Seçimler bitti, kazanan ve kaybedenler belli oldu. Uzun süredir ilgi alanımızdan çıkan ancak artık önemli hale gelen ekonominin ısınması, cari açık ve işsizlik gibi çok önemli hususların ciddiye alınma zamanı geldi ve geçiyor.
Türk-İş, DİSK, KESK ve Kamu-Sen’in ortak karar aldığı 26 Mayıs genel grevine 8 gün kala, konfederasyonlardan hâlâ net bir açıklama yapılmadı. Herkes sorumluluğu birbirine atarken, konfederasyonların eyleme ilişkin nihai açıklama yapmak üzere Perşembe günü bir araya gelmeleri bekleniyor.
Netameli aydı, pusluydu hava. Yoksul ve yorgundular. Yüreklerini ve umutlarını alıp gelmişlerdi. Süslü cümleleri, büyük lafları yoktu lügatlarında. Talepleri yalındı. Ekmek, iş ve güvence istediler. Dönmek ve ölmek eş anlamlıydı artık.
Dünya ve Avrupa’nın en büyük iki işçi örgütü Başbakan Erdoğan’a mektup yazarak “TÜRK-İŞ ve TEKGIDA-İŞ ’le görüşmeyi kesmeyin, Tekel işçilerini özlük haklarıyla kamu kurumlarına nakledin” çağrısı yaptı. Türkiye’nin AB üyeliğine destek veren ETUC 64 milyon, ITUC ise Avrupa dahil toplam 180 milyon işçiyi temsil ediyor.
TEKEL işçilerini temsil eden sendikanın başkanı, Türk-İş´e bayrak açtı. Tekgıda-İş Sendikası Başkanı Mustafa Türkel, Türk-İş Genel Sekreterliği görevinden istifa etti.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu, DİSK, KAMU-SEN ve KESK´in bundan sonraki süreçte de TEKEL işçilerinin yanında olacağını ifade ederek, Konfederasyonlar, TEKGIDA-İŞ sendikasının alacağı kararlara uyacaktır dedi.
Tekel işçileri, direnişlerinin 69´uncu gününde yurdun ve toplumun her kesimiden Ankara´ya gelen insanların desteğiyle festivalleri andıran 24 saat geçirdi