kur ve sermaye hareketlerinin vergi/teşvikler aracılığıyla dizginlenmesi ve yönlendirilmesi politikalarına dayandırılmakta idi. Arjantin merkez bankası bir yandan enflasyon öngörülerini hedeflerken bir yandan da parasal büyüklüklere ilişkin hedeflerini kamuoyu ile paylaşıyor ve bu yolla enflasyonist beklentilerin çapalanmasını sağlıyordu.

İstikrarlı ve rekabetçi kur rejimi operasyonel olarak, Arjantinin cari işlemler açığını milli gelire oranla yüzde 3.5-4 aralığında tutmayı hedeflemekteydi. Söz konusu rejimin büyüme üzerine etkileri son derece olumlu olmuş ve Arjantin 2002-2008 arasında ulaştığı yüzde 8.5lik büyüme hızıyla tarihindeki en güçlü büyüme dönemlerinden birisini yaşamış idi.

***

Örnekler kuşkusuz hayatın pratiği içerisinde çoğaltılabilir. Ülkemiz açısından ise uzun süredir yaşanmakta olan yüksek cari işlemler açığı sonucunda, istihdam kayıpları ve sanayi üretiminde ara malı ithalatına bağımlılığın yarattığı tahribat düşünüldüğünde, kur rejiminde daha yönlendirici bir politika demetinin kurgulanması gerektiği yadsınamaz bir derstir.

ERİNÇ YELDAN / Cumhuriyet

  Yorum Yaz  
  Yazdır  
 :: Eğitim Haberleri
»TEMSİLCİ EĞİTİMİMİZİ GENEL MERKEZİMİZDE YAPTIK
1 Türkiye’nin dört bir yanındaki özel sektör işletmelerinde çalışan 63 baş temsilci ve temsilcimizi Genel Merkezimize davet ettik.
»LÜLEBURGAZ DANONE’DE EĞİTİM SEMİNERİ
»ADANA PEPSİ’DE EĞİTİM SEMİNERİ YAPTIK
»ADANA EFES’TE EĞİTİM SEMİNERİ
»LÜLEBURGAZ EFES’DE EĞİTİM SEMİNERİ YAPTIK
»SEK, KARACABEY VE MUSTAFAKEMALPAŞA TAT İŞLETMELERİNDE EĞİTİM SEMİNERİ DÜZENLEDİK
»KARACABEY TRAKYA BİRLİK´TE EĞİTİM SEMİNERİ YAPTIK
»ETİ GIDA SEMİNERLERİMİZİN İKİNCİSİNİ YAPTIK
»ETİ GIDA’DAKİ ÜYELERİMİZ İÇİN EĞİTİM SEMİNERİ YAPTIK
»TEKGIDA-İŞ 8 MART I TÜM İŞYERLERİNDE COŞKUYLA KUTLADI!
 
 :: Araştırma ve Makaleler
»SİGARA FİYATLARI, TÜKETİMİ VE VERGİLER
SİGARA FİYATLARI, TÜKETİMİ VE VERGİLER Çeşitli yasal düzenlemelere rağmen sigara tüketiminde önemli bir düşüş görülmüyor.
»WIKIPEDIA.ORG TEKEL İŞÇİ EYLEMİ
»İHRACAT = BÜYÜME = İSTİHDAM
»TÜTÜN NEREYE GİDİYOR?
»TEK KUTUPLU DÜNYA DÜZENİ SONA MI ERİYOR?
»YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİMİZ
»İSO MESLEK KOMİTELERİ DURUM TESPİT ANKETİ SONUÇLARI KASIM 2011
»ILO´DAN WORLD OF WORK REPORT 2011 RAPORU
»ULUSAL İSTAHDAM STRATEJİSİ IV
»ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ III
 :: Sosyal Güvenlik Köşesi
»HERKESİN MERAK ETTİĞİ 50 SORUYA SGK´DAN YANIT
HERKESİN MERAK ETTİĞİ 50 SORUYA SGK´DAN YANIT 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası uygulamasındaki değişiklikler nelerdir?
»KIDEM TAZMİNATI HK.
»6111 SAYILI YASA İLE GETİRİLEN BORÇ YAPILANDIRMA UYGULAMASI?
»SAĞLIKTA KATKI PAYI ‘İLAVE ÜCRET’ BİLMECESİ
»VEFAT EDEN SİGORTALININ HAK SAHİPLERİNE AYLIK BAĞLANMASI ve BU KİŞİLERİN BORÇLANMA YAPABİLMELERİ
»EMEKLİLERİN YARGIYA TAŞINAN ZAM FARKLARI KONUSUNDA BİR AÇIKLAMA
»ASGARİ ÜCRET AÇIKLANDI BUNA GÖRE ASGARİ ÜCRET
»KADIN SİGORTALILARIN DOĞUM BORÇLANMASI HAKKINDA BİR YORUM
»5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU
 
 :: Uluslararası İlişkiler
» THE REPORT OF MULTINATIONAL COMPANIES
THE ANNUAL REPORT 2011 OF IUF Please find the report below.
» LETTER FROM IUF TO LIMKON
» ACT NOW; TO DEFEND TRADEunion RIGHTS!
» AVRUPA PARLAMENTO ÜYELERİNDEN ÇALIŞMA BAKANI ÖMER DİNÇER´E MEKTUP
» ILO KONFERANSI “İNSANCA İŞ” TALEBİYLE CENEVRE’DE TOPLANDI...
» TÜRKİYE ILO APLİKASYON KOMİTESİ GÜNDEMİNDE...
» ITUC TARAFINDAN AKP HÜKÜMETİNE SERT UYARI
» ITUC SENT A LETTER TO RECEP TAYYİP ERDOGAN
» IMMER MEHR MENSCHEN WERDEN ZU SOZİALBETTLERN«
» TEKEL WORKERS FACE 8 YEARS IN PRISON
 :: Eylemlerden Haberler
»YETKİ SENDE COCA COLA İŞÇİSİ
YETKİ SENDE COCA COLA İŞÇİSİ YETKİ NE ÖZGIDA-İŞ’TE, NE TEKGIDA-İŞ’TE YETKİ SENDE COCA COLA İŞÇİSİ Değerli Coca Cola İşçileri;
»GENEL BAŞKANIMIZ İZMİR COCA COLA ÇALIŞANLARIYLA BULUŞTU
»ÇAYKUR İŞÇİLERİ; ÖZ GIDA İŞ BİZLERİ ALDATTI
»EVET REFERANDUM İSTİYORUZ !
»COCA COLA İŞÇİSİNE AÇIKLAMA
»COCA COLA’DA KAVUŞMAYA AZ KALDI!
»BUNGE GIDA SAN. VE TİC. AŞ. İŞYERİMİZDE TANIŞMA TOPLANTISI
»COCA COLA İŞÇİSİ EVİNDE...
»MAHMUDİYE KAYNAK SUYU ÇALIŞANLARI EVLERİNİ ZİYARET ETTİ.
»SOSYAL HAKLARA TIRPAN

 

 
Internet Explorer Monzilla Firefox Opera Google Crome Safari Netscape
Bu site tüm internet tarayıcıları tarafından desteklenmektedir.
 :: Genel Başkan'dan...
 :: Haberdar Et
Adınız Soyadınız :
E-Posta Adresiniz :
Bulunduğunuz İl :
  Tüm Hakları Saklıdır. © 2009 Tekgıda-İş Site en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğünde IE 5+ izlenebilir.  
Designed by IDS